iyikalplipsikopat
2 ileri 1 geri

1 haftadir hayat pek kotu gitmiyor.kendi kendime odev olarak uyguladigim gunluk sinav mekik barfix calisiyor ve haftalik 40 sayfa olsada kitap okuyorum.nedir bu bir ayaga kalkis mi?agzimdaki kani yutup sagdan soldan tutuna tutuna destek alip dik durmaya cabalamak mi?1 haftadir daha iyi hissediyorum daha zinde daha saglikli daha zeki daha yaratici.ozellikle dun gece okudugum kafkanin aclik sanatcisinin kitaba ismini veren hikayesi beni derinden etkiledi.ek olarak eski kiz kankamla konustugumuzda bana anlattigi mutlulugun anahtarlarindan biri olabilecek ve bugun facebookta izledigim ali babanin kurucusu jack ma nin 1 dakika 15 saniyelik videosunda anlattiklariyla ayni temele dayanan hakikat neredeyse tum bu degisimin baslangiciydi

dertlerimizi sikintilarimizi anlatip karamsarliga bogulmamiz ve diz cokup sizlanmamiz hicbir seyi degistirmiyor.olaylar olur onemli olan onlara karsi yaptiklarimizdir bir insan hafif bir meltemle yere dusebilir fakat buzun ustunde akrobatik hareketlerde yapabilir kisi yasadigi kotu seylerin neden oldugu basarisizliklardan dolayi surekli kaderini suclamak yerine ozelestiri yapmaya kendini gelistirmeye degistirmeye basladigi an o kisi icin umut var demektir

tabikide bu her zaman gecerli degil.ornegin dun gece arkadaslarimin eglendigi videoyu gorup hayatimda hic bu tur eglencelere katilmadigimi kesfedip asagilik kompleksiyle baslayan, nefrete ofkeye hirsa intikam ve sadistlige sapkin cinsel fantezilere donusen aci dolu anlarin, dun videoyu gordugumden itibaren yaklasik 3 saat, bugunse yaklasik 5 saat boyunca neden oldugu etkiyi cinsel sapkinlik dolu pornografik ogelerle kapatmaya calismam gibi durumlarda bunlar pek gecerli degil

kaybolmus bi haldeyim gelecek kaygisindayim 0 dan kendimi kesfetmem gerek yapabileceklerimi yapamayacaklarimi belkide yanlis bolumu okuyorum hayatimin sonuna kadar ezik sonuk mu kalacagim kendi parami kazanip ayaga kalktigim mutlu oldugum hayati yasadigim anlar olacak mi?hep ayni kuruntular senfoni gibi kafamin icindeler once ygsden sonra intihar edecektim sonra okul kazandim "okul bitince intihar ederim" oldu gecen yaz temmuz sonunda bunu yapmaya ramak kalmisti ki burada tanistigim melek gibi bi insanin destegi engel oldu ve suansa buradayim kaybolmus bi halde ayaga kalkmaya calisan kalktigindaysa nereye gidecegini bilmeyen masum bir bebek gibi hafiza kaybiyla uyanan ve kendisini "arayan" filmdekiler gibi

yinede hayata karsi o istahi kazanamadim.benim icin hala olum ve yasam cok basit.istedigim zaman kendimi oldurebilirim gibi.bir ruya gibi sanirim bazi seyler geri gelmiyor olunce tekrsr canlanamiyor
cok zengin olup sapikliklarimi gerceklesturme hayalinin verdigi istahla hareket ederek hayata tutunabilirim bugun bunu dusundum ama benim duygusal ve iradeli yapima uygun degil.yasiyorum iste hem belli mi olur hayat suprizlerle doludur kotu oldugu kadar iyide var kotu sans oldugu kadar iyi sansta var umut iste ama kimsenin umuttan daha sadakatli bir dostuda yok
ricarlonotte
bir imam... olay erzurumda yaşanıyor.

aslında imamlığa leke süren bir şerefsiz. yeğenine tecavüz ediyor ve ederken de ben imamım sana kimse inanmaz anlatma diyor. sonra ne mi oluyor ? o kızın pskolojisi bozuluyor tehdit ve tacizler sürüyor fakat kız sonunda söylüyor olay patlıyor. kızın hamile olduğu ve çocuğun aldırılamayacak kadar geç olduğu bir durum çıkıyor. polis sorgusunda ise önce yalan diyip sonra ben bir şey yapmadım kız bana tecavüz etti diyor ki biyolojik testlerde yüzde 99 onun çocuğu olduğu çıkması sizi şaşırtmıyordur...

