onumarkamsobee
onumarkamsobee
e saat gece yarısını geçtiğine göre bu akşam yolcuyum diyebilirim. yolculuğa son 17 saat 45 dakika kaldı sanırım. bakayım, evet :) neyse.. uyku tutmadı. babam yine yolcu edemeyecekmiş beni. ne yapalım? nasip değilmiş demek ki :d turşumu aldım gençler. olaylar olaylar.. İçimde ölecekmişim gibi bir his var.. sabahtan beri bir şey arıyordum fakat başka bir şey buldum. bulduğumdan da memnunum da keşke merak ettiğim şeyi öğrenebilseydim bulduğumdan iyi olacaktı ama öğrenemedim :( üzülmüyorum ya, yok yok gözüme başarısızlık kaçtı :( peki pes mi ediyoruz? yok sadece askıya alıyoruz.. bana buradan biri kitap yazmamı söyledi. sizce yazmalı mıyım? bence yazmamalıyım. bir kere benim kurgu yeteneğim sıfır. ayrıca bir konuya bağlı kalamıyorum. benden yazar olmaz bence. sizce de olmaz. bunu duyar gibiyim :) bakın konu dağınıklığını şimdi kanıtlıyorum sizlere. neden yetişkinler çocukların beğenilerini, isteklerini dikkate almaz? daha doğrusu dikkate alıyormuş gibi yapıp, heveslendirir fakat sonrasında "hayir." der. çünkü kendisi beğenmemiştir. e peki niye heveslendirdi? niye hevesini kursağında bırakıyor? sonra bu oas neden sinirleniyori deliriyor, atar yapıyor? buna atar yapmayayım da neye yapayım ben atar? annemle babama hak vermeye çalışıyorum ama hak verecek bir taraf bulamıyorum. çocuklara "gidin beğenin hadi" dedi annem. babam da "siz gidin bakın." dedi. e mübarekler çocuklar beğendi, istedi. annem vazgeçirmeye çalıştı ama olmayınca bıraktı. babam gelip "olmaz o.rengi kötü. bunu alın." diyerek başka bir şey gösterdi. neymiş efendim sarı renk olmazmış. neymiş o açık mavi olmazmış. neden mi? cırtlakmış babama göre. annem de babamı savunuyor bize. kardeşim durmuş bir şey istemediğini, gitmek istediğini söylüyor. İkizinin de keyfi kaçıyor. gidelim diyen ise ağlama noktasında babamın zorlaması yüzünden. en sonunda da ağlıyor. ne için? bir ceket için! çocuğu heveslendirip heveslendirip hevesini kursağında bıraktıkları için. ulan sonunda kalkıp aldınız istediklerini. e madem alacaktınız ne bu tantana? ne diye gözyaşı döktürdünüz? her şey her zaman istediğiniz gibi olmuyor. ama çocukları da boş yere ağlatmayın be.. çünkü elinize kırılan bir kalpten başka bir şey geçmiyor. üstüne bir dahakine bir şey isteyemiyor çocuk. yine kendi beğendiği değil de ona dayatılan olacak diye düşünüyor.. bunu onlara yapmamak lazım.. konu nereye geldi yine, değil mi? aslında ben bugün babama biraz kırılmıştım. İkidir aynı şeyi yapıyor çünkü. en son bırak ben kendi hesabımı öderim diyeceğim kavga çıkacak.. kendimi zor tutuyorum. böyle olunca da rol yapmak gerekiyor. bir şey yokmuş rolünü oynamam lazım ve bu bazen çok zor oluyor. bir şey yokmuş rolünün yanında bir de mutluluk rolü var. bir şey yok ve ben mutluyum! hı ok. oradan iki kilo erik versene sen bana? anca bu kadar gerçek olabilir işte. bilmiyorum.. belki de ben anormalimdir. konu yine buraya geldi. aslında her yol bana çıkıyor benimle ilgili olan şeylerde. e kime çıkacaktı başka? bana çıkmıyorsa sıkıntı büyük zaten :d roma mıyım acaba ben? :/ sanmıyorum. gelip beni de yakmalarını istemem.. eee çocuk, sence biz nasılız? İyi miyiz? bence hafif bir sıkıntımız var. gidiyoruz diye mi tüm bu sıkıntılık hali? e gitmelere alışamadık mı daha? belki de hastalığın getirmiş olduğu bir şeydir bu da? ne dersin çocuk? sen de mi susmayı tercih ediyorsun? yapma ama böyle! susma.. susmanı istemiyorum ben senin. niye gidiyorsun? niye şu an benim gözlerim doluyor? hadi gel de neşelenelim biraz. çok fazla hüzün oluyor. her şey üst üste mi geldi yine? sanmıyorum çocuk. üst üste gelecek ne var ki? en fazla özlemim var. gitme. bak hala susuyorsun.. sen benim doktorumsun. gelip