onumarkamsobee
evet hanımlar beyler merdivenden kayanlar. telefoncuğuma geçmiş olsun dileklerimi ileterekten yazıma başlıyorum. evet evet ben telefonumun ekranını çatlatmış, içten halletmiş bulunmaktayım. artık kendisine dokunanı tınlamıyor. kalibrasyonları da halloldu tabi. ve böylece oas da sosyal ağlardan olabildiğince uzakta yaşıyor. bilgisayarını da hayırlı bir iş için vermiş bulunmakta. siteden ayrı kaldı mı? hayır, tabi ki. girdi, okudu fakat ne yorum yazabildi ne de mesaj yazabildi. yedek telefonu buna izin vermedi. şu anda ise bu yazıyı @kizakurda'nın bilgisayarını çarparak yazıyor. evet, yanlış duymadınız. ben bilgisayarı gidip odasından aldım. bana bir şey demeyeceğine eminim çünkü. öyle bir ilişkimiz var. onu da geçtim, hayırsızlar insan bir merak eder. öldü mü bu oas der.. öldüğünü düşünüp bir fatiha okutur.. dakoh'u hariç tutuyorum. onu da geçelim ne 3 gündü ama.. teyzeme telefonu kızışını duymaya hazır olmadığım için söylemeyi ertelemiştim fakat kadın 11.11.2015'ten beri whatsapp'a girmememden şüphelenmiş :d aradığında açmadığım için de bir şey oldu sanmış. telefonu duyunca "malımı biliyorum da yedek telefon verdim." dedi. haklı kadın :d annemin deseniz daha haberi bile yok. bir de onun kızışını dinlememek için söylemedim. yakında teyzemin söyleyeceğini düşünüp es geçtim daha doğrusu.. zaten işleri beni çekiştirmek. daha doğrusu diğer fertlerin beni teyzişime şikayet etmeleri.. İşlerine gelmediğinde "şu kızına bir şey söyle meleksuh" vb. şeyler söylerler.. ama ben cübbeli fotoğraf atayım, hemen hepsinin kızı olurum.. neyse neyse bunların dışında gittikçe erken uyumaya başladım. nedenini ben de bilmiyorum. aslında uyumak istemiyorum ama birden uykum geliyor. yakın zamanda "saat on, yatağa kon." felsefesine geçeceğimi düşünüyorum. ama bu felsefe benim doğama aykırı.. yani sabahın 4'ünde yatıp uyuyan ben nasıl akşam 22'de uyurum ki? bunun sorumlusu telefonumun olmaması sanırım. kendi durumumdan çıkardığım sonuç şu: ne kadar da akıllı telefonu olmadığı için "saat 22.00, yatağa kon." prensibine geçen bir oas. farkındayım çok fazla "ne kadar da ..." cümleler kuruyorum. bu cümlenin nereden çıktığını da daha dün öğrendim. tamam beni taşlamayın. ben gündemi pek takip edemeyen bir insanım. olabilir yani bu. ve geriden geliyorum. aslında böyle cümle kurmamın sebebi, bu şekil cümle kurulmasını sevmemem. yani ben kınadım ve kınadığımı yaşıyorum. ne demişler? bir insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. acaba ölümüm yakın mı? neyse, yakınsa da yapacak bir şey yok artık. allah sonumuzu hayretsin. şu kadar uzun yazmamın sebebi aslında kafamı meşgul etmeye çalışmam. meraktan ölüyorum ben şu an. uzun zamandır ortalarda yok ve telefonu kapalı. kötü senaryo kurmakta da benim üstüme yoktur. bu huyumdan nefret ediyorum. çok güzel kötü senaryolar kurarım. bu yüzden beni pek merakta bırakmamak lazım. İki saniye sürmez sizi hakkı rahmetine kavuşturmam, her ne kadar siz mutlu mesut bir yerlerde yaşıyor olsanız da. tam şu anda erke uyumamın sebebini bulmuş olabilirim. farkındayım konu dağıldı. uzun zamandır konusu semra kaynana'nın deyimi ile "daldan dala" atlayan bir yazı yazmıyordum. uyuyorum çünkü ben yine kaçıyorum