onumarkamsobee
onumarkamsobee
bu bana resmen sövmektir. hem de fena sövmektir. ne yaptım da böyle oldu acaba? mavit az önce mesaj attı. ne dese beğenirsiniz? "yarın yurdun yat gezisi var, sen gelecek misin?" oy ben ne edem, nasıl edem? başımı alıp nere gidem? diyorum turnuva var. İkisi çok güzel oldu vallaha. cuk oturdu. bugün de benim bir yıldır gidemediğim balıkçıya gittiler ben uyurken. ben sabah 9 gibi uyuyunca pek 10da kalkıp çıkamadım yurttan :/ bu aralar kızlardan ayrıldım.. neyse. geçen yılın ilk dönemine döndüm sanki. birden öyle bir his geldi.. ben geçen yıl da yalnız takılırdım. çok bulaşmazdım, katılmazdım onlara pek fazla. acaba bu benim kulaklığımı takıp yalnız başıma yürümeyi sevmemden mi ileri geliyor? neden böyleyim ben? niye kendimi insanlardan uzaklaştırıyorum? sanırım bunun yalnızlığa alışmakla bir alakası var. yalnızlığa nasıl alıştım peki ben? durduk yere "dur ben bir yalnızlığa alışayım." diyecek halim yok ya, değil mi? İnsanların iki yüzlülüklerini göre göre alıştım sanırım. çok iki yüzlü insanlar ama. ben de lafımı sakınmam böylelerine karşı. niye sakınayım ki? tamam eğlenirim yalanlarını gördükçe. kandırdıklarını düşünüp neler neler söylüyorlar. dışarıdan boya badanası tam olan kişilerin içleri tam bir balçık. bataklık. eğer ona yenilirsen içine çekiyor seni ve kurtulamıyorsun. nasıl oraya düştüğünü bile anlayamıyor insan. bir bakıyor ki batmaya başlamış. o sırada tutunacak bir dalı yoksa kişinin, vay haline artık. tutunacak bir dal çok önemli. İnsanın aklını başına getirmek konusunda çok işe yarıyor. tam batmaya başladığı sırada beyindeki çarklar harekete geçiyor ve insan düşünmeye başlıyor. neler yaptığını, nasıl yaptığını, bataklığa girmesine sebep olan şeyleri düşünmeye başlıyor.. tabi tek suç seni içine çekende mi? tabi ki hayır :) hiçbir suç sadece tek bir tarafa ait olmaz. sende de vardır sıkıntı. kendisinin yaptığı hataları da düşünmeye başlıyor kişi. başta kendisine pek toz konduramıyor ama sonunda fark ediyor ki birçok hata yapmış. panik oluyor. ne yapacağını şaşırıyor batış sırasında. eğer bu düşünme olayını gerçekleştiremezse yandı zaten. batışı hızlanır. ama batışın ta en başında olmasa bile bir yerinde düşünse yeter. zararın neresinden dönülse kârdır. bu unutulmamalı. mantık kaybedilmemeli. duygu olacak ama panik mantığın önüne geçmeyecek. eğer böyle bir şey olursa kişi kaybeder. ufak bir zayiat da olmaz bu. baya büyük olur ve toparlaması imkansızlığa doğru gider. gerçi imkansız diye bir şey yoktur bana göre. çok zorlaşır toparlanması. fakat kişi inanır toparlayacağına ve mantıklı adımlar atarsa eninde sonunda düzeltir işi. kendini toparlar. ben de bataklığa çekilirken fark ettim ve çıktım o bataklıktan. daha sonra ise duvarlarımı ördüm. etrafımda kalın kalın ve upuzun duvarlarım var benim. kolay kolay geçilmez. fatih'in İstanbul'un surlarını yok etmek için yaptığı toplardan gerek benim duvarlarıma. ama bazı kişilerin topları bir sineğin ısırışının bıraktığı etkiyi bırakıyor bende. ne kadar vurursa vursun duvarıma, tepkisi de aynı ölçüde oluyor. o duvarların sağlam olması lazım, değil mi? yoksa beni ne koruyacak? İçeride kırılmış, darmadağın olmuş bir ben var. ben o beni toparlayabilmek için neler çekmişim. nelerden vazgeçmişim ve vazgeçtiklerimi geri kazanmak için neler yapmışım? verdiğim emeği öyle ha demede yıktırmak olur mu? bu sence yakışır mı bana? yakışmaz! ben