poseydon
poseydon
1 yıl
her gün biz insanlar yaşamak, yaşayabilmek, daha iyi yaşam standartlarına sahip olmak, mutlu olmak , güzel olmak, sağlıklı olmak vs. için sürekli bir gayret içindeyiz. evet,evet belki farkında değilsin ama sen de gayret ediyorsun kendine bile çaktırmadan. peki yaşadığımız hayat çok mu kötü. bu soru kişiden kişiye değişir. ancak hala yaşıyorsak yaşıyorsan hala o kadar da berbat değildir. ee peki nereden geliyor biz insanlardaki bu doyumsuzluk. kitap okuyan birisi bile daha fazla okumak istiyor( hakli olarak). daha fazla kazanmak, birinci olmak, diğerlerinden daha iyi daha basarili olmak ya da sadece belirli bir düzeye gelmek şimdilik. gerisi, gerisini daha sonra düşüneceği için , emin adımlarla ilerlemek için bunu yapanlar da var. ya da tamamen hayalperestler. peki neden bu kadar yaşama isteğimiz var. neden bu kadar bağlıyız veya bağımlıyız hayata. karnımız doyuyor neden daha güzel daha iyi yemeklerle doymasın ki diyoruz. evet hepimizin hayatında ölmek istediği artık yaşamak istemediği zamanlar olmuştur veya olacaktır. peki artık yaşamak istemediğimiz zaman hangimiz yastığı boğulana kadar yüzüne bastırmaya devam etti ya da hangimiz deneyebildi bunu. ne kadar denersek deneyelim yaşantımıza bu şekilde son vermeye çalışmak gerçekten zor. öylesine bağlanmışız ki yaşantımıza böylesine bir yöntem denerken bile gülünç geliyor en başta sonra bunu başaramadığımız için yine bir hüzünler çemberi bir mutsuzluk sarıyor etrafımızı, içimizi, dışımızı. ama yaşamaya devam ediyoruz. hatta oyle zaman oluyor ki ölmekten nefret edercesine , korkarcasına veya hiç düşünmeden ölmeyi sadece yaşıyoruz.ve bütün bunları yaptıktan sonra izlediğimiz dizilerde, filmlerde ve okuduğumuz kitaplarda zombileri eleştirmekten asla geri kalmıyoruz. bunlar da diyoruz insanları yemeye doymadı. hiç sormuyoruz kendimize. biz doyduk mu birbirimizi yemeye diye. bir başka ironi de burada giriyor işin içine bize yani daha hiç ölmemiş olanlara yaşamak için her şey yapmak serbestken-en azından bu bize göre böyle- neden en az bir kere ölmüş olan zombilere serbest değil ve neden bunun için filmlerde, dizilerde ve kitaplarda hatta ve hatta bilgisayar oyunlarda bile sürekli bir eleştiriyoruz onları. şimdi biraz empati yapma zamanı. adamlar ölmüş sonra dirilme şansını bulmuşlar bir şekilde ve bu yarı ölü yarı yaşayan yaşantılarını devam ettirmek için insan etiyle ve kanıyla beslenmeleri gerekiyor. biz olsam biz de beslenirdik insanlardan. bence burada bizim asıl eleştirmek isteyip eleştiremediğimiz husus onların yaşamak için bizimle beslenmesi gerektiği. o kadar korkuyoruz ki bu gerçekten kendimize bile söyleyemiyoruz bu gerçeği çoğu zaman. en basitinden şöyle bir örnek vermek istiyorum. bir insan bir hayvanı öldürüldüğünde çoğu zaman bunu duymayız, haberimiz olmaz bu durumdan. ama bir hayvan bir insanı öldürüldüğünde bırakın öldürmeyi yaraladığında hatta kovaladığında bile hemen haberlere çıkıyor. o hayvana veya hayvanlara hemen vahşi, avcı ,katil gibi sıfatlar takılıyor. ee peki hayvan öldüren insana neden takılmıyor çoğu zaman bu sıfatlar. aslında çok farklı bir yere bağlamayı planlamıştım bu yazımı lakin buraya varması da iyi oldu. hayvanlara iyi davranıp zombileri eleştirmeyelim artık.herkese sevgili akşamlar.

Yorumlar

anonim
anonim
1 yıl
@poseydon sorduğum için özür dilerim cevaplayıp cevaplamamak da sana ait ama bunu sormam lazım bugün otogar minibüsüne bindin mi?
onumarkamsobee
bir hayvanı öldüren veya yaralayan insan(!) ne zaman duyulur ki? çünkü diğer insanlar bunu olağan bir şey gibi görürler. olması gerekiyormuş gibi. ama bir hayvan yapsa bunu, dediğin gibi hemen duyulur. üstüne üstlük bir de hayvana hakaret edilir. niye kimse düşünmez, "acaba o insan o hayvana ne yaptı da hayvan ona saldırdı?" bir hayvan neden durduk yere birine saldırsın?
poseydon
poseydon
1 yıl
@anonim_bayan hayır
poseydon
poseydon
1 yıl
@oas aynen. insanlarin sebepsiz yaptığı onca kötülük nlrmal karşılanırken bir hayvanın kendini savunması dahi nelere yorumlanabiliyor
anonim
anonim
1 yıl
@poseydon tamam tesekkur ederim
onumarkamsobee
çünkü o onların türünden değil. gerçi bir insan, kendi türünden insanlarla bile bir şey hakkında empati kuramıyor. biz de durmuş bir hayvan ile empati kurmasını istiyoruz. bir hayvanın davranışlarının sebebini sorgulamalarını istiyoruz..