onumarkamsobee
bu sefer fazla ayakta kaldığımı düşünüyorum. şöyle bir saate bakınca yatağa girip, yorganıma sarılmak için 22 dakika gecikmişim. bunun sebebi ne bir aşk acısı ne de başka bir şey. ya ben çok duygusuzlaştım ya da her şeyi kolay atlatır oldum. aşk acısı çektim diyemem. tek çektiğim acı ona acı çektirdiğim yüzündendi. sonra düşündüm ve bir insan acısını çekmeden normale dönemez. ben biliyorum her şeyin geçeceğini. o da bunu zamanla öğrenecektir. son aramasındaki sesinden anladığım kadarıyla alışma sürecinde. İçim rahat. cidden rahatım. daha ileri bir zamanda olsaydı belki de daha beter olacaktı. daha çok hayal kurulacaktı. daha beter hissedecekti. ortada bir nevi yalan olacaktı. en azından yalansız bitmişti. en azından sevdiğim birine yalan söylemek zorunda kalmamıştım. en azından işin sonunda gerçek yüzümü görmüştü. evet ben böyle biriyim. İyi biri değilim. ben kötü biriyim. teselliye falan da ihtiyacım yok. ben kendimi biliyorum. lanet olasıca suskunluğum yüzünden insanlara acı çektiririm. acılarını anladığım an ise buna bir son veririm. giderim. gitmem gerekir çünkü. yalan mı davranmam daha iyi, yoksa gitmem mi daha iyi? bence gitmek daha iyi. o yüzden gidenlere kızamıyorum. eğer biri sizi bırakıp gidiyorsa, olmuyordur. herkesin ise unutma şekli... bir dakika unutma demeyelim biz buna. alışma şekli farklıdır. siz ne sanıyorsunuz? senelerce süren ilişkiler oluyor ve bazıları bir gün bitiyor. peki bittikten sonra? bir taraf giden tarafı suçlamaya başlar. giden taraf ise alışmaya çalışır. sanki bir şey olmamış gibi, sıfırdan bir sayfa açar. ama terk edilen taraf gidenin alışmaya çalıştığını düşünmek yerine, "ne de kolay unutuyor be! peki ben? beni hiç mi sevmedi? gerçekleri görmüş oldum. ben nasıl birini sevmişim ulan?!" gibisinden cümleler kurmaya başlar. terk edilen üzgündür, onu da mazur görmek lazım. tabi bu her ilişkide olacak diye bir şey yok. bazen giden tarafın içi harbi bozuktur. ama düşünsenize biriyle senelerdir berabersiniz ve bitiyor. ne kadar sevmemiş olabilir ki? aldatanları katmadım bunun içine yalnız, bilginize. ben mi? ben mi nasıl alışıyorum? ben alışmıyorum. ben robotlaştım. ben acı çekmiyorum. benim vicdanım başlarda konuşur. "olmaz mıydı oas? devam edemez miydin? acı çekmezdi belki. belki her şey başlardaki gibi olur. bir denesen." der bana. ama olmayacağını çocuk açıklar ona. çocuk açıklar ve ben o açıklar hayatıma devam ederim. sıfırdan başlamak bana göre değil. bunu denedim. gerçekten denedim. sıfırdan başlamak istedim. ama olmuyor. geçmişte yaşanan bazı şeyler buna izin vermiyor. hep, bir şekilde, mutlaka karşısına çıkıyor insanın. bazen düşünüyorum, "acaba ben insan mıyım?" gerçekten duygularım var mı benim? ben gerçekten birilerine değer verebilir miyim? ben gerçekten bir olayın sonunda acı çekebilir miyim? uzun zaman oldu. uzun zamandır bir başkası yüzünden gerçek bir acı çekmiyorum. ağlıyorum. evet ben ağlıyorum. ama neden ağladığımı bilmiyorum. düşünüyorum. gerçekten bu ağlayış, bu akan yaşlar içinden mi geldi yoksa olması gereken olduğu için mi aktı? hayır çocuk. her seferinde gelen cevap belli. daha fazla kandırmanın alemi yok kimseyi. özellikle de birbirimizi. İnandığın şeyler bir yalandan ibaret. o gözyaşları akması gerektiği için aktı. İçimden geldiği için değil. o durumda normal bir insan, bak "normal"in altını çizerek söylüyorum, ağlardı. bir başkasının acı çeken sesini duyduğunda ağlardı. bir başkasının karşında suçlu hissetmesini duyduğunda ağlardı. peki biz önce ne düşündük? ağlamayı mı? hayır. tam tersi. o ses gayet ciddi ve iyi çıkacak. o kişi hayatından tamamen gidecek. bu sadece tek bir kişi için geçerli değil. biz çoğu zaman böyleyiz. İnsafsız varlıklarız biz. neden böyle olduk peki? ne bizi böyle yaptı? seçimlerimiz, değil mi? bence de. keşke demekten nefret ediyoruz ama görüyorsun ki keşkesiz bir cümle geçmiyor içimizden. keşke bu hayata tekrar gelseydik. yine aynı seçimleri mi yapardık? bence yapmazdık. önce gidip bende oluşan güvensizliğin ana kaynağı olan o huur çocuğunun yanına gidip sebebini sorardık. evet bunu yapardık. çünkü bizim en büyük hatamız bu oldu. o şerefsizin bizi neden istemediğini bilememek. bunu