onumarkamsobee
sevdiğim bir dizi var. ama uzun zamandır kendisini izleyemiyorum. sadece belli başlı videolarından takip edebiliyorum. bakın o videolardan birinde geçen konuşmayı aktaracağım size şimdi izninizle. admin o konuşmayı alt alta yayınlarsan, memnun olurum. şimdiden teşekkürler.

"-sen hiç korktun mu albay'ım? ben korktum. çok ağladım.
-korkacak bir şey yok be evladım.
-korkacak çok şey var albay'ım. en başta kendimden korkuyorum. İçimde biri var sanki. beni ele geçirmeye çalışıyor.
-salma kendini be evladım.
-ayşegül var albay'ım. beni bırakmıyor. o olmasa belki kömür kokan, sarı sokak lambalarının aydınlattığı dar bir sokakta, kesin karlı bir kış gecesi cesedimi bulmuşlardı. görenler tanımazdı. tanıyanlar ilgilenmezdi. saatlerce orada öyle kalırdım.
-öyle söyleme be evladım.
-ben gidiyorum albay'ım. sonu belli olmayan bir karanlığa doğru gidiyorum. sonra duruyorum. bekliyorum. korkuyu bekliyorum albay'ım. korkuyu bekliiyorum."

bana şimdi bunu neden yazdığımı soranlar olabilirim. açıklamaya çalışacağım size elimden geldiği kadar. ben öyle her şeyini ulu orta anlatan bir insan olamadım hiç. doğrudur, insanlarla iletişim kurmakta iyiyimdir. evet, çenem de çok çalışır. ama içimdeki benle ilgili şeylere gelirse konu, ağzımı bıçak açmaz. İşte yine öyle bir dönemdeyim. sustum. sustukça da küçücük olan düğümler büyüdükçe büyüdü. sonuçta bir tane koskocaman düğüm halini aldı. benden başkası açamaz o düğümü. biliyorum. "belki" dedim. belki biri gelir de ağzımdan çıkan cümleleri değil de içimde yağan yağmurları anlar. gelmedi. gelmiyor. gelecekte gelir mi bilmiyorum. bekliyorum. benim içimde güneşin doğduğu zamanlar da var. ama karanlık hapsediyor içine geri güneşi. göstermekten korkar oldu güneş kendini. bu konuşmada da ona benzer bir şeyler gördüm işte. kendimden bir şeyler gördüm. ben kendimi az buçuk böyle anlatabiliyorum. ben size hikaye anlatırım, masal anlatırım, oturur bir sürü şey kurgulayabilirim kendimi az bıraksam. ama benden daha fazlasını istemeyin. İnsanın kendisini anlatmasıymış en zor olanı. ben bunu öğrendim bunca yıl. gencim, farkındayım. ama ruhum yaşlı. bedenimin gençliğini ruhumun yaşlılığını taşıyamıyor. poyraz karayel'den o konuşma. anlamıştır belki de çoğunuz. bende eksik olan şey, beni tutacak biri. beni benimle bırakmayacak biri. İnsanın kendisine yapabileceğini en kötü şeydir, kötü düşünceler ile kendini bitirmesi. ben bana bırakılınca, kendimi yerden yere vurmaktan başka bir şey yapmıyorum. oturup kendime acı çektiriyorum. o kadar da ahım şahım bir derdim yoktu. en büyük derdim belki de hakiki babasız oluşumdu. hani milleti görürsünüz ya babalarıyla sıkı fıkıdırlar. ben hiç öyle olamadım. babam üveydi. olamadım. öz babam deseniz şerefsizin tekiydi. sanırım benim en büyük derdim bu. ben bu sorunu da geri plana attım. yok saydım. yaşamama baktım. gördüğünüz gibi, zamanla çatlaklar oluştu duvarlarımda, maskemde. maskelerimde... elimden geldiğince yama yaptım ama ruhumda meydana gelen depremlere daha fazla dayanamayacak duvarlarım. ya yeni bir çimento kullanmalıyım ya da oturup bu koskocaman bir düğüme dönüşen sorunlarımı tek tek, incelikle çözmeliyim. kendime ne kadar zarar verdiği önemli değil. zafere giden her yol denenmelidir. benim iyiliğim için sonuçta. bu yazıdan kim ne çıkarır bilemiyorum. ben aslında kötü bir insanım. ben duygularını neredeyse yitirmiş bir insanım. ben yüzünde akşama kadar gülücüklerle dolaşan bir insanım. aa ama bakın şimdi pozitif olmak için elimden geleni yaparım. İçimde yağan yağmurları görmezden gelirim. bazen gerçekten mutlu olduğum zamanlar olur. hatta bazı zamanlarda kendimden bile iğrenmediğim oluyor. ama siz de tahmin edersiniz ki iğrenmediğim zamanlar çok ama çok nadirdir. her insan aslında maskeler takar, gün içinde gülücükler dağıtır. ama gece çöktüğünde üzerine, birden aslına dönüşür. yakınındakiler gittiğinde, onu görecek kimse kalmadığında özüne döner. ne kadar dönebilecek ise artık. bugün ne de güzel yağmur yağdı değil mi? bence çok güzeldi. ama ben artık yağmurdan yoruldum, sıkıldım. biraz da kavrulmak istiyorum. güneş beni yaksın istiyorum. esmerim, daha da kararmak istiyorum. daha sonra gelecek olan karanlıkla daha da çok uyum sağlamak için daha da kararmak istiyorum. bunu yapabilir miyim? ruhumu daha ne kadar karartabilirim? İnsanların ardından kuyu kazarak mı? İnsanlara kötülük ederek mi? ben bunları veya bunlara benzer şeyleri yapacak kadar kaybetmedim daha kendimi. kaybetmek de istemiyorum. neler saçmaladım bilmiyorum. ama yine bir şeylerin etrafında dönmüş gibi hissediyorum kendimi. sanırım burada susacağım. en kötü yaptığım şey gibi görünse de aslında en iyi yaptığım şeyi yapacağım yani.

Yorumlar

onumarkamsobee
ve admin beni görmedi :d :d bu da olur sanki :d
bjkfalan
bjkfalan
1 yıl
sana gıcıklık yapayım dur sen 😝 oas yazdığını okumadım ki 😌😏😝😝
onumarkamsobee
güldün mü sen? :/ hiç de gıcıklık olmadı kiiiiiiiiiiiii hıh! :/
bjkfalan
bjkfalan
1 yıl
sana gülüş yok 😝
onumarkamsobee
gördüğün gibi sana da yok! :/
tilki
tilki
1 yıl
kendinle barış be deli kız. bak görüyorsun herkes gidiyo. biz yine bize kalıyoruz.
onumarkamsobee
deli oğlan gel de barıştır. barış deyince barışılmıyor ki..
bjkfalan
bjkfalan
1 yıl
emaaaaannnn 😝
onumarkamsobee
emaaan memaaan yok bjk. gülüşün olmadığı gibi. gülüyorum ama sana yok :/
tilki
tilki
1 yıl
o kolay oas. bulundukları koşullarda hayatla,kendileriyle öyle barışık öyle güzel insanlar tanıyorum ki insanın kendisine aşık olmasını sağlarlar emin ol. bu insanlara götürelim seni yada varsa etrafında zaman geçir onlarla 😉
onumarkamsobee
var, zaman da geçiriyorum ama benle uyuşmuyor gibi. çünkü onlarla benim yaşadıklarımız farklı tilki :)