poseydon
poseydon
1 yıl
İlk defa girecek olduğum yabancı bir karanlığın eşiğinde buldum kendimi. acaba bu karanlık bana mi yabancıydı yoksa özelliğimiydi bu yabanci olmak onun. hem ben neden tek olmadığım halde bir tereddüt etmiştim bu karanlığın eşiğinde. tereddüt eden ben miydim gerçekten. hic yabanci olmadığım ama yabancı olan bu karanlığa karşı. hepimiz bir miyiz hala diye düşündüm. buna karşın birimiz hepimiz idik. kocaman bir topluluktu bu ve biz ne istersek daha doğrusu bir imiz ne isterse ne yaparsa hepimizin de yaptığı oydu. sakın aldanmayin, bu durumda bir taklit söz konusu değil. hem ben neden taklite durayım ki hepimiz olan biri. ben nasil bir isem o da öyle idi. birden aklima gelen aci verici bir düşünce ile irkildim. böyle soğuk havalarda kaçımız, hangimiz giderdik mezarlığa. ya da gittik mi hiç soğuk bir kış günü bir mezara. dokunduk mu toprağa hiç. mezar taşı o zaten çok soğuk ve nedendir bilinmez ama hep soğuk. peki ya üstündeki çiçekler onlar da soğuk, ama üşütmüş gibi bir soğukluk onların ki. bir de toprak var elbet o da soğuk böyle soğuk günlerde. biz hareket ederken üşüyoruz ya hani, orada o soğuk toprağın ve mezar taşının, üşütmüş çiçeklerin altında yatan rahmetliler onlar ne yapıyor bu kat kat soğuğun altında üzerlerinde yek pare bir beyaz örtü ile. hepimiz e geri dönelim biraz. öyle bir hepimiz ko bu hepsi aynı kişi tüm inkarlara ve elestirilere rağmen hepsi ben, sen veya o olan kocaman bir topluluk. bir hayat, bir hayal gücü kadar kalabalık sadece yuvarlak bir masada herkesin herkesi duyacak kadar küçük olan bir masaya sığacak kadar da az. öyle işte. bu havalar, bu rüzgarlar, bu yağmurlar ve yaşadığımız bu durumlar bütünü olan hayatımız hepsi bizim toplanmamıza sebep olabileceği gibi hiçbir sebep yokken de toplanabiliriz. böyle bir kural koymamışız, hiçbir kural olmadığı gibi bize özgü toplulukta elbet böyle bir kural da yoktu. güzelce yaşamanız dileği ile iyi hayatlar.

Yorumlar

ge5
ge5
1 yıl
güzel yazı 👍👍