öğrenmemek. kabul edelim içimizde her zaman bunun eksikliğini duyduk. "tutma kendini oas! bırak! bırak askınlar." diyor çocuk. hayır! hayır ben istemiyorum. bunlar mı içten gelenler? bunlar o eksiklikten gelenler. esniyorum ulan! ben bunları yazarken esnedim! ne demek içten geliyor? hiç kandırma kendini. birden değişen ruh hali içindesin. konu oraya geldiği an değiştin yine. yine sinirlendin, dişlerini sıktın. yapma.. bırak kendini yapma.. ama olmuyor ki. kendimi bıraktığım an olanlar olacak. bir daha da toparlanamayacağım. İşin sonu belli. daha doğrusu yolun sonu belli. hatalardan ders alırız. aldığımız dersleri cebimizde taşırız. ama yine de bir eksiğini veya bir fazlasını yaparız. niye ders alıyoruz o zaman? zaman makinesi mi istiyorsun oas? al bakalım. elinde bir zaman makinesi var. düşlerini uygula. uygulayabilecek misin? geçmişine gidip hatalarını düzeltebilecek misin? anneanneni size söylemediği için geç teşhis koyulan kanserinden kurtarabilecek misin? saçmalama. geçmişi değiştiremezsin. bunlar oas'ın değil. çocuk'un düşünceleri. oas geçmişin değiştirilemeyeceğinin farkında. oas şimdisini değiştirmek istiyor. ama sanırım geçmişte kapanmayan hesabı buna hep engel oluyor. ne yapacak peki? yazmaya başladığı hikayesine devam mı edecek, yoksa buna bir son mu yazacak? ne kadar yazabilir? yazdığı son ne kadar iyi olabilir bu kafayla? bu kız normal biri değil. anormal. deli mi? sanmam. ama psikolojik sorunları olduğu doğru. gitmiyor. kendisini bir doktorun verdiği ilaçlara hapsetmek istemiyor. belki de şizofrendir. bak bunu da düşünmüyor değilim. böyle olmasının en temel sebebi belli. babasının onu terk etmesi. öz babasının, babaannesinin sözünü dinleyip onu hastanede bırakıp gitmesi. İçinde oluşan güvensizlik. eksiklik. hatası ise belli. gidip hesabını sormalıydı. ama ana karakterimiz bunu yapmak yerine, yine bildiği şekilde davrandı. güçlü durmaya, onun bir önemi olmadığına kendini inandırmaya çalıştı. başaramadı. şu anda bir başarısızlık hikayesi duruyor karşınızda. evet o iyi bir bölüm kazandı. evet milletin ağzını açtırdı şaşkınlık duygusuyla. beklenilmeyi ortaya koydu. teyzesi... onun bebekliğinden beri yanında olan teyzesi bile onun bu kadar kolay atlatabileceğini düşünmemişti. bunu bir yaz akşamı, sokağın kadınlarının kaldırım muhabbetinde duydu. orta okulun ilk yılındaki aldığı sbs puanı ile şaşırttı. neymiş? okul değiştirmiş, anneannesi vefat etmiş, okulda bir sürü sorunları varmış, kahramanımızın öyle bir puan almasını beklemiyormuş. evet. onun kolay atlatamayacağı düşünülüyormuş. kendisine inanıldığını zanneden kahramanımız bir anlık bir şokun ardından yine maskesini indirdi. ve devam etti. bu sefer ki amacı, kendini kanıtlamaktı. kanıtlayacaktı onlara. İnanmasalar bile iyi bir yere geleceğini kanıtlayacaktı. ama ne yalan söyleyelim, çalışmadı. her iyi gelen notta aklına o sözler gelmişti. lanet olasıca tm birincisi olmuştu okulda fakat gece ağlamıştı kimseye duyurmamaya çalışarak. o yıl hayal kırıklığı yaşattı çünkü. aslında neden hayal kırıklığı yaşıyordu ki çevresi? ne bekliyorlardı ki? zaten inanmıyorlardı. ama durun. üstünden yaklaşık 8 yıl geçmişti. e bir zahmet atlatsındı bizim kahraman. ama içinde açılan yeni yaranın iyileşmesi için yetmiş miydi o 8 yıl? yetmemiş anlaşılan. hala aklına geldiğine göre. hala gözleri dolduğuna göre. buraya kadar gelip de buradan sonrasını yapamazsa ayıp eder. ama başarısız oldu! başaramadı. atlatamadı hiçbir şeyi. güçlenemedi. sıfırdan başlamak diye bir şey yok bu hayatta. çıkmaz sokak. aslında şöyle bakınca o sokağın sonundaki duvarın üstünden geçebilirse veya duvarı delebilirse bu iş hallolur. bunu nasıl yapacak? İşte bu büyük bir sorun. cevabı bilmiyor. "soru soru yaşam bir soru. cevap bende giz.." evet. bende gizli bunun cevabı. şimdi ise robotluğuna devam etmeli. olması gereken şekilde yaşamalı hayatı. o soruya cevap bulduğu anda bütün taşlar yerine oturacak. bu kadar şey

Yorumlar

anonymous
anonymous
1 yıl
seninle aynı yapıya sahip birebir bi kız arkadaşım olmuştu. okudukça onu gördüm sen de. sadece onu annesi terketmiş :(
onumarkamsobee
sanırım senin de canın yanmış. gecmis olsun. kiza da üzüldüm. umarim atlatir..
