onumarkamsobee
onumarkamsobee
bugün akşam aslında çok güzel bir ay dede vardı ilk saatlerdeki. hani saat şöyle 17.30 gibi.. pusluydu. kurtlar vadisi pusu dizisinde vardı ya hani. şu jenerik kısmında bulutların arasından dolunay gözüküyordu. hah işte aynı o şekildeydi. rüzgar bulutları yavaşça ay dede'nin önüne doğru götürüyordu. sanki o güzelim ayı saklamak istiyordu gözlerden. ay ise; "ben buradayım!" dercesine ışıl ışıl parlıyordu. "görün beni! ben buradayım!" diyordu.. gerçekten oradaydı.. sonra.. sonra ne mi oldu? ben onun o güzelliğini bütün gece göreceğimi sanarak çalışma odasından dışarıya çıktım ve gördüğüm şey ile bir kez daha anladım ki her güzel şeyin bir sonu varmış. tamam biliyordum sabaha bitecekti. ama en azından bu gecelik benimle olacaktı. onu bile çok gördü rüzgar bana. ay dede'ye "madem böyle de çok göze batıyorsun, seni çıplak bırakıyorum." deyip gitmiş. ardında ise açıkta kalmış ve ışığını tam belli edemeyen bir ay ve bir sürü yıldız bırakmış küçük küçük.. o görüntü de hoştu. ama tabi ki de gelen gideni aratmıştı.. şu anda arka planda gönül yazar - ömrümce hep adım adım diyor.. bir de ben o şarkıyı tekrara aldım. susup susup tekrar başlıyor. araya şöyle 3-5 saniye sessizlik giriyor. bu şarkının aklıma kazındığı dizi geldi şu an aklıma. İki aile :d dizi hem komik, hem duygusal hem de entrikalı idi. ah ah.. bir zamanlar gerekli gereksiz bütün tv programlarını izlerdim.. boş vaktim boldu sanırım. aslında hepsi annemin bir küçük kız kardeşinin suçu. kadın beni koltuğa oturtur, açardı televizyonu, "kalkmak yok! otur izle." der giderdi. e benden ne bekliyorsunuz ki daha sonrasında? zaten karşısında uyuyakalırmışım :d çenem düştü yine. neden acaba? yine eskiyi hatırladım. bebeklikten çocukluk denilen zamana geçtiğim zamanları. aslında o yaşlara hala bebeklik deniyor sanırım. güzeldi. sessiz sakinmişim anlatılanlara göre. anılar denizinde boğulmak istemiyorum bu gece. hele arkadan eşlik eden şarkı ile beraber gözlerim doluyor hatırladıkça. İstemiyorum ben gözlerimin dolmasını. evet dostlar, az biraz canım sıkkın gibi. biraz dersler yüzünden, biraz başka şeyler yüzünden. yalnız kalma zamanlarımdan biri mi geldi acaba? sanmıyorum. şu aralar kafam derslerle ilgili şeyler ile meşgul. bir yandan da başka sıkıntılar eşlik ediyor. kendimle ilgili mi? bilmiyorum neyle ilgili olduklarını o sıkıntıların. bazılarını benimsemişim benimmiş gibi ama aslında benden çıkmayan şeyler. kendime ait olmayan şeyleri benimsemek gibi bir huyum var. üstüne üstlük kendime ait olmayan şeylerle ilgili bilgi de depoluyorum. annemin "seneye de giyersin bir numara/beden büyük olsun.." deyişini benimsemiş gibi, bir sonraki yıl işime yarayacak şeyler ile ilgili depolama yapıyorum. onun yerine gidip bu yılkilerle ilgili depo yapsam ne olurdu? bilmiyorum, ne olurdu. bilemeyeceğiz artık. benim deponun girişi var ama geri çıkışı yok. eksik borç gibi. borç ifa edildiği zaman geri alınamıyor. İşte benim depodan da geri alamıyorsun. araya hukuku da soktum ya, artık ölsem de gam yemem.. "kenarlardaaa, köşelerdeee, kadehleerdee, şişelerdeee...." ne de güzel diyor bunu biliyor musunuz? cidden harika. hele o kısmında bir ses tonu oluşuyor ki, sormayın efendim.. İyi geceler efendim. kendinize cici bakın. siz kendinize cici bakarken bende gidip şu notları düzenleyeyim ve daha çok canımı sıkayım..

Cevaplar

themuallim
themuallim
kız oas konuşamıyoz senle ne zamandır,nasılsın?😁