kimimben
kimimben
bugün pazarda domates alacağım bir türlü karar veremedim . yaklaşık 40-50 tezgaha baktım 2 çeşit domates var birisi pahalı , dışı inanılmaz güzel gel beni al diyor . ama içini açıyorum bembeyaz hormonlu, tadı resmen acı denecek kadar kötü. diğer çeşit ise ucuz , dışı çamurlu ezik bir görüntü , içini açıyorum; kıpkırmızı , tadı mükemmel ama o dış görünüş varya alma diyor . yani birisinin dışı güzel , içi kötü ve pahalı . diğerinin dışı kötü , ucuz , ama içi güzel . dışı güzel olanı alsam eve gidene kadar yolda mutlu olacağım poşetimdeki domateslerin dışı kıpkırmızı ve güzeller süper bir domates aldım diyeceğim eve girip doğradıgımda hayal kırıklığına uğracağım içinin kötülüğünü görünce. dış güzelliğe aldandım , içi neymiş bunun diyeceğim . diğerini alsam yolda mutsuz mutsuz poşetteki domates çürük ezik resmen nasıl bir domates aldım ben diyeceğim , içeri girdiğimde umutsuz ve isteksiz dogradığımda içinin güzelliğini görüp şaşırıp mutlu olacağım , dış görünüşünü kötülediğimin içiyle mutlu olacağım yani. yemin ederim alt tarafı bir domates alıcam bu kadar şeyi düşündüm :d ve gene şu soruya geldik , sadece dış görünüşün güzelliği yeter mi ? domates teorisinden buraya geldik . acaba domates teorisindeki gibi dışı güzelliğiyle mutlu edip içine indiğimizde çürümüş olduğunu gördüğümüz insanlar bizi mutsuz edip hayal kırıklığına uğratır mı ? veya dış görünüşüyle burun kıvırdığımız uzak durup istemediklerimiz , içlerine indiğimizde bizi şaşırtıp inanılmaz mutlu edebilir mi ? bence domates teorim tutarlı gibi görünüyor . yazacak bir şey bulamadım bu boş şeyi yazdım . ( tamam , size ne? bunu da biliyorum anonimler yorulmayın :d )

Cevaplar

Akif Yanbak
Akif Yanbak
bi daha mı gelicez dünyaya diyip çeri domates alıyorum :d küçükler hep tatlı olur