anonymous
anonymous
1 yıl
güçlü bir kız tıpkı senin gibi duyguların yazdiklarin hissettiklerin yazis seklin bu yazinin herseyinde onu gördüm. umarim atlatir ama ben bunu bilemem. benle konusmamayi tercih etti saygiyla karsiladim.
onumarkamsobee
dogrusunu mu yaptın bilemem. huylarimiz belki tamamen ayni olmayabilir. ben istesem ve saygiyla karsilamayip ustune dusselerdi ters teperdim. istemem. bunun nasil desem, acimak olabilecegi kafama takilir. bu da iyi seylere sebebiyet vermez.
nazif
nazif
1 yıl
sen buraya yazma bence bi kitaba başka,üşenmeden
nazif
nazif
1 yıl
üşenmeden okudum baştan sona..bu kadar sıkıntı 1 sayfada bitmez ..anlamak ve etrafa öyle bakmak çok farklı.anlıyorsun yeminle tam yazar olucak kizsin
onumarkamsobee
yarim kaldi nazif. yanlislikla gönderdim. ve bu yazi tamamlanmaz daha. tesekkur ederim.. ben kitap yazabilecegimi sanmiyorum su an.. belki ileride bu yazilari toplarim. daha o kadar bilgi sahibi, yetenekli biri degilim bana göre. ben iliskiye senin ve birkac kisinin yazisini gorunce girdim bu yazida.kendi biten iliskimi o zaman dusundum etraflica. elimden geldigi kadar kiz erkek tarafi tutmadan bakmaya calisirim. butun olaylara disaridan bakmaya calisirim aslinda. tekrar tesekkur ederim. sen de takip etme istersen o kizi. eline uzulmekten baska bir sey gecmeyecek. onunla ilgili ber seyden uzak durmak daha iyidir bana göre
nazif
nazif
1 yıl
oas takip etmiyorum da hep aklımda oluyor..takip edip ona rahatsızlık vermek istemem zaten.inanirmisin geçen gece sahilde o kadar boguldum ki en sonunda attım kendimi denize sonra sudan çıktım elime geçen sadece 250 lira telefon masrafı birde kaybolan kredi kartı ne zaman düşünsem zararlı çıkıyorum yani..ben de senin yazını okudum okudukça boğazım düğümlendi.isyan etmek istiyorum ama bu seferde elime geçecek olan günah diyorum..ne yapicam hiç bilmiyorum 22 yaşındayım ama sanki 20 günde 20 yıl daha eklendi .sen arada yaz buraya da okuyup bari tek dertli ben değilim diye teselli olayım..bu arada rica ederim o senin kaleminin mi desem klavyenin mi desem onun güzelliği
onumarkamsobee
çek acını bak sonra hayatına. bir yılın gitmiş. zararın neresinden dönsen kardır derler. ki öyledir de. İleride olsa ne olacaktı? İş boşanmaya mı gidecekti? ki evleneceğinizi bile sanmıyorum ben.. takip etme derken, hani instagram açmış falan biliyorsun ya sen. o anlamda. İlgilenme. denize bende girerim ama o kadar değil. bir ara dona dona dizime gelene kadar içine gitmiştim. çok iyi geliyor. yeni biri olacak. standart cümledir bu. daha iyisini bulacaksındır ama sana şöyle bir şey söyleyeyim ben hayatımda şunu anladım. bir kişiye aşık olmuşum. ondan sonrakiler ise nasıl desem, olmamış. tutturamadım dikiş. yapamadım. o aşık olduğum dediğim de platonik. pişman olduğum bir platonik. bir kişiye veriyor insan duygularını. ama inancım var. bir gün gelecek ve bende yine o saf duygular canlanacak. sevgi canlanacak. birine karşı hissedeceğim ben bunu. o zamana kadar ise geride durmak istiyorum. ben ayrılalı 20 gün anca olmuştur belki de, belki 1 ay olmuştur. ama ben acı çekmedim. bunu yapamadım. üzdüğüm için üzüldüm. şimdi de aşk acısı diye bir derdim yok. bu mesajda yazan da nasıl desem, hep olan bir şey. geride duran bir şey. nadiren gün yüzüne çıkan bir şey.. dertli bir insan değilim dışarıya göre. İsyan etme olur mu? İsyan etsen de , ağlasan da, yalvarsan da birilerine olmuyor. sende bitiyor her şey. sen ne kadar kendini tanıyorsun? belli başlı çözülmesi gereken sorular vardır. onları eğer bulup çözersen, düzelir her şey. aşk acısı geçici. alışacaksın. ama şimdi madem canın acıyor, çek acını. sosyal ağlardan da öyle uzaktan falan takip etmen iyi değil senin için..
