onumarkamsobee
onumarkamsobee
evet hanımlar beyler merdivenden kayanlar... canım sıkkın. klasik bir oas yazısı olacak belki de bu. şimdiden affınıza sığınıyorum. anonimlerin bazıları nickimi gördünüz ve aşağı ininiz. bakın uyarıyorum baştan, sonra altına gelip de saçma salak şeyler yazmayın, hiç uğraşamam. gelelim can sıkkınlığıma.. anlayışlı olmaya çalışıyorum ama meraktan geberiyorum ben. benim meraktan geberdiğimi neden düşünmez? bunu bilemiyorum işte. burada vakit geçireyim dedim. baya da geçirdim ama akıl başka yerde olunca geçirilen vakit neye yarar? kaç saattir telefonun başında çaresiz bekliyorum modundayım.. neyse bir de loknes gitti memleketine. ne yapsam bilemiyorum. onsuz odanın keyfi de olmuyormuş. ki bir de hastayım.. bana bakan yok.. loknes gelsin artık ya :/ mavit ve oda arkadaşı geldi film izledik gittiler. yan odadaki üst sınıftan kız geldi, konuştuk ve gitti uyumaya. şimdi ben yine yalnızlığımla baş başayım. yine açtım mix'imi dinliyorum. yurdu inletiyorum diyemem ama odanın yakınlarına gelen de dinliyor benimle beraber. şu anda da koray avcı-hoş geldin çalıyor.. duygulandım.. "bugün günlerden güzellik, sefa geldin, hoş geldin..ah bu yağmur yalnızlığımmış, dindim efendim..sen bana yangın ol efendim, ben sana rüzgar..tutuşsun gün, yansın geceler, zamanımız dar..." duygulanmamak elde mi? aha şimdi bir de şiir kısmı geldi.. şu an ağlamak istiyorum. sebebini bilmiyorum. belki de yorulmuşumdur. hayattan bıkmışımdır. evet evet ben sanırım hayattan bıktım. hem de bu yaşımda. çok garip, değil mi? erken yaşta hayattan bıkıyoruz. sebebi biz miyiz? yoksa bizim yaşadıklarımız mı? yaşadıklarımız diyeceksiniz, değil mi? e peki bu yaşadıklarımızı yaşamayı tercih eden biz değil miyiz? o zaman hayattan bıkma sebebimiz yine kendimiz. yorulduk.. bunaldık.. "ne b.ktan bir hayat." diyor bazıları hayatına (bu arada küfür değil orada geçen. küfürümsü de değil. her gün yaptığımız doğal bir şey fakat yine de araya nokta koyma gereksinimi duydum..) neler yaşadıklarını biz bilmiyoruz.benim neler yaşadığımı biliyor mu başkası? hayır. umut etmek zor mu? yani bizim hiç mi geleceğe dair umudumuz olmayacak, olmamalı? bence olacak ve olmalı da. mesela ben seviyorum birini. ve benim geleceğim olmasını istiyorum. yeni diyecek belki bazıları, ne çabuk diyecek.. ama bir his vardır ya hani, insan hisseder. İşte benim umudum da o. ailemden falan çekmedim ben çok. tek sıkıntım onlara çoğu zaman kendimi anlatamam oldu. ben de anlatmamayı tercih ettim. ama fazla kırıldım. ve kırılacak, cesaret edecek pek gücüm kalmamıştı insanlara karşı. öz güven desen zaten yoktu bende. sonradan oluştu. zar zor oluşturdum. tek kelimeyle yıkılmayı kendime yediremedim. güçlü olmaya karar verdim. "ağlamak bir işe yaramaz, bir şeyi de çözmez." demişti benim teyzem. haklıydı. haklı olduğunu bana bunu ilk söylediğinde fark ettim ve ben ağlamayı bıraktım. bir şey olduğunda ağlayıp sızlanmak yerine çözüme odaklandım. mantığıma sığındım. duygularımı geri plana attım. diyeceksiniz ki geleceğe dair umudun olan adamdan buraya nasıl geldi konu. çok basit. İşte o adam yüzünden ben tekrar duygularımı kullanmaya başladım. biraz daha olgunlaşmıştım, o sebeple her yere duygu bulaştırmıyorum. fakat içimdeki sevgi duygusunu öyle bir harekete geçirdi ki bendeki, anlatamam size. öyle korkar oldum ki