poseydon
poseydon
nasıl başlayacağımı bilemediğim bu yazıya bu şekilde, berbat olduğunu bildiğim bu şekilde başladım.
oturduğum üçüncü merdiven ve yine biraz aralık olan kapıdan vuran hafif ışık ile beraber daldığım düşünceler silsilesinden, kapının o aralık olan kısmından gördüğüm, sonradan kurbağa olduğunu anladığım bir varlık ile biraz sıyrıldım. kurbağa olduğunu sonradan anladım evet, çünkü bu kurbağa kendilerine kattığımız daha belirttiğimiz bir durum veya eylem olan zıplayarak hareket etmiyordu. yürüyordu, hemde gerilerek. zaten kim demiş kurbağaların sürekli zıplayarak ilerlediğini. bazen duruyor etrafını dinliyordu, bu kurbağa. çevrede benim de duyabildiğim yapay bir doğallıkla akan bir suyun şıkırtı sesi vardı. kurbağa ağır ve kararlı bir şekilde gerilerek attığı bir iki adımdan sonra biraz duruyor ve muhtemelen suyun sesini dinliyor ancak suya doğru yönelmiyordu. o sırada bir kaç ses duydum, sokaktan geliyordu bu sesler ve insan sesleriydi. biribirine karışan insan sesleri. bu sadece seslerini duyduğum insanlardan yaramazlık yapmış bir çocuk gibi çekindim. kapıyı biraz kendime dogru çektim, şimdi daha az aralıktı. durdum ve biraz bekledim. ne kadar biraz beklediğimi tam olarak bilmiyorum. bu sırada kurbağayı aradı gözlerim, ancak bulamadı. bu insanlardan çekinme durumuma gerin döndüm. sesleri bjraz uzaktan, az yakından geliyordu. ve ben bu insanlardan yeni tanıştığım bir insandan çekinir gibi çekinmiştim, yaramazlık yalan çocuk durumundan farklı ve o duruma ek olarak. İkisi de bjr çekinme durumuydu sonuç olarak. sanki çekinmesem yeni tanımaya başladığım insanlardan, hiçbir şeyden çekinmeyecektim. yürüyen bir kurbağadan başka hiçbir şeyden. ve sanki karşımıza çıkan her insan güvenilir olsa, güvenebilsek hepsine bu daha kolay olacaktı. birden aptal aptal gülümsedim, sırıtmayla karışık bir gülümsemeydi bu. aklıma bir fikir gelmişti. bu fikir bir kenara yazacakken aklıma bir soru geldi. kaç kişi için feda edersin kendini? İyi düşün hemen cevap verme, tek tek say hepsini ve bir kağıda yaz. sonra şu soruyu sor kendine " bu yazmış olduğun kişilerden hangisi feda eder kendisini senin için?" bir soru daha geldi aklıma bubsorunun ardından. " ne için yaşıyoruz?" sanki bu sorular diğer çoğu sorudan daha önemli gibi geldi bana. doğru kararlı geceler diyecektim ama böyle değil. kararlı geceler daha iyi sanki. sen kararı ver bırak kararın karar versin doğruluğuna.

Cevaplar

onumarkamsobee
onumarkamsobee
soruları soruyorum kendime. arkada da transformers filmi acik otobüste. bak onda da insanlari birbirleri icin feda ediyor kendilerini. bir insanlik icin robotlar da kendilerini feda ediyor. deger mi sence?