dakoh
dakoh
İçimi dökeyim. dün üst üste iki kere kriz geçirdim. bu kadar sinirlenebileceğimi düşünmezdim. gerçekten bir insan algı kapılarını kapatınca öldüresiye dövülesi birine dönüşüyor. ben ona zarar vermemi engellesin diye konuşacağım zaman yanıma birini alıyorum, kız gelmiş hala saçma sapan cümlelerle hareketlerle beni kışkırtıyor. yapma etme. onu öldürmemden korkuyormuş, ulan ben seni bilincim kapalıyken gebertmiyim diye sandalyelerde yatıp odaya gelmiyorum, sen hala laf taşı. gerçekten dostlar, şu hayatta her kötülüğü yapın ama laf taşımayın. resmen cinnet geçiren, sinir krizindeyken birilerinin canına kasteden insanları anlamaya başladım. gider darp raporu alır da benim hayatımı karartır diye bir şey de yapamıyorum yarım akıllıya. her yerden bir sorumluluk yüklenmiş, kafamda yerine oturtmam gereken bir sürü sorun var, bu cücükler de bonus bela olup üşüşüyorlar başıma. ben ne istedim? azıcık huzur. bi bırakın artık gerçekten, bir insanın üzerine bu kadar fazla gelinmez gerçekten. bıçaklarım yanımda olmadığı için çok şanslılar. kendimi kaybetmeme ramak kaldı çünkü. bağırıyorum ve ben bağırdıkça sesim daha da kısalıyor sanki. bir cümleyi olduğu gibi anlamak neden bu kadar zor allah aşkına? neden insanlar hep konuşulanların ardında bir şey arıyorlar neden? sakinleşmem gerek... ama lanet olası boş kafalılar ona da izin vermiyorlar biri tutsun beni nolur elimde kalacaklar. keşke okusalar şuraya yazdıklarımı. okusalar da hiçbir şeyden değilse de korkudan bıraksalar böyle aptalca davranmayı.. yazım hatam olduysa affola, sinirle bu kadar olabildi.. hepinize iyi günler dilerim 😠

Cevaplar

gardesselam
gardesselam
ne gibi sorumluluklarin olabilir ki