güldürsene beni! niye susuyorsun? yoksa dayanamadın mı? dayanamayıp durdurdun mu kalbini? bir elektroşok ister misin? yoksa dinlenmek mi istersin? belki de şarkı yüzünden böyledir. değiştirelim mi? geçmiş yüzünden, değil mi? kaybettiğin dostunu hatırladın.. ne dosttu ama.. her haltını dinlerdin. değerliydi senin için. sonrasında ise çıktı gitti. onunla ilgili bir şey öğrendikçe geçmişe dönüyorsun. dönerken yoruluyorsun, değil mi? ve bu sanırım benim hatam. "nasılsın?" diye sormamalıydım ben o dosta.. tekrarı yaşanmayacak çocuk. hadi kalk gel artık. yetmez mi bu kadar dinlenme? yine acımasızlık mı yapmalıyım? neyse çocuk sen dinlen hadi. ben senin yerine kendime bakarım :d bak yüzüm gülüyor.başladım yine gülüşlere :d rol olabilir bilemiyorum. belki de gerçektir :d ağlarken kahkaha atmayı denemek istiyorumdur belki de? "kayboldum, bulunmam gerek. esir oldum, kurtulmam gereeek.. zincirlendim taşlaraa.. döktüğüm onca yaşlara değmezmiş 'eyvallah!' demeek.." şu durumuma ne güzel de uydu. kayboldum gülmek ile ağlamak arasında. kayboldum doğru ile yanlış arasında. ne yapacağımı bilemez bir halde bekliyorum yolun ortasında. araç çarparsa da artık bir fatiha okursunuz arkamdan.. tanımıyorsunuz beni ama okursunuz, değil mi? :) bakın bunca yazdığımdan sonra benim farklı olduğumu düşünmeyin. biliyorum hepiniz birer şizofrensiniz. az biraz da olsa şizofrensiniz. bunu niye göremiyorsunuz? ya da görüyorsunuz ama kabullenmek mi istemiyorsunuz? şizofren olmanın ne zararı var ki? bence bir zararı yok :d gayet mutlu edebiliyor. ama dozunu kaçırmamak lazım. ne demişler? "azı karar, çoğu zarar." her şeyi tadında bırakmak lazımmış. cozutmamak lazım bazı konularda. aslında her konuda dozunu bilmek gerekiyor. aşırı dozdan ölmek istemem. tamam ölecekmişim hissi var bende şu sıralar ama bu aşırı dozdan değil de araç çarpmasından olacak gibi. tövbe bismillah ne diyorum lan ben? İnsan uyarır beni çocuk! İnsafsız günaha mı sokacaksın sen beni :/ ayıp ediyorsun ama :/ ben günaha girersem ikimiz de çekeriz bunun acısını unutma. yalnız değilsiniz hanımlar beyler merdivenden kayanlar. sizin içinizde de birileri mevcut bana göre. bir çocuk kalmış ruhunuz olmasa bile sizi tutan bir şey var orada. mantığınızı koruyor. ya da sizi uçuruma sürüklüyor. uçurumlardan korkmamak lazım. serindir oralar. ne güzel eser orada rüzgar bir bilseniz.. hele bir de altında dalgalanan bir deniz mevcut ise. düşünsenize kayalara böyle nasıl sinirle çarpıyor o su.. ve siz o suya atlayacaksınız. atlayın! korkmadan atlayın. o güzelliğe atlanmaz da neye atlanır? şaka yapıyorum bak, sakın ciddiye alıp da atlamayın. ben atlayabilirdim ama siz yapmayın. ne gerek var atlayıp da etrafınızı üzmeye? sizi sevenleri yani. etrafınızın hepsi sizi sevmiyor olabilir. bir de sizi seveni sizin sevememe gibi bir durum mevcut. bakın fark ettiniz mi işin içine "sevgi" girdi ortam karıştı. ben daha da buralarda durmam. atarım kendimi o uçurumdan. ya ama cidden rüzgarı muhteşem. gözünüzün önüne bir getirsenize.. oturmuşsunuz uçurumun kenarına, aşağıdaki suyun kayalara çarpma sesini dinliyorsunuz. esen rüzgar saçlarınızı dağıtıyor. gözlerinizi kapatmayı unutmadınız, değil mi? kapatmasanız da olur orada otururken ama şimdi hayal ederken kapatın.. aahh aah.. "benim bura afet yeri.. yangında var deprem de. hangisini anlatayım ki? kimmiş beni söndürecek? ateşim dinsin diye okyanusa sığınamam ki.." İyi geceler millet. ben yine bir şeylerin etrafında bulundum fakat içime değinemedim gibi. kendinize cici bakın. aileden ayrılmak koymuyor da ölürsem ne yapacaklar acaba düşüncesi koyuyor bana..

Cevaplar

onumarkamsobee
onumarkamsobee
aman ne olmuş yani o yağdan? hıh bende de var :d spor yaparsın gider :d