ben bir şey olacak ona diye. aşk da var. aşk yok değil. ama bana göre sevgi aşktan güçlüdür. güven var bir de. ulan ben ki esen rüzgardan şüphe duyan insanım. ona karşı içimde tek bir şüphe yok. biliyor musunuz, hiç de oluşmamıştı. en başından tamamen güvendim ben ona. bende bu duyguları tekrar harekete geçiren adam için geleceğe umutla bakabiliyorum ben. yoksa bana ne bir şekilde olur giderdi o gelecek. ben mutlu olmasam da olurdu. hayattan bıkar bıkar bir an önce ölmeyi dilerdim. ama şimdi bıkkınlık geldiğinde ona tutunuyorum ben. tutunacak dalım oldu o benim. dostum oldu. ailem oldu. konu dağılacak ama çok özledim ben onu. belki de bu duygusallığım o yüzdendir. ya da hormonlarımın dengesi bozulmuştur. ama bence özlemden. kemiklerimi kırarcasına sarılmasını özledim. gülüşünü özledim. beni konuşamayacak, düşünemeyecek noktaya getiren bakışlarını özledim. sabahın 04.25'ii olmuş ama ben uyuyamıyorum mesela. yoldan araçlar geçiyor. camdan soğukluk geliyor, çünkü açık. fonda ise "sen sevda mısın" adlı parça çalıyor.. bir yandan da özlem vuruyor. el insaf nasıl uyuyayım ben şimdi? benim sesini duymam lazım. yoksa olmaz. İçim rahat etmez. İçime bir sıkıntı çöktü. bildiğin geldi öküz oturdu. benim bu öküzü kaldırmam lazım oturduğu yerden.. İyi geceler yeni uyuyacak olanlar, günaydınlar uyananlar.. ya da siz hangisini tercih ederseniz artık. İyi günler de diyebilirim size.. bu saatler beni yalnız bırakırsanız olacağım bu benim işte. sessiz sakin, düşüncelere dalmış bir oas.. dokunsanız ağlayacak olan bir oas. her şey için kendini suçlayabilecek kapasitesi olan bir oas. güçsüz gibi görünen bir oas. oas'ın da zayıf olduğu saatler bu saatler sanırım. bilemiyorum. ama yine de umudu olan bir oas var burada. umutsuz yaşanmayacağını bilir çünkü. "ölüler bile seviyor." dendi. evet ölüler de seviyor ama senin farkın var. o ölülerin geleceği yoktur. ölüler ölmüştür ve toprağın dibini boylamıştır. ölüler için yapılacak bir şey kalmamıştır. yaşayanlardan farkları bu işte. onlar da seviyor ama senin bir geleceğin var ve sen bu geleceğe umut olması için bu sevgiyi kullanabilirsin. sen "ölü" değilsin. hayattan bıkmış olabiliriz ama hala ölmedik. "yaşayan ölüyüm." diye bir şey yok. sen nefes alıyorsun ve hala geleceğin için yapabileceğin şeyler var. ve bunu yapacaksın. yok öyle hemen pes etmek! yine nerelere gitti konu. siz siz olun asla pes etmeyin. mutlaka bir yol bulunur. her yolu deneyin. sizin göremediğiniz bir yol da olacaktır ve zamanı geldiğinde o yolu da göreceksiniz. şimdi cidden gidiyorum. yeter bu kadar yazmak. hızımı alamadım yine. İçimden neler neler geçiyor daha. ama dökemiyorum yazıya. dökmeye kalksam saçmalayacağım. bununla yetineyim ben şimdilik. gerçi "saçmaladın zaten, daha ne kadar saçmalayabilirsin?" diyenleri duyar gibiyim :) bilmiyorum daha ne kadar saçmalayabilirim ama şu an kendime "az dur kızım daaa" demek istiyorum :) 

Cevaplar

mortavsan
mortavsan
sacmalamamıssın canım merak etme. sıkılmadan iki dk da okudum yazını. hemen hemen seninle aynı duyguları yasamışız. senin iyi yanın az çok yazıya dökebilmen,bense yazıya dökemiyorum,aglayamıyorum,üzülemiyorum beynimin içinde kalbimin hızlı atışlarına rağmen savaş var durduramıyorum fırtınalar kopuyor,teoriler üretiyorum ve yazıya dökemiyorum. ve unutuyorum sonra hersey sil baştan yeniden ...