poseydon
poseydon
hayatım, hayatım diyorum ey dostlar! artık şiirlerden ibaret. ama merak içerisindeyim şiirler mi bana uyum sağlıyor yoksa ben mi şiirlere. nasıl oluyor da bu kadar güzel biliyorlar beni ve bu kadar güzel anlatıyorlar beni bana. sonra kafamı kaldırıp buğulu gökyüzünden yeryüzüne doğru düşen küçük kar tanelerini bakıyorum. öyle buğulu ve soluk bir siyahtan ibaret olan gökyüzü bu akşam bembeyaz kar tanelerini salıyor yere, üstümüze doğru. yer zaten artık düşen kar tanelerinin etkisine kapılmış ve bembeyaz olmuş üstünde ayak izleriyle yer yer. sonra durdum birden nasıl bu kadar bembeyaz oluyor diye yeryüzü. sonra tekrar merak ettim acaba dedim bu yağan kar neden bu kadar beyazdı sanki bir kara lekeyi kapatmak istercesine yeryüzünde bizim üstümüzde ve tüm insanların bu kahrolası kalanları içlerindeki lanet olasıca bir karanlık içinde boğulup gitmelerini ve bu kendi ve dünyadaki bu karanlığa kapılıp gitmelerini kapatmak ve önlemek için neden böylesine bir uğraş giriyordu. herkes yani başka bir derdi olmayan herkes yeni yıl gibi bir şeye hazırlanıyor. neden. ve neden böyle bir şeyi dahi olmayan dertlerine eklemek istiyorlar. çoğuna göre bu gerekli. benim şahsi fikrim ise diğer günlerden farklı bir etkisi olmayan ve kış mevsiminin tam ortası olan bu tarih ve aynı zamanda 01.01 olarak başlayan bir tarihten başka bir şey değil. sonra merak ettiğim bir şey daha var insanlar bir araya gelmek için neden sebep arıyorlar. sebepsiz olarak da bir araya gelemezler mi. gelemeyeceklerine inanıyorlar. sustum kendi kendime öylece sustum nedensiz. evet dedim nasıl nedensiz susuyorsa insan nedensizce bir araya da gelebilmeli ve nasıl nedensizce yapıyorsa bazı şeyleri bunu da yapabilmeli. durdum öylece gayri ihtiyari durmuyor gibi sadece durdum ama bu da kısa sürdü. artık insanların bir araya gelmesi de zaten gelmiyor gibi. belki herkes bir arada gibi görünebilir ilk bakışta ama biraz dikkatli baktığında herkes orada değil hatta hiç kimse orada veya birlikte değil. bunu anlattıklarından da anlayabiliriz. şimdi basit bir düşünelim. en son birisi ile görüştüğümüzde onunla konuştuğumuzda bulunduğumuz andan ne kadar bahsettik. az belki hiç belki azdan biraz daha fazla. çoğunda hayallerimizden veya geleceğimizden veya geçmişimizden söz ediyoruz. bunlardan söz ederken de hiç o anda orada gerçekten orada olmadığımızın farkına varıyoruz. yoksa varıyor da bunu fark ettirmekten mi çekiniyoruz. bilmiyorum. İnsanlar sadece görmek istediği için görsün birbirini hiçbir çıkar gözetmeden sadece özlem duyduğu için bir birine. birlikte diyorum bir şeyler yapmasak bile buna bahane de durmayalım. hepinize beyaz geceler. tabi bu yere bakarsanız mümkün göğe bakarsanız buğulu bir siyahtan oluşmuş ve kar tanelerinin efektleri ile süslenmiş bir gökyüzü. İkisini de dene tarafını seçme. neden taraf seçersin ki. bunda bari olsun seçmek zorunda olmayalım.

Cevaplar

vixen
vixen
cemal süreya-sevda sözleri kitabını tavsiye ederim zamanın olursa oku mutlaka 😌
kayipgalaksi
kayipgalaksi
siteye girdim. mesajları okuyordum. sonra bir baktım poseydon yeni bir yazı yazmış. bir anda sevindim. yüzümde bir tebessüm oluştu istemsiz. sonra okumaya başladım. yine istemsiz oluşan bir tebessümle. İçim huzurlu oldu bir anda. yazıyı okumaya devam ettikçe o tebessüm kayboldu yavaş yavaş. düşünmeye başladım. yazı bitince de kalakaldım öyle. senin yazdıklarını okurken genelde böyle oluyorum. ve sırf yazını beğenmek için üşenmeden siteye giriş yapıyorum. neden bu kadar güzel yazıyorsun ki? ya da böyle yazmaya iten şey ne? hangi duygular içinde yazıyorsun? ve daha bir sürü soru. yani kısacası yazılarını çok beğeniyorum. kitap yazmayı duşunuyordun değil mi? o kitabı ilk ben okumak istiyorum şimdiden söyleyeyim :) lafı çok uzattım yine :) sanada beyaz geceler :)
poseydon
poseydon
@kayıpgalaksi güzel yazıp yazmadığımı bilmiyorum kendi adıma. duygulara gelecek olursak zaten yazılarım da duygularımı, hislerimi ve düşündüklerimi gördüklerimle harmanlayarak yazıyoruö. teşekkürler. @vixen tavsiyen için teşekkürler okuyacağım