İşin asıl boktan yanı ne biliyor musunuz ? o çocuk malesef kimsesizler yurduna bırakılmak zorunda kalınıyor...

bugün gördüğüm bir haberdi ve nicelerini görüyoruz. peki ne olacak bu durum ? tüm bu rezillikler için bazı yasalar gerekmiyor mu ? o adama gerçekten ne olacak bilmiyorum belki 3-5 yıl yatar belki hakim harbiden lan kız mı acaba adamı dürttü der belki daha da erken salabilir peki vicdanlar ? bu ülkede vicdanlar hiçbir zaman rahat olmadı . kötü olan ne biliyor musunuz dostlar bu durumun olabilirliğine alışmak...

birkez olsun şu imamı sallandırın da bi tarafımızla güldüğümüz batı bizi kıskanıyor lafınızı bayrak yapıp sallandıralım lan ...
Rider
Rider
11 sa
gerçek olamayacak kadar güzel bir feat 👌

ricardoveritas
saw the video game (2009) oyununu oynuyorum. filmleri kadar güzel.
belkibirgun
belkibirgun
19 sa
cuma günü 12 gibi türk iş den binen yeşil parkalı mor başörtülü kız o kadar sinirli durmasaydın ismini sorabilirdim belki de sana ilahiyatın karşısında inip karşıya geçtin. o gözlerin o kadar sinirli bakmasaydı da en azından ismini bilseydim
thyke
thyke
1 gün
vizelerde eve gidememek.İlk defa bu kadar ayrı kalacağımı bilmek.İçimde bir şeyleri buruklaştırıyor sanki.hele ki eve gidenleri görmek, o sakinlik daha çok acıtıyor gibi.
sende büyümüşsündür şeker şey😢
hayalmuhendisi
hayat bu kadar hızlı geçerken dakikalar neden geçmek bilmez ki? lanet olsun adamım...
ŞEYTANCIK
ŞEYTANCIK
1 gün
kendime döndüm ve dedim ki..
her seyi ve herkesi bir kenara itip sil baştan başlamaya karar verdiğinde koca bir sıfırdın. gerçi henüz sadece artı bire kadar gelebildin ama bi gün daha da fazlası olabileceğini biliyorsun. o gün geldiğinde bir sabah uyanıp aynaya bakacak “bu benim hayatım ve kendi koşullarıma göre yaşıyorum” diyeceksin. her başarı denemeye karar vermekle başlar. İnsanlar hayatını artık zahmetsiz, güven içinde yaşıyor ve çoğu hayalini kendisiyle birlikte mezara götürüyor. hayat her an son bulabilir ama henüz hayattasın ve yapacak çok sey, çok fazla seçeneğimiz var.

çoğu kişi ne kadar harikalarla dolu olduğunun farkında olmadan yaşıyor. boş seyler yüzünden amaçlarından sapıyor ve herkese, her seye zaman ayırıyor, hayalleri hariç… bir gün ve bir gün daha gidiyor hayattan sonra geriye bakıldığında aylarca zamanı bomboş geçirdiğini fark ediyor.

