poseydon
poseydon
1 yıl
zaman geçtikçe daha doğrusu ilerledikçe hep ileri doğru nedense hep gerisinde kalıyoruz biraz. hatta bazen nerede olduğunu idrak edemeyecek kadar geride, geçmişimizde kalıyoruz korsanların eline düşmüşçesine. şimdi tam şuanda gerçekten şimdi mi bizim için yoksa biraz geçmiş mi bize. hep geçiyor ya. bir anda böyle bir şey yazma isteği geldi. hep geliyor ya böyle bir istek sadece yazmak, yazmak, yazmak hepsi bu. nerede o 6 yaşındaki hayallerimiz nerede. neden 6 açıklayayım. 6 yaş artık her şeyin farkında olduğumuz ve henüz eğitim görmek için okullara gitmeye başlamadığımız ve bu yüzden olacaktır ki hayallerimizin bir o kadar bıyık ve güçlü oluşu, henüz dokunulmamış, kırpılmamış ve sadece bizim olan hayallerimizin en üst düzeyde olduğu yaş olduğu ve her ne yaparsan yap hala çocuk statüsünde kaldığın için altı yaş. altı yaşındayken tek derdinin lolipop unun çabuk bitmesi veya içinden sakız çıkmaması oluşu da ayrı bir güzellik. sonra ne mi oldu hepimiz binlerce hayal ve farklılıkla aynı şekilde törpülenip neredeyse aynı şekli alıncaya kadar bir oyuncak olduk eğitim sisteminin elinde, bir birey olmaktan daha çok. ama okulun iyi yanları da vardı elbet. senin nasıl binlerce hayalin varsa diğerlerinin de seninkine benzemeyen binlerce hayali vardı hiç bitmeyen bonibon haricindeki hayaller. nedendir bilinmez çocuklar olarak pek bir severiz renkli yiyecekleri. en çok da bonibonları. tabi okula başlamanın dertleri de vardı. İstediğin zaman oynayamıyordun mesela. İstediğin şekilde davranamadığın gibi bir de senin almakla yükümlü olduğun kitapları yine kaplamakla yükümlüydün. birisi de çıkıp demedi “ bu çocuklar bu zamana kadar aşırı özgür bir şekilde yaşadılar ve biz bir anda onları buraya hapsedip bir şeyler yaptırmaya çalışıyoruz ve yapmadıklarında cezalar veriyoruz” ama yine de güzeldi okul, ilk gün kavga etmiş olmasam belki daha güzel olabilirdi ailem içinde. çünkü annem beni okula bıraktıktan sonra yeni vardığı eve gelen telefonla tekrar okula geri gelmişti. İşte o zaman anladım okuldaki herkesin ispiyoncu olduğunu, müdür de dahil. ne vardı ilk gün biraz daha anlayışlı olsanız ve siz çekseydiniz kulağımı, yok illa annemi çağıracaklar, yoracaklar onu okula kadar. aslında bu yazım git gide küçülen hedeflerimiz ve yok olmaya yüz tutmuş gelecek hayallerimizle ilgili olacaktı. artık onu da başka yazımda yazarım. bol hayali akşamlar akşamlar.

Yorumlar

hayalikarakter
@poseydon ilk gün sıra kavgasına maruz kalmıştım ben de,sonradan bir baktım ki en değer verdiğim arkadaşım olmuş o kız benim kadar değer vermediğini açıkça dile getirse de yine de aralarında en değer veren oymuş,yazının altına annenler nasıl yazan akraba gibi oldum biraz ama okuyunca direk aklıma o geldi kusuruma bakma