onumarkamsobee
evet millet. günün yazısını yazalım bakalım. şimdiden söylüyorum uzun olacak. belki de en uzun yazım :p öncelikle site kurallarını ele almak istiyorum bu sefer. daha sonra ise #MarsaDavet :d sitemizin kuralları sayfanın altında bulunan "blog" kısmında mevcuttur. kısaca özetlemek gerekirse mesajınızın tamamı veya yorumunuzun tamamı "caps lock" açık halde yani büyük harfle yazılırsa onaylamıyorlar. ayrıca imla kurallarına dikkat etmemiz gerekiyor. normal cümle kuralları ile yazmalıyız. ve küfür kesinlikle yasak. ve ayrıca sevdiğiniz bir şairin şiirini ya da insanın sözünü paylaştığınızda bu sanki sizinmiş gibi davranmayın. onu da direkt kopyala yapıştır yapmayın. gidin onun hakkında bir iki düşüncenizi yazın. ayrıca paylaşımlarınız twitter twiti veya facebook durumu gibi olursa da yayınlanmıyor.. ve onay sistemi var. adminler mesajlarınızı, yorumlarınızı onaylıyor. onaylandıktan sonra ise yayınlanıyor. mesajınıza yorum yapıldığı anda size bildirim gelir fakat onaylandıktan sonra görebilirsiniz. ayrıca "soru&cevap" diye bir bölümümüz var. sorularınızı orada sorunuz. "İçini dök..." kısmında yayınlanmıyor onlar çoğunlukla. hatta direkt yayınlanmıyor. şimdilik bu kadar sanırım. kafanıza takılanı ister bu durumun altına sorun cevaplamaya çalışayım, isterseniz soru&cevap bölümüne sorun. bunu bir iki gündür yeni müdavimlerimize anlatıyorum. bazıları anlıyor, bazıları ise burnunun dikine gitmekte, hatasını kabul etmemekte kararlı. bu yüzden paylaşmak istedim. ayrıntılı bilgi, dediğim gibi, sayfamızın altında bulunan "blog" kısmında mevcut site kurallarıyla ilgili.. gelelim bugünkü "5. marsa davet tavla turnuvası"na.. abi o nasıl bir şeydi ya? :d gelemeyenler çok şey kaçırdınız maalesef :d keşke gelebilseydiniz gelmek isteyip de gelemeyenler :( çok eğlenceliydi :) şarkılar söyledik, kıyıda köşede tavlamızı oynadık.. sıcak bir ortam vardı. hem de çok sıcak. aramızda ifşa olanlar da oldu olmayanlarda bence :d ben mi? ben olmadım sanki ya :d bilemiyorum.. biri de gelip de bana "aaa oasss" demedi yani en azından :d nasıl desem bazı oyunlar sıkıcıydı. hakemlerimiz oynarken yedek hakemler devreye girdi. şarkı söyleyenlerimiz oldu. sesleri de çok güzeldi ama en son mekan sahibimiz çıktı ve aldı mikrofonu eline... o nasıl bir sestir öyle? :o abinin maşallahı vardı. bir "islak islak" dedi ki sormayın gitsin.. benim yüreğime işledi şahsen. hem de öyle bir işledi ki.. keşke o an yanımda değİşİk'im de olsaydı. maalesef erken gitti :/ oraya eğlenmeye gitmiştim ve eğlenip geldim. ne yalan söyleyeyim rakibimle oynarken aşırı sıkıldım ve içimden "yense de gitsem" dedim :d nasıl bir mantıksa benimki, ben de anlamadım.. yalnız ben kıskanç bir insanmışım onu fark ettim. neyse artık :d beyler maça gitmek için sabırsızlanırken, bir yandan da turnuva devam etti. final maçında artık "hadi hadi bitirin de maça gidelim." gibi bir durum vardı ortada. İçmeden sarhoş olunmuştu bence :d gerçi kesin o dağıtılan redbull'larda bir sıkıntı vardı. alkol mü vardı acaba içinde? :d kazananı tebrik ediyorum. İkinci de bir koli redbull aldı :d bu arada bu konu burada kalsın. bir köşede de şu dursun: ben o'nu her gördüğümde nasıl heyecanlanıyorum be abi öyle? hayır yani niye? böyle güm güm diye atıyor kalbim. onu görünce yine dilim tutuldu resmen başlarda. ağzımı açamıyorum gibi bir şey. kendimi de açıyorum ona. şimdi yanımda onun bir eşyası var.. özledikçe ona bakıyorum. ne çabuk da özledim ben değİşİk'imi :/ ne güzel gülüyordu. mutluyum ben onunla. hem de çooook. duman-bal parçasını dinleyelim hadi :) "aşkım sen benim canımsın, kanıma karışmış kanın.... artık sen benim canımsın, canlı kalan tek yanımsın.." bu çocuk benim ailem oldu. benim her şeyim oldu.. bazen ölüm diyor, bıkkınlık diyor, ağız burun dalasım geliyor ona. ama