korkularınla yüzleştiğinde ve kendini yolundan sapmamaya zorladığında tüm o korkularının, senin yüzüne bile bakamadığını göreceksin. çoğu kişi daha ilk adımda pes etti ama kötüler sayesinde zirvede olmak yerine, onları sahip oldukları onca güce rağmen karşına aldığında bunun zor olacağının farkındaydın. zor olmak zorunda. eğer kolay olsaydı gelişemezdin, dayanıklı ve güçlü olamazdın… hayattan bir mucize bekleme, mucize senin en güçlü halin…

savaş hayat boyu sürecek ve hayat boyu zor olacak her sey. ama bu sayede gittikçe güçleneceksin, daha ve daha fazla… bir kez yıkıldığında bir daha başarısız olmayacağını sanma, defalarca yıkılacaksın tekrar ve tekrar hatalar yapacaksın ama her hata ilerlemen için bir basamak olacak ve pes etmediğin sürece seni hiçbir sey durduramayacak. ve sonunda bu savaşı kazandığında o uğrunda savaştığın hakikat sayesinde, binlerce ton kömürü yaktığında içinden çıkan bir elmas gibi onca zorluğun içinden parlayarak çıkacaksın.

hayatının son bölümü henüz yazılmadı ve dün neler yaşadığın önemli değil. pes etmek yasak. teslim olmak yasak. bırakmak yok. çünkü allah bizimle …
kisi
kisi
2 gün
merhaba arkadaşlar ben geldim :)
bu aralar buraya pek uğrayamadım çünkü iş aramakla meşgullüm açıkcası. bugün ilk defa bir deneyim sahibi oldum birebir görüşmeye çağırıldım. açıkcası söylemek gerekirse hayatım da bu kadar çapraz sorguya tutulmamıştım 😃 ilk deneyim olduğu için nasıl sonuçlanır hiç bilemiyorum. olumlu veya olumsuz bir haber bekliyorum. olumsuz olduğu taktirde iş başvurularına saldırmaya devam edicem.
arkadaşlar size de vizelerde başarılar inşallah hepiniz bütsüz bir vize geçirirsiniz :)
snorlax
snorlax
2 gün
penguenleri çok seviyorum. özellikle yavru penguenleri görünce bile gülümsüyorum. anında. yürüyüşleri, tavırları çok sevimli. özellikle pek çokları yan yana olduklarında. bir belgeselde kreş tanımı yapmıştı bir arada durdukları zaman dilimleri için. çok hoşuma gitmişti. hayvanları küçüklüğümden beri severim. böcekleri sevmiyorum diyorum ama korktuğum için yoksa onların da apayrı bir dünyaları ve muhteşem yapıları var aslında o yüzden onları da seviyorum. fakat yavru ördeklere filan sarılasım geliyor gördüğümde :)bazen kendi adıma acaba çok mu pembe görüyorum hayatı diye düşünüyorum. kırılıp, döküldüğü de oldu kalbimin fakat yine de derinlerde hissettim her şeyin iyi olacağına dair duyguyu. pes ettim dediğim anda bile hiç inanarak söylemedim bunu. hayalperest değilim öyle görünse bile. sadece umudumu yitirmiyorum. bazen kendime ben bile yapma bunu diyorum. kimi zaman kötü olmama sebebiyet veriyor çünkü. İyi mi yoksa kötü mü bu olay? bilemiyorum. eski bir şarkıyı dinliyorum tam da şu an. evli bir çiftin böyle hüzünlü bir ayrılık şarkısı yapmaları aslında egzantirik gelmiyor diyemem. o kadar zaman geçmiştir ki sadece dalıp gidersin ya hani. belki birkaç damla yaş süzülür ama o kadar. İşte öyle bir durumdayım. hatta garip bir gülümseme... sınavları bitmiş bir pokémon olarak devam eden sınavları olanlara kolay gelsin. geceniz güzel geçsin dedikodu meclisi. esen kalın 🌼
zeljko
zeljko
2 gün
bugün tramvayda birinden çok etkilendim çok sıradan olduğunun farkındayım ama gerçekten bi filmin içinde gibiydim sanki. tüm yol boyunca duygularımı ifade etmek etmemek arasında gidip geldim. meydanda indim yemek yemek için bi yere oturdum o da gitti tabi. siparişimi verdim bekliyorum o an duygularımı ifade edememekten o kadar pişman olmuştum ki şuursuzca oturuyordum,pişman olmuştum konuşmalıydım hafızamdan bunlar geçiyordu... bi anda mekandan koşarak çıktım nereye gittiğime dair hiçbir fikrim yoktu çok düşük bi ihtimal olduğunu bildiğim halde meydanda,bulvar avm de koşarak onu aradım bir kere daha bir kere daha görme fırsatım olursa cesaretimi toplayıp konuşmayı kafama koymuştum lütfen allah'ım bu şansı bana ver ve bu sefer değerlendireceğim lütfen diye koşturuyorum... tam ümidimi kaybettiğim anda gördüm ve yanına gittim.
ve dediğimi yaptım elim ayağım titriyordu. sevgilisi olduğunu tanışmamız gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. erkek arkadaşın çok sanslıymış dedim gerçekten öyle ama... yeşilçam filmleri gibi bir son olmasını ben de çok isterdim ancak malesef. şunu söylemem gerek ki duygularımı ifade etmek beni bir ömür pişmanlıktan kurtardı hep o keşke ile yaşamak zorunda kalacaktım.
ŞEYTANCIK
ŞEYTANCIK
2 gün

