dakoh
dakoh
yani, sanki yeterince sorunsuzmuşum gibi başıma gelenlere bir bakın a be dostlar! sabahın köründe okuluma gelmişim, girişte her sabah olduğu gibi bu sabah da dikilen minnoşu seveyim dedim, biraz hunhar sevmişim diye hem dişlerini geçirdi hem de tırmıkladı, gün içinde vakit bulamadım diye bi doktora görünemedim. dersler de akşamın karasında bitiverdi, koştum acile, anlattım böyle böyle. beni direk araştırma hastanesine yolladılar. neden? ellerinde kuduz aşısı yok! 😒 bu nasıl tıp fakültesi ulan şeklinde sansürleyebileceğim türden küfürlerle çıktım zar zor gittim araştırmaya, sol koluma tetanos aşısını, sağ koluma kuduz aşısının ilk dozunu yedim. yarın da tekrar hastaneye gitmem birkaç işi halletmem gerekiyormuş, ve ders asmam gerek bunları yapabilmek için 😭 hastane faslını kapatıp yurda geldim, baktık yiyecek bir şey yok, biricik dostlarımdan biriyle çıktık dışarıda yiyelim diye. İyi güzel yedik de. azıcık da tatlı gömelim dedik pastaneye gittik balkonda otururken öyle bir hapşırdım ki, boynumun ön tarafı tutuldu! kollar hareketsiz, kafa hareketsiz, daha fazla ne dert olabilir demeye kalmadan, yurda dönerken bir de ne farkedeyim?! botlarımın tabanı uçmuş terkediyor beni 😭 şimdiyse girişe 15 dakika kala uzun sahil yürüyüşlerimden birini yaptım aynen devam ediyorum yürümeye. biri beni okusun ya. yemin ederim anlam veremediğim türden bir şanssızlık var üzerimde. ha, son bir buçuk ay içindeki üçüncü grip vakamı yaşadığımı yazmayı unutmuşum! zorun ne benle gadeeer ! 😬😬😵😵😦

Cevaplar

onumarkamsobee
onumarkamsobee
unutmadan ben de okudum canım :)