sonra toparlıyor :) hava da çok güzeldi bugün bence. denize bak bak doyamadım. dalgalar nasıl da vuruyordu sahile.. oturdum içimi döktüm.. çok güzel dinledi beni. gözyaşlarıma bile aldırmadı. niye ağlıyorsun demek yerine ağla benden sır çıkmaz dedi.. yalnız değildim. sevdiğim bir dostum da yanımdaydı: dakoh. ben anlatırken dinledi. gözümden yaş akarken sımsıkı sarıldı.. sonra oturdum bir de sevdiğim adamın dizinde döktüm gözyaşı. bilmiyorum. bugün benim için hem çok gülmeli hem de ağlamalı bir gündü. hem de deli dolu bir gündü. karmakarışık hallerdeyim sanırım. bakalım bunun sonu ne olacak? bir insan içinde tutmak yerine anlatmalı. yanınızda dostunuz olmasa bile gidin denize anlatın. o sizi çok iyi anlıyor. böyle gel-gitleri ile sanki anlattıklarınızı da götürüyor. sesi yok mu o dalgaların... öyle bir rahatlatıyor ki.. şiddeti sizin içinizdeki şiddetle doğru orantılı sanki. deniz yoksa bir suya anlatın. su da aynı görevi görür. ama deniz daha bir sağlıklı sanki bu konuda.. neyse yine çok uzattım. İçinizde bir şeyleri tutacağınıza dışa vurun işte. hak edene hak ettiğini verin. mesela ben hala biyolojik bağım olan erkeğe söverim. niye mi? çünkü anlamıyorum niye beni "babasız" bıraktığını. niye beni eksik bıraktığını anlamıyorum! 20 yıldır içimde öldüremedim onu. hala canımı yakmayı başarır, toprağın altında olsa bile. hem de hiç tanımamışken bile..neyse bu konu baya derin ve karmaşık.. demem o ki siz de içinizde tutmak yerine, canınızı yakana karşı olan nefretinizi gidin kusun. hesap sorun. niye soramayasınız ki? ayrıca canınızı yakmalarına izin vermeyin. susmayın.. bu da benim size nacizane tavsiyemdir.. bu arada maç güzeldi sanırım. büyük derbi! dostluk kazandı. tam izleyemedim ama olsundu, sonunu yakalamıştımdı :d İyi geceler millet. kendinize cici bakın. yazının başında uyarımı yapmıştım ben uzun olacak diye. kusura bakmayın bu yazıyı ayıramazdım sanırım. ne kadar hatam oldu bilmiyorum :( ve ayrıca başkalarında suç aramayın. olmayacak bir şeyi zorla oldurmaya çalışmanın bir manası yok. bir taraf bunu erken görmüş ve ilişkiyi bitirmiştir. sen kendine bakmadan bitiren tarafı suçlayamazsın. önce bir takkeyi koy önüne ve düşün. birini suçlayacaksan eğer suçlamaya kendinden başla derim ben. mantıklı olanı yapmak lazım. sizi mutsuz ediyorsa, yıpratıyorsa olmaz o iş. tabi oldurmak için elinizden geleni yapmalısınız. oturup böyle böyle demelisiniz. yani konuşmalısınız. ama bundan sonra da aynen devam ediliyorsa bitirmek lazım. burada son bulsun demek lazım. yoksa olan her iki tarafa da olur.. bunu anlamıyorlar bazen. anlayan tarafı ise suçlamak kolaylarına geliyor. kendine ne için bakmaz ki bir insan önce? niye direkt olarak başkalarını suçlar? neden yani? amaç nedir burada? kendisi sütten çıkmış ak kaşık mıdır? hiç mi siyahlaşmış bir yönü yoktur? hiç mi hatası yoktur? tabi ki vardır diyeceksiniz ama şöyle bir düşünseniz siz de bazı zamanlarda kendinize bakmak yerine direkt karşı tarafı kırmayı tercih etmiş olduğunuzu fark edeceksiniz.. umarım bu saatten sonra devam etmezsiniz.. ben yazımı bitiriyordum, değil mi? bakın yine bitiremedim.. affedin beni.. kesin bir "İyİ geceler" diliyorum size.. ya da günaydın mı desem? veyahutta iyi günler demeliyim.. İyi akşamlar da olabilir.. siz seçin hanımlar beyler merdivenden kayanlar.. merdivenden kayanlar deyince hep aklıma ilkokul zamanlarım geliyor :d ne kayardık be ortaokul tarafının merdiveninin kenarından :d neyse neyse girmeyeceğim hiç bu konulara yoksa bu yazı uzar da uzar, konudan konuya atlarız :d geleceğe bakmak lazım. geleceğe! hadi ben gidiyorum artık :d

Yorumlar

admingirll
admingirll
2 yıl
kız ben seni buldum şimdi sonda kalan birkaç kızdım zaten :)
ama bu kadar sıkı mudavimken neden bu site yöneticilerinden uzak olman tanırdım diye düşünmüştüm :)