orayı yeniden inşa edene kadar canımı çıkarmışım. tabi ki bir koruma duvarı inşa edeceğim. bu duvarların sayısının fazla olmasının sebebi belki de korkaklığımdır. dışarıya çıkma korkumdur. ya da birinin gelip de yaptığım dünyayı yıkmasının verdiği korkudur.. İzin veremem, vermem. o yüzden yalnızım ben çoğunlukla. bazı zamanlar yine kabuğuma çekiliyorum. yine susuyorum. durup düşünüyorum çünkü. bir bataklığı daha kaldıramam ben. ben bir kere batmışım dibe kadar. tekrar batarsam, çıkacak gücü bulamayabilirim kendimde. o yüzden ara ara durup düşünüyorum. size de tavsiye ederim bunu. kendinizle yüzleşin. yalanların ardına gizlenmeyin. ben güçlü rolü ya da korkak değil rolü yapmıyorum. ben güçlüyüm. hem ruhsal olarak hem de bedensel olarak. fakat kalbimin içinde korku var bir parça. bu da fiziksel bir korku değil. ruhsal çöküntü korkusu. bu iyi bir şey. beni temkinli kılıyor bazı konularda. hiç korkusuz olmak iyi değildir. bodoslama dalarsın ilişkilere ve yıkılan sen olursun. hem de toparlanamayan. bedenin sağlam gözükür ama içerisi darmadağındır. bunu kendinize yapmayın. yüzleşin. yüzleşmekten korkmayın. sizi korkutan şeyler ile yüzleşin. korku olacak dedim fakat bu korku sizi ele geçirmesin. mantığınız hep sizinle olsun. mantığınız olmadan duygularınız oluşmaz bana göre. mantığınızı kandırmaya çalışmayın. çünkü bunu başaramazsınız. kalp bir yere kadardır. önemli olan mantığı dinlemektir. ben birilerine güvenene kadar baya zaman geçti. zor oldu. hala zorlanıyorum güven konusunda. bu kötü mü? tabi ki hayır. :) bir şeylere körü körüne pat diye güvenmek bize zarardır. az biraz güvensizlik iyidir. fakat bunu da psikopatlık noktasına getirmemeliyiz. bence böyle yani. dert keder herkes de vardır. bu sebeple herkesin duvarları vardır. kişi ne kadar güçlüyse duvar da kadar güçlüdür. ya da tam tersidir. buna tam emin olamıyorum. bildiğim şey güçlüyüz diye savunmayı zayıf tutmamamız gerektiği. her insanın zayıf düştüğü zamanlar vardır çünkü. a bu arada dertler kederler var ya hani? hah işte onlarla barışmak lazım. onlara çözüm bulmak lazım. dertlerle bir masaya oturup toplantı yapmak lazım. susmamak lazım çok fazla. susmak çözüm değil. bakın grip'in ne diyor: "terk ettiğin şehirler yarım kalmış şiirler..sustukların büyür içinde.." evet büyür ve çok yüksek bir dağa bürünür. şarkıyı tamamen dinlediğinizde kendinizle yüzleşirken kimse duymayacak diye yalan söylemeyi düşünmeyin sakın. siz bu yalanlara bir müddet sonra kendiniz inanacaksınız daha sonra. bunu yapmayın. bir yalanın içinde yaşamaktansa, gerçekleri tercih edin. acı çekersiniz fakat sonrasında tekrar ayağa kalkarsınız. şimdi izninizle ben gidiyorum. biraz fazla uzun oldu galiba yazım. affınıza sığınıyorum. amacım bu kadar uzatmak değildi. fakat bildiğiniz üzere ben kendimi tutamıyorum. bu az uyumamın getirdiği bir şey sanırım. biraz bıkkınlık var üzerimde. fazla düşünüyorum bu aralar. takkeyi önüme indirme zamanlarımdan biri gelmiş demek bu. tavsiyem bu size de. :) deneyin. denemek size bir şey kaybettirmez. fakat kazandırma ihtimali daha yüksek :) iyi akşamlar sevgili dedikodu.. buraya kadar okur musunuz bilmiyorum ama teşekkür ederim hepinize. özet geçebilecek olan varsa geçsin :d

Cevaplar

onumarkamsobee
onumarkamsobee
kendin sarıyorsun demek. aferin aferin. İyi sarıyor musun bari :d :d öyle deme bizim sınıfta parlament paketiyle gezen var :d