poseydon
poseydon
1 yıl
oturmuşum sahilde durgun ve azıcık dalgalı denize bakıyorum. tek değilim gölgem, iç sesim, kulağımda çalan bir şarkı yanı başımda çantam var. öyle dalıp dalıp gidiyorum engin ve bir o kadar da karanlık olan deniz gökyüzü ve gecenin en koyu, ışıkların olmadığı en derine doğru. bir sigara yakıyorum ardından bir tane daha. uzun bjr süreden sonra ilk kez çıkıyorum dışarı. hava yeterince ve gayet güzel, sakin, sıcak ve karanlık. yıldız da görünmüyor hiç baktığım yerde. gözüm gölgeme takılıyor arada. uzunca bir gölge bu, oturan bir insanın gölgesi ne kadar uzun ise o kadar uzun olan gölgeme. yer yer kurumuş otlar var kumlar arasında. bir kaç tane küçük kayalara benzer taş parçaları. öylece duruyorum. ben tek yaşamaların insanıyım sanırım. ve galiba insan tek başına iken daha bir insancıl oluyor ve duymuyor iken seslerin en gereksizlerini. kalkma vaktim geldi buradan. nedenini bilmiyorum öylece bir kalkma hissi işte. ama önümde uzanan karanlıktan ve en siyahından gecenin kendimi ve gözümü alamıyorum bur türlü. galiba ben siyahlar insanı oldum. ama en koyu olan ve asla absürt olmayan siyahın, gecenin ve karanlığın. elbet denizlerde de bir araya geleceğiz bir gün. tam olarak tarih belli değil. İçim sanki sıkıntı yeri. hepiniz ile ucu bucağı görünmeyen kara bir su birikintisinde bir gece vakti görüşmek dileği ile.

Yorumlar