dakoh
dakoh
2 yıl
yağmurlu bir gün, serin esinti, ekşi portakal kadar güzel şarkılar... İçimden sokağa çıkıp önüme gelen herkese kendi yaptığım kurabiyelerden dağıtmak ve her insana "merak etmeyin, bir gün düzelicek, yeter ki umudun ellerini bırakmayın, sımsıkı sarılın ona" demek geliyor. uzun zamandır olmadığı kadar rahat bir kafam var, annem hala benim çocuklarımın benden beter olup beni rezil etmeleri, benim de hayatımın onunki gibi mahvolması hakkında beddualar geveliyor ağzında ama umrumda bile değil. bu evde ağzımdan çıkan her harf için bir kademe yükseliyor sesler ama bu da mühim değil. çünkü artık gerçekten gitme ve yeniden başlama zamanı geldi. daha okulun başlamasına bir sürü zaman olsa da ben bavullarımı toplamaya başladım bile. neneme sormuştum bir zamanlar, "nene, tanıdığım en çok hayat tecrübesine sahip insan sensin, bana bir hayat dersi verir misin?" dedim ve "hayatım boyunca yapmamam gereken, yapmadığım takdirde huzurlu olacağım en önemli şey ne?" diye sordum. "kimseyle laf dalaşına girme" dedi. ya kötü olup herkesi bastırmalıymışım ya da kimseyle polemiğe girmemeliymişim. nenem güçlü bir kadın. 80 i devirdikten hemen sonra kanser olduğunu öğrendi. bir an bile umutsuzluğa düşmeden o yaşına ve yalnızlığına rağmen kanseri yendi. evladını ve kardeşini kanser yüzünden kaybetti. ama çekirge bir sıçrar iki sıçrar üçüncüye yemez deyip titrek elleriyle yendi hastalığı. onunla aramda özel bir bağ olmasa da verdiği öğüt bir ömür kulaklarıma küpe olarak kalıcak, kalsın. daldan dala yaptım biraz ama kusruma bakmayın, buradaki dostlarla bir şeyler paylaşmak insanı gerçekten mutlu ediyor. hepinize duacıyım bu arada 😄 spesifik dua isteği olan varsa yorum yapabilir, gece listesine eklerim 😊

Yorumlar