dakoh
dakoh
kendimle alakali cozemedigim seylerin agir yikintisi altinda ezildigim bir safak vakti daha... birisi bana etrafima ordugum ve kimseleri iceri almadigim turden duvarlarim oldugunu soyledi. "seni anlamami zorlastiriyorsun, sanki anlasilmayi bile istemeyecek kadar uzak tutmaya calisiyorsun insanlari ve bu da beni korkutuyor cunku bunu yapmayi istiyorsan gercekten kocaman bir sorunun var ve bunu tam anlamiyla kusup onunla barisamiyorsun." aynen bu cumlelerdi duyduklarim. sokun etkisiyle aglamamak icin tutmaya calismistim kendimi ama basaramamistim. sir gibi sakladigim ve cok az kisiye anlattigim sorunumun varligini hissetmisti bunu bilmesini istemedigim bir kisi ve bu beni olesiye korkuttu. neden bilmiyorum ama korkuyorum. elimde olmadan, sanki hayatim tehlikedeymis gibi korkuyorum. evet var bir sorunum. ama ben sorunumun ne olduguyla ilgilenilmesini istemiyorum. bununla barismak, onu kabullenmek, su an sahip oldugum kisiligin - her ne kadar her yeri catlamis bir kisilik de olsa- olusmasinda bunun etkisinin buyuk oldugunu bilip kocaman sarilmak istiyorum ona. ve butun bu dediklerimi yapmak icin ihtiyacim olan tek bir sey var: yontem. evet bu kadar basit. yapmak istedigim seyin ne oldugunu biliyorum. ama nasil yapacagimi bilmiyorum. yalniz olmadigim halde yalnizligin tum semptomlarina sahibim ve bu da o kocaman, yuksek duvarlarim yuzunden. bu duvarlardan iceri ya bana o yontemi ogtretebilecek olan kisi ya da yanimda benimle bu derdi sirtlayacak insanlar girebilir. bu kadar yalniz olmayi ben istemedim, ama oluverdim iste. kafasindaki fikirlerin surekli degistigi, kendisiyle celisen ve tutarsiz bir insan oldum ciktim. cocukluk korkularim tarafindan kovalanmak istemiyorum artik. yere dusmekten, kolumu bacagimi incitmekten korkmak istemiyorum. en onemlisi kalbimin kirilmasindan korkmak istemiyorum. oyle anlar oluyor ki ben su an icinde oldugum bu yataktan disari bir adim atmaya korkuyorum. ne sacma ama!! her uyandigim gun, kafama dusunulmek uzere eklenecek sacma sapan takinti konulari demek, ve uyumam gereken her gece beni lanet gecmise goturecek korkunc kabuslarla bogusmak zorunda olmak demek. okula gitmem gereken her gun, butun arkadaslarimin arasinda yalniz hissedecek olmam demek. eve gidecegim her haftasonu kendi yatagimda yerimi yadirgamak demek. hadi bir sarkidan esinlenelim: gidecek hicbir yerim yoksa nasil kayip olabilirim? kayip degilim. oldugum yerdeyim, bir haritada herhangi bir noktadayken kayip degilim. ama korkuyorum. attigim her adimdan ya dusersem diye korkuyorum. tuttugum her elden ya bana ihanet ederse diye, guvendigim her insandan ya beni kullanirsa diye, diye, diye... liste uzun, gece kisa, gunes dogmaya basladi bile... yapmam gereken cok sey var ve diger tarafta da yapmadigim cok sey... iyi uykular sevgili dedikodu....

Cevaplar

kayipgalaksi
kayipgalaksi
o duvarların temeli kolay kolay atılmıyor. birçok şey yaşıyorsun ve bunun sonuçlarını zamanla fark ediyorsun. ve bunları fark ettiğin zamanda işte yavaş yavaş o temel atılmış oluyor. sonra farkına varıyorsun ki o temel o kadar güçlü olmuş ki üstündeki kalın, yüksek duvarlar seni ve duygularını düşüncelerini hislerini dışarı sızmasına dahi izin vermez olmuş. ve o duvarlarıda başkası kolay kolay yıkamaz. sen istemediğin sürece. seni gerçekten çok iyi anlıyorum çünkü bende o duvarlara sahibim. ama mutluyum ben gri duvarlarımla :)
anonim
anonim
ablacım duvar gibi yazı yazmışsın bi çıkıp hava alsan geçerdi aslında
dakoh
dakoh
duvarlarımla ben de mutlu olabilirim ama en içeride bir barış yönetimi kurabilmeliyim en önce. İstediğim onları yıkmak değil, onlara sahip olurken aynı zamands içeride güçlü mü güçlü bir kale barındırmak 😞