//Arşiv/

 Mesaj at, dürüm ayağına gelsin! 


Yirmi yasindaydim. Lise bitmis universite kazanma hayaliyle dershanede vakit ölduruyordum tabi pek caliskan oldugum soylenemez sinavlara giriyorum kazanamiyordum. Baktim olmuyor en iyisi bir ise girip calismak deyip bir avm de satis danismanligina basladim. Neyse arkadaslar 6-7 ay calistiktan sonra magazaya gecici olarak yanimiza bir bayan arkadas aldik Allahim boyle bir guzellik olamaz dedim(icimden:) neyse fazla gecmedi tanistik, kaynastik o kadar samimi icten ki anlatamam etkilenmedim diyemem dogrusu. Kisa zamanda ne kadar ortak yonumuz oldugunu farkettim tabi o da bunun farkindaydi. Dedim ki bir gun disarda bulusalim gezelim eglenelim deyince olur neden olmasin cok sevinirim dedi. Bende plan yapmaya basladim. Öyle ki bilirsiniz avm de magazalar sabah 09.00 da acilir aksam 22.00 da kapanir haliyle o saatten sonra disarda biseyler yapmak zaman gecirmek pek mumkun olmuyor. Bizde izin gunlerimizi bir gune ayarlayalim diyerek anlastik. Ve o gün geldi catti bulustuk kahvalti vs gezdik eglendik en son olarak sinemaya gittik seansi beklerken dedim ki icimden geçenleri (nami diyar teklif etmek iste) anlatmanin tam vakti artik diye dusunurken. Tam soyleyecektim ki sana bisey soyleyecegim dedi. evet dinliyorum dedim dinlememek mumkun degil cunku agzindan cikacak kelimeler benim icin cok önemli. Dedi ki tam olarak şu hic unutmam 'kimse bana senin gibi davranmadi hep cikma teklifi aldim sen onlar gibi degilsin cok farklisin' deyince ben o an gemileri yaktim. Ne diyecegimi bilemedim. Butun kelimeleri yuttum tam anlamiyla, anladim ki benim icin hic umut yok neyse daha sonra bir hafta daha bizimle calistiktan sonra ayrildi. Aradan aylar gecti bu zaman zarfinda hic konusmadik desem yeridir. Askere gittim ama hala aklimda o var. Arada bir ariyorum nasilsin diyorum konusuyoruz oyle hal hatir soruyorum falan derken artik dayanamaz oldum dedim sonucu ne olursa olsun ben hislerimi soylemeliyim isterse hic konusmasin benimle farketmez. Zaten varligiyla yoklugu ayni sey gelmeye baslamisti. Askeriligim bitti ve aradan tam iki sene gecmis eve geldim. facebookta dolaniyorum baktim online mesaj attim konusmaya basladik artik dedim soyleyeyim kafamda guzeldi o aksam, bu aksam ki gibi. Bu soydiklerimden sonra benimle konusmayabilirsin hic onemli degil dedim o da merakla beklerken ben yazmaya, durumu anlatmaya basladim satirlari okurken aglamaya basladi. Sonra cevap olarak 'ben bunlari duymak icin ne kadar beklemistim o gün niye söylemedin' deyince üzülsem mi sevinsem mi bilemedim. eee sen bana bunlari soyledin bende diyemedim dedim. Artik biliyorsun simdi ne olacak dedim hayatinda biri oldugunu soyledi ve ben sacma bir sozun esiri olup yillarca bosuna bekledim ve kaybettim. Daha sonra butun hayatimdan cikardim cunku her gordugumde uzulmektende bir kere de koparip atmayi tercih ettim....(bu gece bunu anlatacak kimse bulamadigim icin buraya yazdim) Siz siz olun herseyi zamaninda soyleyin sonradan pismanlik yasamayin. Haa sonra universiteyi kazandim son siniftayim suan hayat devam ediyor..

