onumarkamsobee
onumarkamsobee
lisede haftada en az iki gün kazı kazan oynardım. kaybederdim genelde ama olsun. mezun olduktan sonra oynamamıştım. bugün yine önünden geçerken oynadığım zamanalr geldi aklıma. yine oynamak istedim. baktım başı kalabalık, devam ettim yoluma. bir de annemle buluşacaktım, kadını bekletmeyeyim dedim. annemi aradım o da daha evden çıkmadığını söyledi. ben de tamam diyip kapatmıştım. sonra fark ettim ki ben telefondan birkaç resim çıkarttıracaktım. onları yapmayı unutmuşum. geri dönmek zorunda kaldım, haliyle milli piyangocunun önünden tekrar geçtim. bu sefer kimse yoktu, gittim oynadım. bir insanda beş kere 1 tl çıkar mı? çıktı :d amcaya dedim ki "ben sana bu 1 tl'yi vereceğim." altıncıyı elime aldı, bu sefer kaybedeceğim galiba diye bir düşünce geçti içimden. kazıdım ve tabiki kaybettim :) zinciri bozmadan verdim 1 tl'yi gittim.. ama mutluydum. para kaybettim ama mutlu oldum :d kendimi bir an eskide hissettim. beni eskiye götüren bir de dayıma verdiğim söz oldu.. ben lisede resim yapardım. özellikle kara kalem çizmeyi severdim, hala seviyorum. fakat son yıl yağlı boya tablo yapmıştım. dayım da benden istemişti fakat ben ilk olduğu, onu hocanın bagajından çıkartma gerekçesi ile vermemiştim. tekrardan yapabileceğimi söylemiştim. tabi pek fırsat olmayınca, fırsat yaratmayan benim gerçi, yapmamıştım. bugün özellikle onun için çarşıya çıktım. tuval, yağlı boya, fırça vs. aldım. resim yapacağım yani dayım için.. bayadır ne çizim yapıyorum ne de yağlı boya.. o yüzden yapamayacağıma dair içimde bir endişe var. böyle sessiz sessiz büyüyor içimde. fakat o endişeyi bastıran inancım da var. "ben yapabilirim." diyorum kendime. ki zaten insan her şeyi yapabilir, sadece buna inanması gerek. ve beynine "yapamam ben bunu, yapamayacağım" gibi düşünceler yerleştirmemeli. ben buna inanıyorum. 4 saat çarşıda kaldım ve kulağımda kulaklık baya yürüdüm bu sıcakta. aslında bir yönden iyi de geldi bu bana. çünkü canım sıkkındı. ve yürüyüş beni dinlendirdi. can sıkıntım sannırım akşam hallolacak.. sevdiklerim kırdığında beni daha çok canım yanıyor fakat çabuk affediyorum onları. bu sefer de öyle olacak sanırım. gerçi içimde bir burukluk kalacak ama olsun :) tabi bu uzun yürüyüşün sebebi de işlerimin farklı farklı yerlerde olması. çarşıya br çıkarım ve bütün işlerimi halledip dönerim eve.(kahvaltı yapıp çıksam daha iyiydi ama olsun.) annemin makinesine iğne aldım, süpürgesine filtre aldım, kütüphaneye gidip kitap iade edecektim. yani almayacaktım başka kitaap ama yine dayanamayıp aldım :d şimdi de sağımda beni bekliyor bir tanesi okumam için :) ' saat aç ve susuz yürüyüp oradan oraya bayılmadıysam daha da bir şey olmaz bana. tabi kütüphane çıkışı gidip bir şeyler yedim. aç bırakam kendimi hiç. eninde sonunda doyururum karnımı. sonra annem gelince çocuklara bir şeyler bakıyorduk fakat ben ayakta zor duruyordum. aldık çocuklara alacağımızı, ben poşetleri alıp eve gideceğimizi söyledim. annemi son işiyle baş başa bırakıp kaçtım :d duramadım, ne yapayım? :/ aa bir de geçmişten birini görmek iyi geldi :) lisedeki bir öğretmenimle karşılaştım yolda yürürken, kadın beni tanıdı :) selam verdi, kazandığım yeri duyunca çok sevindi. ben de mutlu oldum o sevinince. sonra güzelliğini örtme diyip saçımı çekti boynumdan. diyemedim ki kadına "hoca ben çirkinim, o saçı çekseniz de boş" diye. neyse diyip ayrıldım. bir de dershaneye uğrayayım dedim beş dakika. bizim kimyacı aynı. adamı 6 yıldır tanırım, insan hiç mi değişmez? değişmiyor :d neyse yalnızlığımla yemek yedik beraber.. bu arada hiçbir şey aynı kalmıyor. bu kural benim kimyacı için geçerli değil :) her zaman gittiğim cafede eskilerden sadece v... kalmış.. görünüşü değişmiş cafenin. dekorasyonu yani.. İçindeki insanlar değişmiş, sahipleri dışında. zaman işte.. zaman geçtikçe her şey bir yerinden ufak da olsa değişiyor.. biz de değişiyoruz. ben değişiyorum. mesela oraya bir kız arkadaşımla gderdim hep. orada tavla öğretmiştim ben ona.. orada oturup dertleşirdik.. şimdi ne o kız kaldı ne de ben.. artık yalnız gidiyorum.. onu hayatımdan çıkardığım içiin mutlu muyum? bilmiyorum. bildiğim şey onun mutlu gözüktüğü. neyse lafı çok uzattım yine. onu bunu geçin de bugün 12 dev adam'ın maçı var 18.45'te almanya ile. o maça kadar ben şu intikam duygulu kitabımı okuyayım. siz de kendinize iyi bakınız. seksen karakter olayının her seferinde ırzına geçiyorum sanırım ben admin :/ kusura bakmayınız omü dedikodu ailesi. biraz uzun ve garip bir yazı oldu. aslında anafikir benim içimdeki kırgınlığı böyle yazarak ve kitap okuyarak atmak istemem. atmaya çalışmam.. umarım başarırım. kitap okumak bana iyi geliyor. oadakileri yaşıyor gibi olduğum için kendi hayatımın b*ktan karmaşasını unutuyorum. İyi günler efenim. okumazsanız alınmam :d seviyorum hepinizi :)

Cevaplar

minona
minona
maşallah 😆 günlük tutar gibi yazmışsın, ama iyi geliyo işte canın sıkkın olunca yazıyosun yazıyosun ben de kağıt kalem bulamazsam açıyorum telefona notlara yazıyorum sayfalarca. bi iyi geliyo kii anlatamam sen de öyle rahatlayanlardansın herhalde, güzel ✌😉