malifalitiko
malifalitiko
bundan 9 sene öncesiydi oks' den çıkmıştım babamın : "hafız olursan sana araba alacağım" sözünün verdiği gazla biraz tereddüt biraz korku ve buram buram anne hasreti ile ilk defa kilometrelerce öteye gurbete gitmiştim. türkiye'nin hemen her ilinden hatta farklı ülkelerden çocukların geldiği, etrafı 5 metre duvarlar ile çevrili kocaman sürgülü hapisane kapısı olan bi kur'an kursuydu. çocukların tek sosyalitesinin teneke kolanın kutusunu ezip karşılıklı bankları kale yaparak top oynadığı, kames topu havaya dikip kim tutarsa havaya dikme sırasının ona geldiği bi yer. haftada sadece cumartesi gunleri öğle vaktinden ikindi vaktine kadar çarşı izninin olduğu, 8 kişilik yatakhanelerin oldugu banyo lavabo ve yatakhanelerde farelere rastlanan cehennem gibi biryer. ilk defa ailemden hele de annemden ayrı kalmıştım, aileniz sizi aradığında hat düşerse ne âlâ ama o kadar çocuk içinde arayan tek sizin aileniz değil ki... şans eseri telefon düştüğünde annem ile konuşuyordum ve görüşme bittiği zaman karanlık bi köşede içli içli ağlıyordum erkek adam ağlamaz diyenler halt yemişler..
aileler kurslara çocuklarını emanet ediyorlar ama bilmiyorlar ki o kurslarda çocuklar ne eziyetler çekiyorlar. kursta kocaman ayı gibi bekçi vardı lâkabı kıllıydı, gece vakti geliyordu çocuğu yatağından kaldırıp : "get bağalım kazana kömür at" diyerek çocuğu kaç kat aşağı indirip kazan dairesinde kocaman farelerin olduğu yere gönderiyordu. be köpek adam o görev senin degilmi ? yazık degilmi 14 yasında çocuğu uykusundan uyandırıp kendi işini gördürüyorsun ? meçço lâkapli psikopat bi hoca vardı onun nöbetleri zulüm gibi geçerdi namaz vakitleri gelince ezanın la ilahe illahlah kısmından sonra giren olursa mescidde herkesin icinde terlik ile döverdi sonra da meydanı banyoları ve lavaboları temizlettirirdi. temizledim dediğin zaman gelip lavaboyu tikardı su doldurup bardağa doldururdu iç bakalım derdi. eger içersen temizlemissindir icmezsen demekki temizlemedin diye tekrar döverdi. allah affetsin onun nöbet günlerinde namazları çoğu zaman abdestsiz kılardım arkadaslar bu dediklerim bi hapishane de degil kur'an kursu'nda geçiyordu. duşunun arkadaslar 3 sene boyunca sabah namazlarına şu şekilde uyanıyorsunuz : dersi yetiştirmek icin gece gec saatte uyumussun adam geliyor tum pencereleri dayalıyor elinde ki demir sopayı ranzaya vuruyor ve üstünden yorganını çekiyor bi duşunun arkadaslar uc sene boyunca boyle uyanıyorsunuz. namaz işkence haline geliyordu ben ezan sesi duyarak uyandığımı az hatırlıyorum genelde bu sekilde uyandirilirdik ve bu bazı arkadaşların korkusu olmustu oyleki saatini kuruyordu arkadas gece belli bir vakte. uyanıp saate bakıyordu ooh be daha varmış ezan vaktine diyip tekrar uyuyordu duşunun artık psikolojisini. sınıf hocama gelince..
hergün dayak yerdim dersi gec verdigim için veya sağlam olmadıgı için döverdi adam beni sınıf arkadaslarımı. adam evde karısı ile kavga ediyordu gelip sinirini bizden çıkarıyordu mesela ellerimizi ıslatip parmaklarımızı büzmemizi emrediyordu sonra da demir sopa ile parmaklarımıza vuruyordu yemin ediyorum tırnaklarımin ici kara kan topluyordu bazen de patladığı oluyordu. aileme bunların hiçbirinden bahsedemiyordum çünku oks den iyi puan aldigim halde babamin beni göndermesine aile efradı çok tepki göstermişti ama ben ailemin yüzünü yere baktiramazdim he birde dengesiz babam yüzünden birsey diyemiyordum hoca dövüyordu beni babam ile konuşurken az birsey bahsetsem babam beni dövmekten beter ediyordu bazen uçakla geliyordu moralimi alt ust edip hocaya daha da gaz verip eti senin kemiği benim diyip gidiyordu. allah'ın belası hoca benim baba zaafımı artık biliyordu ve dersim kotu oldugunda eline telefonu alıp babami aramakla tehtid ediyordu beni bende yemin ederim beni dov ama babami arama diye yalvarıyordum bazen. biz o adama emanet edilmiştik ama o adam ve kursda ki birkaç hoca ve bekçi emanete hıyanet ediyorlardı. bizim hocanın kızı aynı kur'an kursunun kız binasında okuyordu belletmenlerden biri kızına bağırmış diye gidip kursu yerle bir etmişti ama biz evlat degildik sanki işkence