Anonim 6 8 73

Benim için itirafa yazan tek kişiydi. Tarif ettiği kızın ben olduğumu fark ettim. Kesişmeler arttı. Baktım cesareti yok, ben gittim. İtirafa benimle ilgili yazı yazan sen misin dedim pat diye :) çok şaşırdı. Şeyy.. Evet dedi. Gülümsedim. Konuşmaya başladık. Bi buçuk yıldır sevgiliyiz. Yazın nişanlanıcaz nasipse... Erkekler !! Az cesur olun cesur. Ziraa her kız benim gibi gitmez erkek ayağına... :) :)
bizim küçük bir evimiz vardı. ama mutluyduk. babam uzun seyahatlere çıkardı,geldiğinde boynuna atlardık. ailemiz kalabalıktı. babama sorarlardı nasıl geçtiğini. kötü boşverin güzel şeyler konuşalım derdi. annem kızardı. yıllardır işler kötü gidiyor diyorsun bu işi senin karamsarlığın yıkacak diye. babam stresliydi hep. onu çok özlüyorduk. ama mutluyduk. babasını kaybettiği için kardeşini de okutmuştu annesine de bakmıştı babam.erken yaşlanmıştı çocukluğunu yaşamadan iş hayatında bulmuştu kendini. yine de mutluyduk. sevgi adına hiç eksiklik yaşamadım. ev soğuk ve küçüktü. biz mutluyduk. ama akrabalar gelince morg gibi bu ev diye homurdanıyorlardı. biz annemle gülüyorduk kokona hanımlara uzaktan. ben sokakta büyüdüm. ama pis değildik. akşam ezanıyla eve gelip elimizi yüzümüzü ayağımızı yıkar öyle oturma odasına girerdik. sonra bir gün, paramız varmış da. şehre taşındık. beton yığınlarının arasına. sonra her şey değişti. babam altından kalkamamaktan korktuğu için daha mutsuz oldu. mobilyalar eve yakışmıyormuş da, bir sürü masraf çıktı. ailemi tanıyamıyordum. ben mi büyüyorum onlar mi değişiyor anlamıyordum. babam daha da çöküyordu. bir tek onu düşünüyordum. onun için uyku uyumadan ders çalışıyor onu bu dertten kurtarmayı hayal ediyordum. o sıralar en yakın arkadaşlarım da değişiyordu. aşık olmuşlar. anlamıyordum on beş yaşında ne aşkı? lise bitiyordu artık. hayallerime ulaşmaya sadece bir adım vardı. üniversite. sonra artık ailemin yükünü alacaktım. üstüm başım benim de değişmişti bir yandan. sonradan görme olma yolunda emin adımlarla ilerliyordum ben de. lise biterken benim de aklım oraya buraya kayıyordu artık. arkadaşlarım eğleniyordu ben neden sabaha kadar ders çalışıyordum. aklım karışıyordu ama hedefimden şaşmıyordum. yine de o derin düşüncelerin güçlüklerin sınav stresinin arasında birini görüp hoşlanmayı becermiştim. önce inanamadım kendime. o zat temsiliydi. kimse onun kim olduğunu merak etmiyordu. birine söylediğimde hep aynı tepki. yok artık sen aşık olabiliyor muydun? aşık olmak değildi iddia ettiğim. sadece yorgunluğumu onu düşünerek atabiliyordum. dinlenmek için daha az kitap okuyup daha çok onu düşünmeye başladım. daha çok hayal kurup ayaklarımı kendi kendime yerden kestim. şimdi geleceği de düşünmüyordum. resmen bozdu beni. yaramadı bana. aklım hep onda. sonunda okul bitti. hayallerim yıkıldı resmen. alt üst oldum. böyle planlamamıştım. istediğim yerdeydim aslında. her şey yolundaydı ama o yok. derken bu sefer o çıktı karşıma. istemiyordum çünkü bana iyi geliyordu ama zarar da veriyordu. tekrar çıktı ve umutlandırdı, tekrar gitti. bunlar olurken babam iflas etti. annem hatalar yaptı. ailemizden biri ayrıldı. bu aile tek ayağının üzerinde zor duran bir çocuk gibi sallanmaya başladı. ben hala kahramanlık peşindeyim. bu hayat bitecek. güzel günler gelecek. tek dileği bir an önce sorumluluğumuzu alacağımız yaşa geldiğimizi gördükten sonra ölmek ve cennete gitmek olan bir babayı tekrar kazandırmaya çalışıyorum şu dünyaya. emektar babam.. beni kim kurtaracak peki? artık omuzlarımdaki yük somutlaşmış gibi. hissediyorum ağırlık yapıyor. yaşadığım aşk mıydı gerçek miydi bilmiyorum. ama acısı gerçekti. belli etmeden onu da yaşıyorum. bunlar bir çok insanın kederinin yanında dert bile değil. Bana dua edin. kardeşime dua edin. belki yine mutlu oluruz..

