onumarkamsobee
onumarkamsobee
eveet söz verdiğim yazımı yazıyorum :d bakın ben uyarımı yapmıştım sizlere uzun bir yazı olacağına dair. bu yazıyı da önce word’da yazıyorum fakat baştan söyleyeyim sayfaya dikkat etmeyeceğim. eğer unutmazsam en son kaç sayfa sürdüğünü de not düşerim :d evet gençler bugün çok güzeldi. durun unuttum “sevgili günlük” demeyi. siz benim yerime demişim sayın.. neyse bugün önce sevdiğim adamla daha sonrasında ise sevdiğim dostumla vakit geçirdim. ne kadar da güzeldi gelin bir de bana sorun. sabah sabah istediğim saatte uyanamadığım için apar topar çıktım ama yine de günüm güzel geçti :d ulan sevdiğinin yanında olmak ne kadar da çok huzur veriyormuş insana. uykusuzluğunu, dertlerini, kafasına taktığı daha birçok şeyi unutturuyormuş insana. bir de onunla dertleşiyorsun. sevgilim dediğin kişi aslında senin dostun, kardeşin, arkadaşın, annen-baban, kısacası her şeyin, oluyor. ki olmalı da. onunla her derdini konuşabilmeli insan. yer ve zamana göre farklı kişiler oluyor hayatınızdaki ama en önemlisi ise sizin olması. yanlış anlamayın, bir eşya gibi demek istemiyorum. bir eşya düşünüp karar veremez kendi başına. ama sevdiğiniz için “o benim!” diyebiliyor insan. ne güzel bir duygudur bu.. hiç farkında olmadığı yanlarını keşfediyor. dili tutulmadan konuşan biri nasıl susacağını fark ediyor.. gülüşünü görebilmek için kırk takla atmak neymiş onu öğreniyor. sadece oturup onu izleyerek nasıl mutlu olunur onu keşfediyor.. öyle işte. kısacası böyle. ah bugün bir de hava kapalıydı ya hani. ben dakoh’la buluşmak için benzin’in karşısındaki sahile giderken sahil kenarından yürüdüm. hatta bildiğin dalgaların içinden yürüdüm. bir kulağımda hafif hafif müziğin sesi, bir kulağımda ise dalgaların sesi. dönüp bakıyorum denize ve rahatlıyorum. bazen çalan şarkıya da eşlik ediyorum. ne güzeldi. yürürken vefat etmiş bir deniz anası gördüm  ne kadar da üzücü.. kıyıya vurmuş. üzüldüm onun için. genç gibi de duruyordu. bu genç yaşında hayata gözlerini yummuş.. bir de iki sevgilinin kalp içine adlarını yazdıklarını gördüm sahile. a bir de iki erkek arkadaşın, belki de homoseksüeldirler bilemiyorum, isimlerini yazıp araya sonsuzluk işareti çizdiklerini gördüm.. a bir de gerizekalıca bir şekilde çöplerini, daha doğrusu yaktıkları iç çamaşırı ve kalp şeklindeki kutuyu, denize atanları gördüm. görmez olaydım bu son seferkini. daha sonra ise gittim kuma oturdum altıma çantamı alıp. oturdum ve denizi izlemeye başladım. o an ise arka fonda dalgaların sesi ve “divane aşık gibi” şarkısı eşlik ediyordu bana. şarkıya hafif bir ses tonuyla eşlik ederken biraz biraz sakinleştiğimi hissettim. aslında birden kalkıp da denize atlamayı düşündüm. kendisine çekti beni. belki de dakoh gelmeseydi biraz daha ben atlayacaktım denize üstümdekilere bakmadan. sırılsıklam olup çıkacaktım. ama işte dakoh geldi ve benim düşünceler durdu. ne düşündüğümü boşverip ona odaklandım. bıraksa daha otururdum orada denizi izleyerek. ama tabi ki bırakmadı  ah o deniz yok mu o deniz… özlemişim be abi.. seviyorum onu. ben konuşmadan bile beni anlayarak dalgalanmasını seviyorum. dalgalarını ayaklarımın ucuna kadar getirip sakince geri götürmesini seviyorum. bazen ise “dikkat et” dercesine beni ıslatmasını, benimle