birçoğumuzun gördükçe lanet okuduğu diferansiyel ve integral konusunu 23 yaşındayken ortaya attı...
26 yaşında ilk yansıma teleskobu üretti...
27 yaşında trinity collage'de öğretim üyesi oldu...
45 yaşında doğa felsefesinin matematik ilkeleri yani principia'yı yayınladı...
61 yaşında kraliyet topluluğu başkanı oldu...
62 yaşında optik incelemesi'ni yayınladı...
isaac newton işte bunları yaptı...
peki ben ne yapıyorum elimdeki kitabı üşene sıkıla okuyup kahvemi yudumluyorum... söyleyeceklerim bu kadar 😒
akıncı
akıncı
3 gün
4 yıl lisede yatılı okudum
4 yıldır üniversitede yurtta kalıyorum.
çevremdeki insanların %90'ı sigara içiyordu.
ben o kadar ortama ve o kadar sıkıntıya rağmen sigara içmedim.
şimdi bişey yüzünden sigaraya başladım.
İşte o şey aşk acısı...
mimarlique
mimarlique
3 gün
15 saattir pc başındayım bir kahve sigara yapmak amaçlı balkonda havalanıyorum aradan sonra sabah 9 a kadar devam edecem ve bu 3 gün daha sürecek biliyorum herkesin bir zorluğu var ama ben çok yoruldum be iyi geceler
w4silo
w4silo
3 gün
öleceksiniz,
ne kadar yaşamış olursanız olun, tek başınıza, yalnız, bir sabah öleceksiniz.
hayat devam edecek. birileri sevgilisinden ayrılacak, saatler geriye alınacak. hayat siz olmadan devam edecek.
en kötüsü adınızı hatırlayan son kişi öldüğün de, hiç doğmamış olacaksınız.
belki bir mezar taşından ibaret kalıcak adınız bakanlar kim olduğunuzu bile merak etmicek iyi bir insan belki gelip birazcık su dökücek mezarınıza ve orda çürümekten başka hiç birşey olmucak elinizde.yarın güneş doğucak insanlar yataklarından dün hiç bişey olmamış gibi kalkıcak tabi bu hafıza silinmesi çok sürmücek dünden kalan bütün herşey bi anda o beyninize sıfırdan yerleşicek ve bütün gününe yayılacak ve canını sıkmaktan başka hiç birşeye yaramıcak benim nacizane fikrime kalırsa mutlu olmamak için elimizde hiç bir gerekçe yok çünkü mutluluk bu hayatta gerçektende paylaştıkça çoğalan nadir şeylerden biri tıpki sevgi gibi beni az çok bilirler beni okuyanlar biraz damardan girerim bazen kısmende tavsiye veririm ama bu yazım çok ayrı bişey dostlar yarın güneşin o parıltısının yüzümüze vuracağının bir garantisi yok o yüzden son dakikanıza kadar bu hayatı zevkle ve mutlu bir şekilde geçirin sizi yoran insanlardan uzaklaşın sizi üzen şeyleri atın bir kenara biliyorum bazı acılar geçmez hep içinizde kalır tıpkı benim içimdeki acılar gibi ama mutluluk herşeye ilaçtır ve reçetesiz satılır hepinizi seviyorum mutlu olun be dostlar...
ikizler
ikizler
3 gün