sanırım düşünmekten. düşünmem gereken bazı şeyler var ama ben düşünmek istemiyorum. düşünmek istemediğim içinde kaçıyorum. biliyorum bu kaçış sonsuza kadar sürmez. ki bu dünyada sonsuzluk diye bir şey yok. yani hiçbir şey sonsuza kadar sürmüyor. böyle bir dünyada nasıl bekleyeyim ben kaçışımın sonunun olmayacağını? beklemem tabi ki.. neyse velhasıl olabildiğince ileri bir zamana erteliyorum düşünme işlemimi düşünmem gerekenlerle ilgili. "amaaan elbet bir gün düşüneceğim." diyorum :d kafamın içince bin bir tilki dolanıyor. ama her nasılsa birinin kuyruğunun ucu birinin ağzının içine girmiyor sanırım. nasıl beceriyorlar bak ben de merak ediyorum. tabi ki cevabını bilmiyorum. bin bir tanesini say deseniz sayamam. laf böyle kullanıyormuş, geleneğe uyayım dedim ben de.. ama biliyor musunuz mutluyum ben. düşünmem gereken şeyler olsa da, şu lanet olasıca dersler olsa da ben mutluyum. annemin beni gezenti bir kişilik olarak görmesi umurumda bile değil. çünkü birinin varlığı son 37 gündür beni sakinleştiriyor. moralimin öyle bozuk kalmasına izin vermiyor. ama abilerim, ablalarım, kardeşlerim böyle bir tatlılık olamaz.. maşallah maşallah. sevdiğimle olabileceğime dair inancım yoktu benim. bu inancı geçtim birinin beni gerçekten sevebileceğine, benim için benden fazla korkacağına inanmazdım. ama öyle biri geldi ki bazen ben bile korkuyorum artık kendim için. onun bana karşı olan sevgisini taşıyamamaktan da korkar oldum. şaşırıyorum beni bu kadar çok sevmesine. "nasıl sever ki beni?" diyorum. cevabım yok. nedensiz sevmek diye bir şey varmış. şu an inanıyorum buna. birini sevmek için bir sebebe gerek yokmuş. sorsalar bilmediğimi söylerim sebebini. gerçekten bilmiyorumdur. ama birden 32 diş olur suratım. neden mi? aklıma o gelir. gülüşü, bakışı, konuşması, saçmalamalarımız... kısacası her şeyi gelir. e bir insan sevdiğini düşünürken nasıl gülümsemez? mutlu olur daaa. ben de mutluyum işte. :d mutlu olamayacağını düşünen ben bile mutluyum. maşallah diyelim. ve alakasız olur mu bilmem ama salih yılmaz-yaylanın çimenine diyelim.. hüzünlü biraz ama seviyorum bu şarkıyı :) telefonumun kırıldığı gün olması lazım, kafede çalıyordu biz tavla oynarken. ah o acılı gün.. neyse sözlerine gelelim biz.. "karşiya çimenlerun ne da güzel suyi var. derdumden türkü derum, eller bilur huyi var. yaylanun çimenine yattum uyuyamadum... yar senden başkasini gönlüme koyamadum.." ama bakın ne de güzel.. salih yılmaz'ın yüreğin gözyaşları da çok güzeldir bu arada. söylemeden geçemedim. o kadar da uzun yazı olmadı. 3 günün acısını çıkartmadım bu yazımda. kendinize cici bakın. biraz oradan oraya atlayan bir yazı oldu.. odn senin durumunu da merak ediyorum ama o işin karışık olduğunu söylemişsin tabutta'ya.. İyi akşamlar omüdedikodu..

Yorumlar

lacivert
lacivert
1 yıl
oas günaydııııın :d bikaç gündür nerelerdesin diyemeyeceğim ben de yoktum ve kimse benim yokluğumu da farketmemiş :d ama ben olsaydım senin yokluğunu hemen farkederdim.tekefonun için üzüldüm geçmiş olsun. tez zamanda yaptır ve aramıza dön. hmmmm başka ne dicektiiiiiim hı bir de maşallah diyecektim :) ama yazı öyle uzun ki ne için dediğimi unuttum 😜 yok yok şaka unutmadım mutluluğunuz daim olsun.