onumarkamsobee
onumarkamsobee
bir şeyler var.. bir şeyler oluyor.. neler olduğunu fark edemiyor insan. mesela bakınız bugün oturup deli gibi ders çalıştım. kafam boşaldı mı? evet boşaldı.. sonrasında şansıma yiyecek bir şeylerin olduğu bir yer açıktı yakınlarda. ama hava nasıl soğukmuş.. soğuktu cidden.. sanırım üşüttüm.. ama bence üşütmedim. dikkat etmeme rağmen üşütmüş olma ihtimalim yok. ama hangi durumda bir ihtimal %100 tutar ki? tutmaz :d oturup bir insan kendiyle kalmak ister, değil mi bazen? sadece kendisi olsun ister. ama olamaz, değil mi? bu genelde böyle. bazen insan kendi kendisiyle kalamıyor. ne yaparsa yapsın kalamıyor. etrafında o kadar kişi varken gidip saklanmak istiyor bir yerlere. sessiz sedasız kalkıp gitsen, yine de fark etmezler seni. belki de edecekler. ama geç kalmış olacaklar büyük ihtimalle. ya da sana öyle geliyor, biliyor musun? aslında onlar senin farkındalar. daha doğrusu senin varlığının farkındalar. fakat sen farkında olduklarını bilmiyorsun. onlar da farkında olduklarını gösterme gereği duymuyorlar. sen ise "ben yalnızım bu kadar kalabalığın içinde." modundasın. ondan sonra ise bir triplere giriyorsun ki çıkartabilene aşk olsun. herkesin fark etmesine ne gerek var ki seni? fark etmesi gereken ediyor.. size bunları diyen oas da bazı zamanlar kendisini sevdiklerinin yanındayken yalnız hissediyor, kalkıp gitmek istiyor. bunu belli de ediyordur belki. bilmiyor ki belli edip etmediğini.. ama oas'ın amacı fark edilmek değil. çünkü farkında fark edildiğinin. ama işte bazen gereksiz de olsa kabuğuna çekilme isteği geliyor insana. sonra... sonrasında ise tabi ki kaybolmuyor bir yere. aynı hayata devam ediyor hem de aynı şekilde. bu ne kadar mı oluyor başarılı? İşte onu bilmiyoruz. bir yerde patlak veriyor insan. bir yerde biri anlıyor.. hissediyor.. çünkü oturup kurmaları başlıyor insanın. kurmaktan ziyade beynini koca bir "neden?!" sorusu kemiriyor. her düşüncesinin kapısı bu "neden ...?" gibi bir yola açılıyor. o yola giriyorsun. hem de hiç düşünmeden giriyorsun. sonuç mu? çıkmaz sokak :d en azından benim için çıkmaz sokak. korkuyorum. evet, evet, kabul ediyorum bu sefer. korkuyorum artık yalnız kalmaktan. ya aslında anasını satayım bu soru için yalnızmışım ya da değilmişim, hiç fark etmiyor ki. İstediği zaman, sanki benim beynim dingo'nun ahırı, çıkıp geliyor. "hani bana çay yok mu? yoksa kahve de olur." diyerekten oturuyor. ben ve çocuk, o anımıza mı odaklansak, yoksa ona olacağımız misafirperverliğe mi? şaşırıyoruz. sonunda tabi ki ikiye bölünmüş bir insan çıkıyor gerçek hayata. beynimde yine dönüyor "neden? neden? neden?" diye bir şeyler. cevapları yok. bilmiyorum. belki de sebep aramayı bırakmalıyım. veya "gel korkmuyorum." demeliyim o soruya. ama böyle havadan demeyeceğim, kendimden emin bir şekilde. gıkım çıkmıyor ama iş eminliğe geldiğinde. İnsan neden her şeyde bir sebep arar ki? aha bakın ben bu durumu sorarken bile sebep aradım.. İstemeden de olsa aradım. her şeyin bir sebebi olmalı bana göre. nedensiz bir şeyin olması saçma. evrende her şey neden-sonuç ilişkisi ile birbirine bağlıdır. ama bunu açıklayabileceğim bir şey bilmiyorum. o yüzden altı boş kalıyor. buna da deliriyorum. sadece düşünmek yetmez. bunu bir de doldurmak lazım. boş bidon ne işe yarar ki? anca vurursun sen çıkartır. doldurmak lazım onu ki görevini yerine getirsin. bidonun işi boş boş oturmak değil... temelsiz ev durur mu yerinde? yıkılır gider. İşte düşünceler de öyle bir şey. temelini atmak lazım. altının dolu olması lazım... konu nereden nereye geldi.. sanırım ben kendimi yetersiz hissediyorum. bundan bir önceki cümlenin başında bulunan "sanırım" kelimesi fazlalık oldu orada sanki.. durumuma zıt bir şarkı var şu an.. "tastamam". nerede hani tastamam olan şeyler? a şunu fark ettim. şarkıda da eğer gelirse, tamam olacak her şey.. gelip değerse.. yani onunki de tamamlıktan çıkmış gitmiş.. neyse biz meczup'umuza dönelim. bu gecemiz de böyle olsun.. kendimi düşünecek anca bu vakti buldum sanırım.. bakayım, bulamamışım. şu an bile kafamda başka şeyler dönüyor. bir zamanlar zıt çıkacak bir @herseyeyokdiyenadam vardı. o artık bir şeylere "var." diyor mu? :/ bak aklıma geldi. bunun yanında gündüzün planını oluşturuyorum.. yetişmem gereken