teyzecim. biliyorum abla demem gerekiyor sana. çünkü teyze diye hitap edeceğim kadar yaşlı değilsin. ama bir sorun var sayın teyze. e1 de arkadaşım koltukta otururken başına dikilip yer vermesini beklemen, bir kaç dakika sonra arkadaşımın kalkıp sana yer vermesi ve senin de oturup, güzel android telefonunu çıkarıp milletle mesajlaşmaya başlaman sinirimi bozuyor teyzecim. sağlam, güçlü kuvvetli kadınsın belli. yoksa o ayakkabıların üstünde sağlıksız birisi duramaz. ama sana o yer veren çocuk sabahın köründe okula geldi. sınavına girdi. bu saate kadar ders çalıştı, şimdi de yine geceye kadar ders çalışacak. çünkü o çocuğun bu dünyayı yaşanabilir kılma yolunda uğraşıları ve amaçları var. ne olurdu biraz oturmak için sabahtan beri sarfettiği eforla yorulan kardeşini biraz rahat ettirseydin. ben bu satırları yazarken sen bir oyun oynuyorsun. ne diyeyim daha. saygılar teyzeciğim...
toretto
toretto
3 gün
bugünlük isteğim bu kadar🙏🙏
ŞEYTANCIK
ŞEYTANCIK
4 gün
sabahtan beri ne yaptıysam sakinleşemedim... içimde yoğun bi sinir ve gerginlik var. şu listenin baş kahramanı olan şahıs... senden nefret ediyorum diye bağıra bağıra kafasını baseball sopasıyla ezmek istiyorum... işte sırf bunun için bile kaos ortamının olduğu apocalyptic bi dünya oluşmasını istemeye değer. bir de diyordu ben kimse için önemli değilim falan yalnızlık senfonisi ayaklarıyla kız kaldırmaca ... gördün mü bay götlalesi bak benim için ne kadar da önemlisin ... hatta sana öylesine değer veriyorum ki umarım bi gün apocalyptic bi hayata geçiş yaparız ve sana özel olarak sakladığım baseball sopamın ilki olursun... kafanı iki boyutlu hale getirdiğimde içinden akacak o mercimek tanesi beyinciğinin tüm parçalarını o sopanın üstündeyken zevkle izlemek istiyorum...
onu bazen görmemek ya da ona bazı zamanlar hiç rastlamıyor olmak bile aklımdan çıkmasını sağlamıyor. var olduğunu bilmek, karakteri şerefi bozuk bi halde tam bir götlalesi şerefsiz yavşak olarak yaşamaya ve birilerinin hayatını alt üst etmeye, ruhundaki pisliği başkalarına bulaştırmaya devam ettiğini bilmek kafamın içindeki her hücrenin sinirden delirmesine neden oluyor. üstelik o daha ve daha kötü olmaya devam edip bir de masum ayaklarına yattıkça sanki içimdeki ateşe su yerine votka döküyorlar gibi hissetmeye başlıyorum.
bi söz vardır kötülük yapılan bi sey değil olunan bi seydir...
o kötü biri ve düzelemez ümitsiz vaka. ama o ve onun gibiler yüzünden ben de içimdeki şiddeti yok edemez hale gelmeye başladım. sakinleşmeliyim bi yolu olmalı... umursamamayı öğrenmek zorundayım...
böyle düşündüğüm için ben de kötü biri sayılır mıyım acaba ¿
kimseye kötülük yapmadığım halde sadece içimde bastırdığım yok etmeye çalıştığım şiddet eğilimli asi tarafım yüzünden kötü sayılır mıyım ¿
hayalmuhendisi
hen insanın başının üstünde bir kutsalı vardır. bu atatürkçülük, islamcılık, milliyetçilik veya herhangi bir cilik/cılık olabilir. bence buraya kadar sıkıntı yok. asıl sıkıntı, insanların ulaşmak istediği yerlere ulaşamadığında, oraya ulaşabilmek için başının üzerinde bulunan kutsalını ayağının altına alıp basamak olarak kullanmasıdır.
