sarlot
sarlot
yazmaya başladım seni olmadı yarım kaldı. sen gibi yarım. ne yazacağımı bilmiyorum çok özledim seni çok. tarifi yok diyorlardı öyle bir şey ki içimden içim gitti koca bir boşluk var orda anlatamadığım tarifi olmayan bir boşluk. kimileri çınar der kimileri dağ ama yok ben diyecek bir şey bulamıyorum sana. eskiden mavi traş kutunu alır kapının önüne çıkardın bir de aynan vardı cama yaslardın sakallarını keserdin. toparlarken senin anılarını atmamışlarsa kapının yanındaki aynalı gözdedir takımların. yoğurt yeme yarışları yaptırırdın hayal meyal hatırlıyorum beş altı yaşlarımdı sanırsam. önünden geçerken çelme takışların takılalım da gül diye..hangi birini anlatayım ben..ben seni nasıl anlatayım bizi sevmeni nasıl kime anlatayım. çok kızgınım sana. yazıp yazıp siliyorum sana öfkemi çünkü sana göre değil onlar sen insan severdin öfke sinir değil. eski halini çok da hatırlamıyorum adım adım unutmaların var aklımda isimlerimizi kim olduğumu ama yok sen hiç unutmadın bizi her seferinde yenide tanıttık kendimizi sana hemen inandın sarıldık. herkes üzülmeyi bıraktğımı toparlandığımı sanıyor. ben de inanıyorum bazen unutmuş gibi öyle gülüyorum ki sonra gece oluyor kendimden utanıyorum unuttum seni diye.ben seni özledim ama kime anlatacağımı bilmiyorum. kime ağlasam o da ağlayacak ben de kendimi teselli etmeye başladım. videolarını izliyorum yüzünü esini unutmayayım diye. yanında biri ağlasa ağlama dünya işlerine aülama ben varım ya diyordun kendi dediklerinde habersiz kim olduğundan habersiz. çok üzgünüm gel de bana da söyle hemen silerim gözlerimi. sırtında böbreğinin üstine kocaman bir şişlik vardı sen giyinirken görüyordum ama niye olduğnu hala bilmiyorum. ellerin ayakların tırnak yapıların hepsini ezberledim. ordan oaraya atlıyorum ne anlatsam neyini yazsam bilmiyorum sadece yazsam yetiyor. eczaneye gittim geçen gün. senin ilacında gördüm rafta bizi tamamen unutmaman için içiyordun o sarı kutudaki hapları. hiçbiri kalmadı şimdi artan ilaçlarını bir yerlere verdiler. yazın kahvaltımızı hatırlıyor musun ben sırayla ağzına verirdim lokmaları ama sen çok acıkıyordum parmaklarınla peynire yumurtaya el atıyordun. bir de reçeli sevdiğini fark etmiştim bu yaz incirlerini bölüp bölüp veriyordum hemen yiyordun. çok yaktın brni koca adam çok. neree gitsem diğer yerdeymişsin gibi geliyor sabır dedikleri bu heralde. ama sabretmek istemiyorum ben. geçenki soğuklarda üzerine kar yağdı senin biliyor musun? beyazlara büründün sen ama çiçeğin hala duruyormuş yengem öyle demiş anneme. ben sana daha gelemedim o zamandan sonra kızma darılma bana. ben ilk seni gördüm çok güzeldin ama üşümüştün öptüm ben seni ovaladım ayaklarını ama ısıtamadım seni. şimdi de benim içim ısınmıyor. evde duvardaki çivi izi hala duruyor serum taksınlar diye babam bardakla çivi çakmıştı hani. nasıl elleri ayaklarına dolanmıştı bense yanında yatıyordum. İyileş diye doktor geldi sana sonra hastaneye götürmeye karar verdiler battaniyenle birlikte koydular seni o taşıdıkları şeye. lapıdan çıkışını izledik biz senin ama geri geleceksin yine yatağına yatacaksın diye. yok yok gelmedin sen daha. ben sana hata yaptıysam affet olur mu sana daha çok bakacaktım ama nasip değilmiş dedem. bu sana mektubum olsun unuttuklrım yazamadığım her anımız için beni affet. fes başımaa

Cevaplar

matricariachamomilla
matricariachamomilla
mekanı cennet olsun. allah sana sabır versin diliyorum. gözümde yaş kalmadı sel oldu.