işler var gibi. bence bana gerek yok aslında. ama olacak sanırım. birincil görevim şu tuğla ile kendime gelmek. kafama geçirsem onu, kendime gelir miyim sizce? suç aleti olarak kabul ediliyor yalnız o tuğla, bilesiniz. hiç öyle bilgi deposu falan deyip bir şey olmaz sanmayın o tuğlayı.. beni biri fabrika ayarlarına döndürebilir mi? size meczup'tan bir kesit bırakıp gideyim mi? hadi bırakayım.. İçimde daha birçok şey dönüyor ama sanırım anlatamayacağım. beceriksizliğim üstümde gibi bu gece. beceremedim sanki anlatmayı. nezle olmanın en sevdiğim yanı, ağladıktan sonra burnunu çeksen bile anlamayacak kimse. :d şu karşıdaki inşaatı izliyorum da önceden bir gün mahallenin korkulan amcasından saklanmıştım evimizin karşısındaki inşaata.. yağmur yağıyordu bir yandan üzerime. ben ise korkumdan çıkamıyordum yerimden. plan yapıyordum. "nereden gidersem göremez acaba beni?" gibisinden. hatırlamıyorum şimdi ne olduğunu. nasıl çıktığımı, yakalanıp yakalanmadığımı. ama gözümün önünden gitmez o duvarın dibine çömelmiş, üşürkenki halim. akşam karanlığında saklambaç oynamak için de birebirdi oralar. şimdi bakıyorum da şu inşaata ne kadar karanlık içi.. girsen kaybolacakmışsın hissi veriyor. onu geç korkutuyor bir kere. "ya başına bir iş gelirse? neyin olacağını bilemezsin orada oas" diyor çocuk. ama bir yandan da farkındayım koşa koşa gidecek salsam onu. küçüklüğünü özledi o da. anneannesinin dibinde dolanan, sabahları okula gitmeden beraber seda sayan'ın "güü-nay-dın, gü-nayy-dııın" diye diye göbek atışını izleyen, anneannesine okulda öğrendiği harfleri öğreten kızı özlemiş. yan komşusunun ikizlerinin her oyunda birbirine tekme atışlarını izlemeyi özlemiş. arkadaşının evini yaktıkları zamanı özlemiş asdsfhg. kavurma patlamış ya biz sokaktayken :d bir de kalkıp duvarları sileceğiz diye uğraşmıştık. teyzem alıp gitmişti beni eve. ağzından kötü söz çıktı diye ağlayan kızı özlemiş. çünkü o kız arkadaşına söz vermiş ve kıza zorla sözünü çiğnetmişler. bu yetmezmiş gibi bir de bu lafını ona karşı koz olarak kullanmaya kalkmışlar. haliyle kızın elini kolunu bağlamışlar. aslında şimdi düşünüyorum da keşke susmasaydım. keşke o kozlarını kullansalardı. onun bana yaptığının yanında benim ağzımdan çıkan ne ki? o günü de unutamam. ağlaya ağlaya gitmiştim eve. İlkokulun başından itibaren, ne olursa olsun ağlamayan ben, ellerine koz verdim, kendimi sıkıştırdım, sözümü çiğnedim diye hıçkıra hıçkıra ağlamıştım yolda. ama dersimi almıştım. İnsanların eline koz vermeyeceksin. ağzından çıkanlara dikkat edeceksin. enine boyuna düşünmeden konuşmayacaksın. hareketlerin senin yolunu belirler. çıkmaza girmek de senin elinde, birden çok avantajlı yolunun olması da senin elinde. senin ağzından çıkacak bir kelimenin bile çok etkisi var sana. şu saatte bunu niye durmuş anlatıyorum burada bilmiyorum. ben aslında gidiyordum. susup köşeme çekilecektim. aslında biliyor musunuz ben bu gece sesimi hiç çıkarmayacaktım. sessizliği seviyorum da sevmiyorum da. hani derler ya insan gerçekten sevdiğine hem sinirden kudurur hem de çok sever diye. hah işte benimki de o hesap. aaa unutmadan o küçük kızın hayatından kimse kalmadı geriye. ne arkadaşları, ne anneannesi ne de annesigile çeyiz alırken ona da alan dedesi... ne de o sabah programlarını yapan seda sayan kaldı zaten. anneannemden sonraki sabah programları olmamıştı o kadının. şimdi ise gitmiş bir evlilik programı sunuyor zaten.. o da kalmadı kısaca dediğim gibi. a tabi kutladığımız yılbaşılar da kalmadı.. oturur süheyl ile behzat kardeşleri izlerdik.. :d ah be ben geçmişe çok gittim iyice. hep geriye kalan yüzünden bunlar. hep bu çocuk yüzünden. evet artık kesiti verelim de biz de işimize bakalım... karman çorman bir yazı oldu zaten.. "en ileri durma meczuup seni dee üzeerleer. kimileri var ki meczuuup derinii yüzeerleerr. kafana da takma meczuuup yolunaa bakaarlaar.hiç oralı olma meczuup seni dee yakaarlaar... yalanların arkasından, gitme meczuup..bu kadar mı kolay?.. yabanların bahçesinden, geçme meczuup.. bu seni sen yapar." İyi sabahlar gençler. ara vere vere yazdığım için bu kadar geç saate kaldı sanırım. dikkat edin kendinize..

Cevaplar

onumarkamsobee
onumarkamsobee
sanirum yazdi özetini anonimbay, kulliyenyalan:) tesekkurler anonim:)