malifalitiko
malifalitiko
uzun aradan sonra bir iki kelam da ben edip içimi dökeyim.. 10 yıla yakın süredir ailemden uzakta gurbetteyim. bu süre içersinde 5 il değiştirdim ve şuan ki durağım samsun. erken yaşta aileden ayrılmak bir yana dursun ilk 3 senemde hiç iyi günler geçirmedim sonrasında ise ayaklarımın üstünde yeni yeni durabilmeye başladım ve hayatın türlü türlü sillelerini yedim, yüzlerce insan ile karşılaştım farklı kültürlerden farklı huylardan ve karakterlerden çeşit çeşit arkadaşlarım oldu ve hayat bana kazık attıkça yediğim kazıklar edindiğim tecrübelerin temellerini attılar. çok iyi sağlam dostluklarım oldu halen de devam eden fakat şöyle bir ana fikir oluştu ki bende "İnsanın kendinden başka dostu yoktur ve onun en doğru aynası, gözlerini kapatınca ortaya çıkan içimizde yaşayan ve en objektif en tarafsız olan vicdanıdır, çünkü bizi en iyi tanıyan vicdanımızdır" en azından benim için. her insan gibi benim de hatalarım var ve bunlar beni yalnız kaldığım zaman çok huzursuz ediyorlar çünkü vicdanın acıması duygusallığı yok yüzüne yüzüne vuruyor hatalarını. velhasıl beynimin içinde türlü türlü kör düğümler var ve kafamı her geçen gün daha şiddetli kemiriyorlar. ailemden uzakta büyürken yaşam çınarımı zorluklar eğlenceler hüsranlar dertler acılar sevinçler hüzünler hayal kırıklıkları beslediler ve türlü türlü besinler alan hayat çınarım haliyle dengesiz biçimsiz büyüdü. uzun süre ibadetten maneviyattan eşten dosttan ayrı kaldım ama önüme çıkan nimetleri de hep manevi olarak yüklendiğim kimlikten yedim. yani kendi kendime çeliştim uzun süre. hem manevi kimliğime ihanet ediyordum hemde onun nimetlerini yiyordum ama bilen bilir maneviyattan uzak kalmamın da kendime göre bir sürü sebebi vardı. şu günler'de ibadetlerimi eksiksiz yapmaya çalışıyorum ve bunun içimde huzuru var, bu huzur ve inanç bağı aileme yapılan nankörlüklere karşı içimde biriken intikam arzularını biraz olsun dizginliyor ama yetmiyor. İntikam evet intikam almak istiyorum birilerinden, ailemi madden berbat hallere sokan ve bizim sayemizde bir yerlere gelip bize kazık atanlara karşı içimde acayip tarzlarda tasarladığım intikam hırs-ı var. bununla birlikte şu günlerde ölüm hazırlığı da var. caddede yolda sokakta yürürken her an bir kaza başıma gelecekmiş gibi temkinli hareket ediyorum acaba ölürsem hesap vaktine hazır mıyım? acaba üzülenim çok olur mu ? geride kalanlara ne tür acılar yaşatırım tarzı ve bunlar gibi düşüncelere giriyorum. yüksek bir yerden bakarken bazen atlayayım kurtulayım dediğim oluyor ve olmayan şeyler halüsinasyon benzeri şeyler görüyorum rahat uyku uyuyamıyorum kabuslar görüyorum. 2 sene önce yaptıgım trafik kazasında buluyorum çoğu zaman kendimi. yani dostlar iyi değilim bu günlerde. beni tek rahatlatan kişi annem. canım annem uzun süre ayrı kalıyorum ondan yemeklerini yiyemiyorum sarılamıyorum ona ama telefonda sesini bile duymak yetiyor bana. aile huzurunu pek tattırmadığı için babama karşı müebbet dargınım ama onu da özlüyorum arayıp onunla da konuşuyorum. kaderim mi böyledir nedir gurbette olduğum yıllar içersinde türkiye genelinde il genellerinde bir çok başarılarım oldu ama ailem harici kimse bilmez bunları hep hatalarımı görürler. bın tane güzel is yapayım bir tane hatam olsun onu görür onu vururlar yüzüme yani anlayacağınız değerim yoktur pek çevremde. dışarıdan çok eğlenceli mutlu mesut bi görüntüm vardır ama içimde ne düğümler çıkmaz yollar bir bilseniz.. herşeye rağmen bana huzur veren bir etken daha var oda çocuklar. görev yaptıgım mahallede oynayan cıvıl cıvıl çocukları gördükçe, o temiz yürekleri işıl işıl parlayan gözleri gördükçe birşeylerin hâlâ tukenmediğini bi umut bi çarenin olduğunu idrak ediyorum. yaşadığımız müddetçe ayak serçe parmağını eşiğe vurduğumun dünyasına katlanmak zorundayız bunu biliyorum. bazen bu platformda okuyorum görüyorum ne dertli insanlar var be.. annesini kaybeden babasız büyüyen yokluk sefalet çeken yüzü bir kez olsun gülmeyen... sonra kendi kendime ulan seninkiler de dert mi diyorum. kafamın karışıklığı yazdığım yazıya da yansıdı vaktinizi öldürdüysem affoluna. birgün, dertleri acıları hüzünleri yarıda kalınmışlıkları olanlara hayatın dişlerini göstere göstere kahkaha atması temennisiyle noktalayayım yazımı ve onay şahİn'den "ne anam var ne babam" parçasını armağan edeyim sizlere.. hayde kalın sağlıcakla..

Cevaplar

dakoh
dakoh
bir sürü şey oldu, kendimi çok küçülttüm. İyi oldum derken daha beter birine dönüştüm sanırım. düşündüklerimi kanlı canlı harflerle görünce de tutamadım kendimi ağladım, öyle...