ikizler
ikizler
5 gün
son dönemde olan bazı şeyler kurcalıyor kafamı. ülkemizin ekonomik olarak sıkıntıda olması, artan işsizlik ve enflasyon oranları. vergilere yüksek zam oranları. teknolojik olarak geri kalmışlığımız, ileride olduğumuz, hiç olmazsa kendimize yetebildiğimiz tarım ve hayvancılıkta tükenme noktasına gelmemiz. ortadoğunun kaynaması. tüm bunlar yaşanırken bizde hala ideolojik kavgaların olduğunu, günlük hayatımıza goygoyun hakim olduğu, hala kendimizle alay ve kavga etmemizi anlayamıyorum. sahi neden böyle yapıyoruz biz. niye "yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak" diyen ve bunu bize canı pahasına öğreten büyük gazimizi hala siyasi çıkarlara alet ediyoruz. İyiye gitmiyoruz arkadaşlar. hiç iyiye değil. hepimizin elinde akıllı cihazların olması bizi gelişmiş bir ülke yapmıyor. her gün saatlerce kafelerde goygoy yapmamız bizi refah içerisinde bir ülke yapmıyor. üniversite okuduğumuz halde hala çoğumuzun okuduğu bölüm hakkında ders kitapları hariç kitabı bile yok. maalesef sadece tarihteki büyüklerimizle övünmekle yetiniyoruz. bizim için mete, alparslan, tomris, fatih, atatürk hala anlatıldığında gururlanacağımız tarihi kahramanlar maalesef. gelecek nesil bizleriz. bundan 10-20-30 yıl sonra bu ülkeyi biz yöneteceğiz, çocukları biz eğiteceğiz, ihracat rekorunu biz kıracağız. ama bunu nasıl yapacağız. gamelab da sabah akşam taş döşeyip, rizelide hunharca çay içerek mi. evet haklısınız. şartlar, imkanlar, aileler, çevre her şey bize birer engel. peki allah rasulü davetinden taşlandığı için vazgeçti mi. fatihin sadrazamı dahi bizansa biraz daha dayanın, bir süre sonra kuşatmayı kaldırır gideriz diye mektup gönderdiği halde fatih gecesini gündüzüne katmaktan vazgeçti mi. namlular devletin kalbine yönelmiş haldeyken geldikleri gibi giderler dedikten sonra tüm imkansızlıklar içinde bir halkla destan yazmadı mı mareşal gazi mustafa kemal paşa. cumhuriyetin yıkılmış topraklarından uçak ihraç etmiyor muyduk dünyaya. ama şu anda ülke ikiye bölünmüş durumda. çomarlar ve çapulcular. şu an birbirimizi bunlarla damgalayıp kahve tartışmalarında galip gelmekle meşgulüz. atam atatürk diyen de atatürke ihanet ediyor, atam fatih diyen de. hepimiz aynı gemideyiz halbuki. her şey bu kadar vahim görünüyor. çoğumuz okul bitince ne olacak kaygısında. ama yine ümidim var benim. her şey bitti dendiğinde tekrardan tarih sahnesine çıkıp tozu dumana katmışız. yine yapabiliriz bunu inanıyorum. muasır medeniyetlerin ilerisinde çay içebiliriz, inanıyorum. sadece 3 şeye ihitiyacımız var. amaç, azim, çalışmak...

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)