minona
minona
masamda oturuyorum. önümde biraz önce hazırladığım sıcak çayım... tatlandırmak için de bi kaşığı bal kavanozuna daldırıyorum, kaşıktaki balı ağır ağır henüz yeni kaynamış olan sıcak çayımın içine yaklaşık 7-8 cm yukarısından akıtmaya başlıyorum. önce kalın bir çizgi halinde bi miktar bal akıyo arkasından da kaşıkta kalmış olan incecik tabaka sıyrılıp akıyor çayın içine, elimle kaşığı bardağın ağzının hizasına getirip döndürüyorum yukarda, akan balın sıcak çayın içinde bıraktığı zigzaglara dalgalara oluşan şekillere dalıyorum. kaşıktaki bal tamamen bitip akışı kestiğinde kaşığı bardağın içine daldırıp karıştırmaya başlıyorum usulca. halen sıcaklığını koruyor, kaşığın bardağa çarptığı anda çıkardığı o ritmik sese takılıyorum rahatsız olduğumu fark edince bırakıyorum karıştırmayı. bir kaşık çay alıyorum bardaktan, yine yukarı kaldırıp kaşığı bardağın içine döküyorum. bir daha alıyorum ve bir daha boşaltıyorum soğutmak istercesine, ne kadar tekrarlıyorum aynı hareketi bilmiyorum, o anda sevdiğim geliyo aklıma. acaba o da beni düşünüyor mu diye aklımdan geçiriyorum. İki gündür doğru düzgün konuşamadığımızı fark ediyorum. acaba ne yapıyor, merak ediyorum. ne kadar da çok özlediğimi anlıyorum onu düşğnürken, acaba diyorum bir gün biz de yeniden görüşecek miyiz, görebilecek miyim onu, içimi ısıtan gülüşünü, deniz mavisi o gözlerini... beraberken yaptıklarımız canlanıyor gözümde. düşünüyorum, unutmamaya çalışıyorum yüzündeki her bir çizgiyi, güzel yüz hatlarını ezber yapar gibi her seferinde aklıma getiriyorum... sonra birden sıçrıyorum yerimden. bir köpek sesi yakınlardan boş bulunup elimdeki kaşığı düşürüyorum, saat bi hayli ilerlemiş soğutmaya çalıştığım çayım da buz kesmişti. çayı o şekilde masada bırakıp odamın yolunu tutuyorum, yavaşça yatağıma girip uyumaya çalışıyorum... boşlukta olduğumu hissederek, her geceki gibi tavanı gözetleyerek...

Cevaplar

hayirsizevlat
hayirsizevlat
haa bide duana aminnnnn :))