yonderly.
yonderly.
bugün 'ataerkillik, toplumsal cinsiyet ve kadının çalışma yaşamına katılımı' isimli bir makale okudum. tokat ilinde yapılmış bir araştırma. okudukça sinirlerim bozuldu. sonra düşündüm, şöyle çevremi bir gözden geçirdim...kadınlar sokakta kenardan değil, ortadan yürüyün. başınız dik olsun! sağda solda adamlar var diye kaldırım taşlarını saymanıza gerek yok. kocalarınızın arkasında değil yanında yürüyün! şu zihniyete de anlam veremiyorum: 'kadın kocasının ütüsünü, yemeğini yapmak zorunda' kalk da kendin yap! kadın hem çalışsın, çocuğa da baksın, bulaşığını da yıkasın, elmanı da dilimlesin.. yok yahu! hizmetçi almışsın sen kendine zaten. (ev hanımlığını severek yapanlara sözüm yok) abim ile de zıt düştüm bu konuda. yok bir arkadaşı yemeğini kendisi yapıyormuş, ütüsünü kendisi yapıyormuş. "ee dedim ne güzel işte." bana demez mi "karısına söz geçiremeyince... " tepem attı. "karısı diye ütüsünü yapmak zorunda mı!"
kadınlarımıza da çok iş düşüyor bu konuda. eğitim şart! bilinçli olmak şart! kendi ayaklarının üzerlerinde durabileceklerini öğrenmeleri şart! bir öğretmen adayı olarak, özellikle kız çocuklarına bunun önemini sık sık vurgulayacağım. gerekirse hepsini bir feminist olarak yetiştireceğim!haha.
öğretmenlerim buradaysanız siz de sadece dersimi verip, sınıftan çıkayım havasında olmayın. çocuklara gerçek hayattan bir şeyler katın. erkek çocukları sınıfta iktidar konumuna sokmayın. herkese eşit görev düşsün. daha çok kız çocuğunun okumasına ihtiyacımız var. kadının ikinci iş gücü olarak görülmediği bir toplum gerek bize. toplumsal cinsiyet kavramını rafa kaldırmak gerek!
biliyorum ki bizim ülkemizde veya pakistan gibi bir ülkede bunu yapmak imkansız gibi görünüyor, ama birileri kendi çapında da olsa bir şeyler yapmalı. feminist olcam çıkcam şimdi! hatta dfd (dünya feminist derneği) başkanı olarak görebilirsiniz beni buralarda. hahah! ( tabii ki de öyle bir dernek yok.)
yazının ardından da 'hümeyra- adım kadın' şarkısını dinleyin! sözleri ne kadar basitse bir o kadar da anlamlı ve dokunuyor. (bugün yine sosyolog olasım geldi!) selamlar!

Cevaplar

yonderly.
yonderly.
tek tek gelin. :d
şimdi @dakoh sizi feministliğe davet etmiyorum ki ben de değilim.
@foreveralone diyorum ya kadınlara çok iş düşüyor diye. önce kendilerini geliştirmeleri gerekiyor 'kocam döver de..' anlayışını yıkmak için.
@hitheare anne olmak üremek için tabii zorunludur ki çoğu kadın bunu ister. bu konuda hemfikiriz. ayetlere gelince tamam kadın 'adem'in kaburga kemiğinden' yarıtılmış olsun. bunu çoğu adam şuraya çekiyor siz bizden yaratıldınız 'döveriz de söveriz de, kölemiz de olursunuz' evet, aynen böyle düşünen insanlarla karşılaştım. belli bir şekilde herkesin görevi ayrılmıştır, kadın erkek eşitliği yoktur diyorsun, ee görüyoruz olmadığını. görev meselesi farklı geçmişten beri türk kadının süregelen anaç yapısını hepimiz biliyoruz. çok da sempatik geliyor çoğu zaman. demiyorum ki kadın evini geçindirmesin, çoluğunu çocuğunu okula pis göndersin veya şöyle böyle. benim karşı çıktığım kadını köle veya daha da yumuşatırsa hizmetçi olarak gören anlayışta. hoşuma gitmeyen şey bazı şeylerin 'rica edilebiliyor' oluyorken emredilmesi. "bana bir kahve yapar mısın?"ya da "bir kahve yap da içelim" ile "kalk, bana kahve yap" ifadeleri arasında çok fark var. anlatabiliyor muyum? geçimsizlik konusuna gelince ben de görüyorum kazandığından fazla harcayan kadınları etrafımda. bu bambaşka bir konu. cengiz han durumunu da biliyorum da keşke herkes 'hanım' kelimesinin hakkını verebilerek hanım dese. evet, öğretmenler olarak katili de bizim elimizden çıkıyor kahramanı da.. kadınlar da elbette ki çalışacak,çalışırken senin dediğin gibi evini de gayet geçindirebilir. karşı çıktığım şey 'kadın çalışamaz' 'kadın şurada çalışırsa namussuz olur' 'çalışacak parasını masaya koyacak' anlayışı. ne kadar açıklayıcı oldu bilmiyorum. teşekkür ederim..
@pişman ben daha görmedim kocasına hizmetçi olup da kocasının da ona köle olduğu bir kadını. bu biraz abartı oluyor bence bizim toplumumuz için. (İstisnalar olabilir tabii, ama çoğunluk senin dediğin gibi değil) tabii ki ailesini seven, kocası tarafından sevgi saygı gören her kadın fedakarlıktan ve sorumluluktan kaçınmaz. ben buna batı özentiliği terimini yakıştırmıyorum.
ola ki bir gün görürsem karısına köle olan birini fikirlerimde değişiklik olursa sana bildireceğim.
dini propaganda falan bunlar gereksiz kavramlar. türkiye'deki müslüman kesimin çokluğuna bakarak, kuran'ı herkes okumuş olsaydı ve okuduğuna inanıyor olsaydı 'duygusal veya fiziksel şiddet' gören birçok kadın şuan ki konumunda olmazdı.
görüşüm kadın evden çıksın, sadece çalışşsın başka bir şeye elini sürmesin, sorumluluk almasın gibi değil. sanırım açıklayıcı olacaktır.
selamlar!