poseydon
poseydon
1 yıl
yükseliyor yükseldikçe yaklaşıyoruz da gökyüzüne. sanki istemeden ve düşeceğimizi bile bile yapıyoruz bunu. güneşli bir aralık gününde bir yaprağın dönerek düşmesi gibi bizimkisi. bize yaprak dönerek düşüyormuş gibi geliyor da acaba yaprakta böyle mi hissediyor. belki dönen biziz. ya da ortada donen bir şey yok. ve hatta ortada yaprak bile yok. belki hava bile güneşli değil. hatta belki de aralık ayında bile değiliz. zaten bu aylar biz insanların ortaya sürdüğü hava değişimlerini ince mevsimlere sonra o zaman aralıklarında yaptığımız işlere gore on ikiye bölümlendirdiğimiz isimlerden ibaret değil midir. sonra durmadık, yetmedi bu bize bu aylardan herhangi birinde doğan insanlara farklı vasıflar yükledik.belki hiç sahip olmadığı hatta olamayacağı özellikleri, onda varmışçasına inandırdık onu. ve kendimizi. hemen inandı o da biz de. çünkü biz insanlar olarak severiz kendimize başkalarının sebebi ne olursa olsun vasıflar ve özellikler yüklemesi hatta gereksiz bile olsa bizi övmelerini severiz. kimi diğerlerinin kendisini övmesini sever kimi de kendi kendini övmeyi sever. neden bu kadar takdir edilme ihtiyacı içindeyiz ki. hem diğerleri beni ,seni veya bizi takdir etmese ne olur. biz yine yapmış olduğumuz şeyi yapmış oluruz. sadece takdir edilmemiş oluruz ki bu da daha güzeldir ve daha önemlidir. takdir edilecek bir isi bu beklenti içine girmeden yapmış oluruz. ve bu şekilde daha mutluyuzdur. ya da en azından ben böyle olduğumu düşünüyorum.ama o takdir eden kısım bazen sen istemesen bile onlara söylememiş duyurmamış olsan da bu durumu illa ki her şeyi mahvedecek ve takdir etme isteklerini kendilerini tatmin etmek için senin bu durumunu kullanarak gerçekleştireceklerdir. peki ne oldu şimdi herkes tatmin oldu da sen oldun mu veya biz olduk mu. bir de bahsettiğimiz, insanlara yüklediğimiz daha doğrusu onlarda olan özellikleri gördüğümüz ve farkına vardığımız kişiler de elbette vardır. ama dediğimiz gibi gerçekten de takdir edilmeye ihtiyacımız var mıdır? ya da gerçekten bir ihtiyaç mıdır takdir edilmek.

Yorumlar