ederek dövüyordu bizi. kafamıza anahtar ile vuruyordu kemer ile vuruyordu parmak aramıza kalem sokup sıkıştırıyordu en berbatı ise demir sopa ile parmaklarımızı buzdurup vurması oluyordu. kursda cep telefonu yasaktı bizim tek tesellimiz gizli saklı kursa soktuğumuz mp3 lerdi ve salı geceleri dinlediğimiz matrax show du. kahvaltılarda peynir ve zeytin vardı bende peynir sevmediğim icin kahvaltılara gidemezdim sadece pazar gunleri tahin çıkıyordu o zaman gidiyordum bardaklar demirden oldugu icin cay icmek zulüm oluyordu resmen. arkadaşlıklarımız cok kuvvetliydi onca dayağa rağmen muhabbet etmek geceleri yemekhaneye girmek, ütünün üstünü folyo ile kaplayıp yumurta pişirmek anahtar çalıp kopyasını çektirip geceleri kurstan kaçıp adanalı yi izlemek eglenceli oluyordu. memleket cok uzak oldugu icin ailemin yanına 6 ayda bir gidiyordum gittiğimde ölüm evlilik yeni çocuk olmus haberlerini alıyordum mesela amcam babaannem vefat etmis benim psikolojim bozulur derslerime odaklanamam diye haber vermemişler. birçok dugun olmus. hatta benim kardesim olmus :) kardeşimi 6-7 aylıkken ilk defa gormuştum ve en fazla 2 hafta tatil vardı ailemin yanında 3 maymunu oynuyordum hersey yolunda anne hersey guzel anne hicbi sorun yok hamdolsun diyip gecistiriyordum. 3 yılın sonunda hafız olmuştum meger o sene babam iflas etmis yani benim araba hayalleri suya düştü :) gectim onu annem mezuniyet törenime gelemedi memlekete gittiğimde eve haciz gelmesin diye babam dayımın ustune yapmış evi. bi baktım farklı bi eve kıraya cikmisiz anlayacağınız benim yerle bir olan psikolojim bi darbe daha yemişti. kurstan çıktığım zaman yemin ederim hapishaneden çıkmış gibi oldum arkadaslar amacım kötülemek degil ama ben kursta yaşadıklarımı anlattım her kurs aynı olmaya bilir ama ben çıktığım zaman ezan sesi duyunca kaçacak yer arıyordum cunku namazı hic allah emrettiği icin kılmıyordum dayak yememek ceza almamak icin kıldım hep. iki yıl falan kur'an okumadım hatta kapağını bile acmadım cunku allah'ın kelamını bize yanlış yöntemler ile ezberletiyorlar di namazı allah emrettiği icin degil kursun kuralı olarak benimsemistim. allah affetsin namazlarımı hala duzgun kılamam bazen hic kılmadığım oluyor etrafımda ki insanlar bu nasıl ne bicim hafız diyorlar tabi olayın iç yüzünü bilmedikleri icin eleştirilerine hak veriyorum. yıllar sonra kur'an kursuna ziyarete gittiğimde herseyin değişmiş oldugunu gordum sistem o kadar guzel olmus ki keske bende bu donemde buraya gelseydim diyorum dayakci zorba hocalar gitmiş eğitim cok kaliteli hale gelmiş dogal olarak mezun olan cocuklar da hafızlığın hakkını veriyorlar. olan bize ve bizden önceki dönemlerde okuyan cocuklara olmus. allah'ın adaletine kurban olayım bizim
dayakci hoca kur'an kursu'ndan uzaklaştırılmış taaa ebesinin fellekesine bi koye müezzin atamışlar. ben aileme bu olanları iki sene once bi pazar gunu anlattım annem goz yaslarına boğuldu hocaya bekçiye baya beddua etti, babam neden söylemedin bana o derece oldugunu dedi bende içimden hadi ordan anlatsaydım bide senden dayak yeseydim demi dedim içimden
çok uzun yazı oldu admin içini dok demişsin bende döktüm toparlayabilene aşk olsun..
yarın öbürgun hepimiz anne baba olacağız siz siz olun evladınızın hep arkasında olun ve ona oyle guven verin ki sizinle herseyi paylaşsınlar bu tur durumlara düştükleri zaman sizden gizlemesinler annem babam çözüm bulur diyip anlatsınlar size. kur'an öğrenmek dinimizi layığı ile yasamak çok guzel bi olay ama bunu hakkını vererek yapan kurumlar lazım. artık duzgun sekilde kur'an okumaya ozen gösteriyorum cunku 10 yıldır gurbetteyim ve hafızlığın nimetini her zaman yedim allah beni hic darlatmadı bu nimetin şükrünü vermeye çalışıyorum. eleştirilerinize açığım tabi saygı çerçevesi içinde :)

Cevaplar

malifalitiko
malifalitiko
çok teşekkür ederim inşallah öyle olur hemşerim, annen için çok üzüldüm bizim de bi arkadasın kulagi duymaz tokat yüzünden ama sanırım memleketimizin adeti gibi birsey hafız olsun da nasıl ne şartlarda olursa olsun diyerek çocukları gönderiyorlar, eğer o çocuğu gönderirseniz kesinlikle sürekli irtibat halinde olun