poseydon
poseydon
1 yıl
İnsanların ışığa aydınlığa anlam verememe huylarını görüyorum. anlam vermekten bir anlam yüklemekten korktuklarını. biz karanlığa zifiri karanlığa bu kadar anlam yükleyebiliyor ve karanlıkta bu kadar çok şey görürken onlar aydınlıkta ışığın dibinde nasıl bu kadar kör olabiliyorlar. düşünceleri de körleşmiş sanırım. işık gözlerini almış onlardan. belki aydınlıktalar ama bizim karanlıkta kendi iç ve dış karanlığımızda bulduğumuz sevinci bulamamışlar ve bulamıyorlar. zaten artık göremiyorlar da. mevcudiyetlerinde bulundukları aydınlıktaki o ışıktaki sevinci mutluluğu yaşıyorlar da neden hepimizin ortak özelliği mutsuz oluşumuz. belki mutlu olmayı bilmiyoruz. belki mutlu olunca kaybedeceklerimizden korkuyoruz. biz insanlar ne çok şeyden korkuyoruz. evet hepimiz korkağız. korkaklar topluluğuyuz. kendimizi kaybetmekten hislerimizi duygularımızı sevdiklerimizi sevenlerimizi kaybetmekten rahatımızı kaybetmekten mutsuzluğumuzu kaybetmekten ısrarla korkuyoruz. hiçbir önlem almadan alamadan sadece korkuyoruz. İçimizde ki karanlıklarda patlayan volkanlar, depremleriyle sarsılan karanlığımıza öylesine bağlanmış, sımsıkı sarılmışız ki. biz sarılmayı da severiz elbette asla bulamayız sarılacak doğru şeyi. biz de kendimize, karanlığımıza, yalnızlığımıza, düşüncelerimize,hayallerimize,ideallerimize sarılırız. İnsanlığımızı unutmadım tabi ki. bilerek sona sakladım onu. neden çünkü o hepimizin içinde bulunan büyümüş veya artık o kadar küçülmüş ki kaybolmamak için verdiği bu son çırpınışlarını sergilerken, içinde bulunduğumuz dünyanın durumu ve yaşadığımızı sandığımız bu dünyada eşsiz bir assolist edasıyla büyük bir coşku, bir sevinç, bir umut kaynağı ve büyük bir meziyet olmuş, bu göreve istemsizce getirilmiş durumda. şimdilik bu kadar. herkese güzel geceler.

Yorumlar