poseydon
poseydon
1 yıl
yapamayacağımı, başaramayacağımı biliyordum. ancak denemekten asla vazgeçmiyor, vazgeçemiyordum. hep aynı sonucu alıyordum, hep aynı şekilde denemelerimin neticesinde. tabi ki farklı şekillerde de denemiştim. sonra farkına vardım. sorunun yöntemlerimde değil de bende olduğunun, sorunun ben olduğumun. en büyük rakibinin en büyük düşmanımın kendim olduğunun. hepimizin hayatımızda bir takım rakipleri vardır her hangi bir konuda. ama en büyüğü, en güçlüsü bizi en derinden yaralayabilecek, en ezici üstünlükle alaşağı edebilecek kendimizden başkası değil. basit bir şeyden başlayalım. mesela uyumak için yatağa yattınız, kafanızı yastığa koydunuz. ancak o da ne yapıyorsunuz, hem de gerekli şartlar sağlandığı halde. neden çünkü düşünüyoruz. peki bizi uyutmayan bu düşünceler neler. hangisi bizimle ilgili. hepsi, evet hepsi bizimle ilgili. kimisi direk kırmızı dolaylı yoldan bizimle ilgili. mesela ben hep acılı bir günümü düşünüyorum. ama en kötüsü en beterini ve bu konu direk benimle ilgili. bu acı karşısında yaptığım o kadar büyük bir hata var ki hatırladıkça, aklıma geldikçe bir tuhaf olurum ve oluyorum. geçen rüyamda gördüm bu durumu uyandım hemen korkarak, sonra o gün bir daha uyuyamadım. ama bu durumdan kurtulamadım. hep kafamda canlanıyor beni kederlerimle boğuyor sürekli. ben, sanki bu duruma asla alışamayacakmış ve bu durum asla geçmeyecek, acısı azalmayacak. zaten azalsa veya alışsam sonuçta ben ben olamam belki. sahi ben kimim veya kimdim ben. peki sen, siz kimsiniz. hayat ben, siz ve diğerlerinden ibaretken bu kadar karışık olabiliyor. bir de bundan dolayı olacaktır ki basit hayat yaşayanları hayatını basitleştirmiş olabilenleri takdir ederim içimden. neden mi içimden bilmiyorum. neden bunu onlara söyleyeyim ki. hepinize güzel geceler.

Yorumlar