poseydon
poseydon
1 yıl
her adımımızda her hareketimizde bir acelecilik almış başını gitmiş. o kadar yüksek bir seviyeye gelmiş ki bu aceleciliğimiz zaman öldürmek için yaptıklarımızda bile acele eder hızlı davranır hale gelmişiz. bakıyorum insanlara , kendime bakıyorum hep bir acele olma hızlı olma durumu var. sürekli bir şeylere bir yerlere yetişmeye, ulaşmaya çalışıyoruz ve bunu gelişi güzel bir şekilde yapıyoruz. öyle plansız programsız yarım yamalak yapıyoruz ki bu işleri bundan olacaktır ki hiçbir işimiz yolunda ve istediğimiz gibi gitmiyor ve aceleyle bu duruma üzülüp hemen olma ihtimali daha az olan şeylerle bu boşluğu dolduruyoruz veya daha saçma bir şekilde yeni yollar aramadan direk bunun yolu bu diyor ve kesin bir karara varıyoruz. sonra boş bir sokakta yürürken gece vakti yavaşça sakin ve o kadar yavaş ve ayni zamanda hissederek gökyüzüne bakıp bir nefes alıyoruz. bu nefes bizi yalın ayak bulutların üzerinde yürütürcesine sevindiriyor. ama biz aceleyle hemen ikinci nefesi alıyoruz. neden acele ettiğimizi bilmeden. kırık dökük , yarım yamalak bir şekilde bir şeyler başarmaya çalışıyor başaramayınca da öyle bir hayal kırıklığına uğradığımızı sanıyoruz ki ancak sanabilecek ve idrakın farkına varacak kadar beklemeden , düşünmeden hemen dönüyoruz aceleciliğimize. sakin bir yürümenin,yavaşça okumanın bir kitabı verdiği o müthiş hissi bilmeden geçip gideceğiz diye hiç bir endişeye düşmeden sadece gün geçirmeye devam ediyoruz. herkese sakin akşamlar.

Yorumlar