budur! 15 28 73

Türk kızlarını gömmek bu senenin modası oldu sanırım. Geyikli tayttan tutun, 12 yaşında ki küçük bir kız cocugunun bile kaşlari alay konusu oldu. Tribimize gelince hic çekilmez olduk, o ölüp bittiğiniz Ruslar Ukraynalı'lar filan var ya onlarda 1 gr ahlak yok, yemek yapmayı bilmezler, temizlikten bihaberler. Sizinle gecenizi geçirir, sabaha arkadasinizin ya da kardesinizn yataginda uyanirlar. Yasadigim için biliyorum. Bizimde Avrupa'lılaşma sürecinde bazı tuhafliklar yasamamiz normal ama içimizde Anadolu var, hala Osmanlı'nın kadınıyz.
Dün akşam mutfakta yemek yapıyordum,dışarıdan aniden köpek ağlama sesi gelmeye başladı.Evimde köpeğim de olduğu için ilk o duydu koştu balkona,bende peşinden çıktım.İleride çalılıkların arasından ses gelmeye devam ediyordu,ıslıkla köpeği çağırınca köpek aniden kaçmaya başladı.Sanki birinden kurtulmuş gibiydi,oradan başka bir köpek de çıkmayınca kuşkulanıp indim kızımla(köpeğimle).Gittiğimde orta yaşlı bir sapık(fermuarı falan açık) bir adamla karşılaştım.Ne yapıyordun o köpeğe sorunca cevap veremedi,zaten sapığın her halinden ne yapmaya çalıştığı anlaşılıyordu.Kızım da sürekli havlıyordu adama karşı,tasmasını da çıkardım dedim aynısını şimdi yapmaya çalışsana,kızım sadece havlıyordu, bu havlaması bile o sapığı korkutuyordu.Kısacası savunmasız bir canlıya tecavüz etmeye çalışan bir hayvan gördüm dün akşam.Bu ülkede,kadınları geçtim hayvan olmakta zor artık...
Üniversite okuyorsun sosyal hayatın var sanıyorlar

worlaq 2 6 73

Ulan hazır yarınki sınav tatil olmusken bizimkilere süpriz yapım dedim bilet aldım memlekete geldim ama kapı duvar bizimkiler istanbula gitmiş bide aradığımda bana evde öyle oturuyoz diyorlar ana babaya güvende kalmadı artık bende
Birçok arkadaşımız bu dönem de aradığı aşkı bulamadı, tramvayda, dolmuşta, görevlide kesiştiği kişiye bir "hi" bile diyemedi, seneye çalışırım diyip çalışmadı, spora giderim fit bir vücut yaparım diyip yapamadı, Yaşam Merkezinin açılışını yine göremedi, Omü dedikoduda kendini arayıp bulamadı. Neyse seneye yaparız di mi hepsini (:

Anonim 5 5 72

Ulan şu Samsun'u beğenmeyeleri anlayamıyorum. Hadi Ankara, İzmir, İstanbul'dan gelenler neyse. Gerisi ne olacak ? Geçen elemanın biri " Bu Samsun'da nasıl duruyorsunuz la çok kötü şehir felan" diyodu. Öğrendik ki Bitlis'ten geliyormuş. Bunun gibileri azda değil. Şehir cansız felan diyorlar hani. Siz asosyalseniz şehrin suçu ne? Başka kaçtane şehirde böyle bir doğal güzellik görebilirsiniz ki sanki. Hiç Çarşambaya gittiniz mi? Hiç Ayvacık taraflarına geçtiniz mi? Boş boş konuşuyorsunuz.
Hayatta aşık olduğum iki kadın var. Biri Annem diğeri Kardeşim. Kardeşim abi dediğinde, Annem oğlum dediğinde içimde oluşan sevinç heyecan dünyalara bedel. Seslerini hergün duyuyorum ama gözlerindeki ışıltıyı özledim.
Kadın Erkek Popüler