nazif
nazif
1 yıl
sosyal ağ bitiyor beynimde ki ağ başlıyor.ya herşey çok güzelken seviyorum herşeyimsin derken 1 hafta sonra aliskanlikmis dedi benim en çok canımı bu yaktı.ben ne bileyim herşeyi yaparım dediğim tek kız di elini tuttuğum ilk kiz oydu yani en çok da ona yakistiramiyorum benim sevdigim kıza yakışmadı böyle kolay bitmesi o zoruma gidiyor.tavsiyelerin için ayrı teşekkür ederim aslında böyle yerlere de yazmak istemiyorum ama çevremdeki insanlar pek anlamıyor burda da anonim olunca rahat rahat döküyor insan içini.tekrar teşekkür ederim
fenomen
fenomen
1 yıl
bence sen kitap yazmalısın
onumarkamsobee
alışkanlık oluyor bir müddetten sonra. yani uzun ilişkilerin yürütülmesi kolay değil, bunu sen de görmüşsün. İçinde bir sevgi varmış, sana alışmış. ama oturup düşünmeden de edememiş başka şeyleri anlaşılan. sonunda ise bir karara varmış ve artık ortada bir sevgiden çok, alışkanlığın olduğunu görmüş. saygı duymak lazım. daha da fazla seni de kendini de kandırmak istememiş. senin içinde ne var bilemem. İlklerini yaşadığın kişinin yokluğunu, gittiğini ve gelmeyeceğini kabullenmek zordur. sanırım nefret edeceksin bir müddet sonra ondan. zaman her şeyin ilacı diyorlar. haklılar biraz olsa da. zamana bırak ve kendini daha çok yıpratmamaya çalış. sen de çabala. ben burada sana ne desem boş. sen eğer gerçekten bir şeyleri atlatmak istemezsen, atlatamazsın. ben teşekkür ederim. dinlerim her zaman. konuşmak istersen gel her zaman nazif.
onumarkamsobee
fenomen benden olmaz yazar ya. yapma allah aşkına. bir kere uyumum yok. ama teşekkür ederim :)
nazif
nazif
1 yıl
çok sağol sen su 2 gündür benim güzin ablam oldun:))
onumarkamsobee
aa olurum ne olacak sanki? :) ben de konuşmuş oluyorum böylelikle işte. güzel bir şeydi konuşmak. İnsan ihtiyaç duyuyor. yoksa 250 lira telefon masrafıyla beraber kayıp bir kredi kartı çıkıyor meydana..
nazif
nazif
1 yıl
sorma vallahi insan bunalıyor birde hiç arkadaşım yok çok yalnızım kafayı yiyorum :)
onumarkamsobee
a neden yok ki arkadaşın? ben de bunları buraya yazıyorum işte. İnsanın bazen konuşamayacağı şeyler olur.. ama konuşacaklarını ben dinlerim senin istersen :)
nazif
nazif
1 yıl
bazi şeylerden ötürü arkadaşım olmadı hiç ama ben buraya yazarım sende dinlersen çok iyi olur benim için hiç tanımadan iyi ki varsın diyorum çok sağol :)
onumarkamsobee
o bazı şeyler senin huyların sanırım. bir tane olması iyi olabiliyor.. :) dinlerim. genellikle sabaha kadar ve gün içinde ana sayfada gezindiğim doğrudur :) ben teşekkür ederim, mahcup oldum ama ben :/ :)