saydaminsanlar
saydaminsanlar
ne zamandır yazmıyormuşum baktım da bir yazayım arınayım iç dünyamdan dedim. tam 10 gündür içime kapanmış bir halde yaşıyorum gerekmedikçe konuşmuyorum yürümüyorum uyumuyorum. evet uyumuyorum sabaha kadar oturup dizi izliyorum bir kaç saat uyuyup tekrar izlemeye devam ediyorum 10 gündür kısır bir döngünün içindeyim. sadece yaptığım aktivite twit atmak ve yemek için sürekli birşeyler hazırlamak. on günde 2 kilo almışım. gülüyorum ara sıra, insan gülemeden de duramıyor anladığım kadarıyla. en hüzünlü anında bile tebessüm ettirecek şeyler bulunuyor. gülüyorum diye de kızıyorum sonra kendime. yaşadığım her ne bilmiyorum, belki acı, belki öfke, belki hüzün, belki nefret. İnanın bilmiyorum hissizleştiğimi hissediyorum. ağlayamıyorum ağlamam gereken tek nokta belki şu yaşadığım süreç. ama sadece bir kez ağlayabildim, şoktayım belki hala bilmiyorum. duygulanamıyorum gözlerim bile dolmuyor inanın. arada bir geçirdiğim öfke nöbetleri hariç her duygumu yitirmiş gibiyim. yaşadığım kolay birşey değildi, evet insan çok sevdiği birini kaybedince bile üç gün sonra toparlanabiliyor ama bu öyle bi duygu ki, insan neye kızdığını yada neye üzüldüğünü anlayamıyor. kızgınım, neye kızgınım orası bilinmez. ne kadar öfkemin sebebini insanlar olarak görsem de kendime öfkeliyim. aptallık yaptım diyemiyorum bile, çünkü bence ben doğru olanı yaptım. benim doğrularım, herkesin yanlışlarından güzel bence. hatalarım ona gelene kadar onun için olana kadar güzeldi. yarım kaldığıma mı yanıyorum, tükenişime mi bilmiyorum. kalbim acıyor, ağrıyor. İnsan kolu ağrıdığında nasıl kesip atamıyorsa acıyla ağrıyla yaşamaya bir sürede olsa alışıyorsa, en azından uyuşturabiliyor ilaçlarla. şimdi kalbim ağrıyor, uyuşturamıyorum, uyusamda geçmiyor unutmuyorum kabus gibi rüyaların ortasında kan kusarak uyanıyorum. kurtulmaya çalışırken bataklık gibi daha çok dibine çeken bir kuyu düşünün. çırpınmayı da bıraktım, zaten faydasızdı. duygusuz tükenmiş bir şekilde yaşamaya alışıyorum, ve ben bu adını koyamadığım şey neyse yaşamak istiyorum. yaptıklarımın cezasını üstleniyorum. o gün omzumdan koca bir yük kalktı benim hafifledi bedenim, yüreğimde. çünkü elimden geleni yaptım rahatlığı bambaşka her zaman. şimdi yüküm de yok, sadece çekeceğim ceza var. razıyım da, çekmeliyim ben bu cezayı. İki kişilik yalnızlık ne denli ağırdır bilmezsiniz siz. İnsanı nasıl tüketir nasıl yakar sol yanını bilemezsiniz. unutulmayacak bir yara artık her şey, her adımda ya aynısı olursa diye düşünmeden yapamıyor insan. kimseye dokunamıyor, kimseye yaklaşamıyor, kimseye duygu besleyemiyor. güvenemiyor. öyle bi girdap ki düştüğüm, çıkamıyorum her yolun sonu uçurum, ortada yaşamaya dengeli yaşamaya mecburum artık.

Cevaplar