oyunlar oynamasını seviyorum  seviyorum abi ben bu denizi.. ben suyu sevmezdim önceleri ama bayadır seviyorum. arındırıyor beni içimdeki siyahlardan. beni az da olsa insanlığıma geri döndürüyor. o da beni seviyor biliyorum.. ah bir de rengi yok mu onun, beni benden alıyor.. ulan sen nasıl bir renksin öyle? tarifi yok, anlatılmaz, gidilip görülür.. dakoh’la da ne güzel sohbet ettik. bak onunla konuşurken de zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. umarım o da biraz rahatlamıştır :/ rahatladın, değil mi dakoh’um? :/ İyi biri, hem de çok iyi biri. üzülmeyi hak etmediğini düşünüyorum ben onun. böyle bir pozitifimsi bir şey görseniz. konuşmaya doyamazsınız onunla :d kısaca bu desem yeri. nazar olmasın sonra. yoksa yazacak çok şey var hakkında :d dakoooh duy sesimi, seviyorum seni kız :d islandırtmadı bizi bir. hemen açtı şemsiyeyi. ama onunla izlediğimiz sanat filmi de çok güzeldi. merak ediyorum ben onu. İzleyeceğim senden ismini öğrenip  veee ondan ayrıldıktan sonra yağmurda yürüyerek durağa gittim. yağmura bayılıyorum. normalde hızlı yürüyen ben, sırf yağmur yağacak veya yağıyor diye yavaşlığı zirvesinde yaşıyorum :d bir gün yağmur çiseliyorken “e hadi la yağsana adam gibi. bak yolumu uzatıyorum senin için.” demiştim ve tabi ki babamın şarap çanağını görmüştüm :d bir bastırmıştı ki sormayın gitsin. sırılsıklamlığı da zirvesinde yaşamıştım o gün :d annem eve geldiğimde “bu ne hal?” demişti. e anne yağmurun altında geliyorum, yollarda sel şeklinde sular akıyor. ne bekliyordun ki benden? kupkuru gelmemi mi? yağmuru sevmemden mütevellit şemsiye taşımam ben yanımda :d İhtiyaç duymam çünkü. ben yağmurun altında sırılsıklam olmaya aldırmayıp voleybol bile oynadım. :d bildiğiniz üzere kalktım e1’e bindim fakat çarşamba duraklarını kaçırdım bu sitede dolanırken. nasıl dikkatimi vermişsem artık buraya. bir de e1 şoförü abiden laf yedim :d bana sormuş nerede ineceğimi fakat bende kulaklık olduğu için duymamışım.. bu kulaklık yüzünden başım daha ne kadar derde girecek acaba? bir de durağa kadar geri yürüdüm.. pişman mıyım? hayır :d niye mi? hava soğuktu çünkü ve yürümek güzeldi :d garip zevklerimin olduğunun farkındayım. mesela bu yazıyı yazarken turşu yiyorum. o kadar çok turşu sever biri değilim aslında. evde elimi bile sürmem çoğunlukla ama buraya geldiğimde geçen yıldan beri sürekli yer oldum. geçen yıl evden 4 tane turşu getirdim 5 kiloluk bidonlarda.. ama çok güzel yapıyor teyzem, ben ne yapayım? yurtta da iyi gidiyor.. neyse uzun lafın kısası bir şarkı var çok sevdiğim olabilir şu an.. ama harika ya.. sözleri de etkiledi beni hem de yabancı olmasına rağmen. daha sonra genel anlamda şarkılara zeki müren’den ah bu şarkıların gözü kör olsun diyorum ve yoluma bakıyorum. bu devirde, devri de geçtim hayatta kolay hiçbir şey yok. ki biz insanlar kolay olanı değil de zor olanı elde etmeyi istiyoruz. çünkü zor elde edilenden kolay vazgeçilmez.. dertler çok, peki bu dertlerin dermanı? elbet hepsininki gelecek. her şey atlatılır. yeter ki pes etmemeyi bilip savaşalım.. düşsek de ayağa tekrardan kalkabilelim.. İyi geceler 

Cevaplar

egoistpanda
egoistpanda
odaklanmak demeyelim de dikkatimi o yöne çevirdim diyelim.asil onemli olan da ora degil mi ama yani