poseydon
poseydon
1 yıl
bir açtım gözlerimi bir kapattım. sonra tekrar, tekrar ve tekrar. en son kapattım gözlerimi tüm ışıklar sönmüştü gözlerimde. ufak bir karıncalanma oldu gözlerimdeki karanlıkta. durdum öylece, halimden yeterince memnundum. hem neden memnun olmayayım ki. gözlerim kapalı karıncalı görüntüler zifiri karanlık içinde dans ediyor, bir aşağı bir yukarı hareket ediyordu. biraz bastırınca gözlerime göz kapaklarım üstünden daha bir canlılık daha bir hız geliyor hareketlerine bu karıncalı görüntülerin. ve nasıl oluyor ki her renkten rengarenk bir cümbüş içinde hararetli bir şekilde hareketlerini sürdürüyorlar. bu muazzam görüntünün etkisine fazla kapılmamak için birden açtım gözlerimi. kopmak için karanlıktaki cümbüşten odanın karanlığına bırakıverdim kendimi. gözlerimi açtığım halde rengarenk görüntüler devam ediyordu odanın içinde. bunun fazla sürmeyeceğini biliyordum. ama bir anlık bir gülümseme belirdi yüzümde, bunu yüz kaslarımdaki hareketlerden ve gerilmelerden anladım. sonra gülümseme gitti. İstemsiz bir şekilde geldiğinden daha hızlı bir şekilde gitti. döndüm karanlığıma işte dedim şimdi oldu. karanlık böyle olmalıydı. hiçbir ışığa fırsat vermemeliydi. çünkü karanlık olmak bunu gerektirir. zaten hepimiz karanlıktayız veya karanlığın ta kendisiyiz. hiç olmadı mutlaka bir karanlık yanımız bulunmakta. nasıl olsa ne olsa bazen sıkılsak da bazen inkar etsek de ne olursa ne yaparsak yapalım ya içimiz karanlık ya dışımız ya da her yerimiz. almış gitmiş sarıp sarmalamış hepimizi. bu nasıl bir büyüklüktür ki bir ışık hatta en büyük ışık kaynaklarından biri olan güneş bile her yerimizi saramazken karanlık bunu yapabiliyor da biz ne kadar biliyoruz değerini ya da ne kadar farkındayız bu durumun. hepinize iyi geceler. bu gece benim için pek bir karanlık. ne güzel...

Yorumlar