poseydon
poseydon
1 yıl
pişmanız ya da oluyoruz bir şekilde. yaşadıklarımızdan, yaşamadıklarımızdan, yaşayamadıklarımızda. sanırım en çok yasayamadiklarimizdan pişmanız. çünkü gücümüzün yetmediği, yapamadığımız şeylerden pişman olma olasılığımız daha fazla. yaptıklarımızı iyi veya kötü bir şekilde yapmışız ve yapmadıklarımız tamamı ile bizim tercihimizde olan ve tercih etmediğimiz kısıma giriyor. ancak yapamadıklarımız, yasayamadiklarimiz sanırım en çok acıtan onlar. ve neredeyse eminim bundan sanmanın ötesinde. elimizde olmayan nedenlerden dolayı bunlara bağlı kalmaya çalışıp bir şekilde sürdürüyoruz hayatımızı. hatta dışardan bakıldığında mutlu da görünebiliriz. kaçımız gerçekten mutlu? kaçımız hiçbir şeyden pişman değil. tuhaf olduğumuz kadar farklı ve farklılıklarımız kadar benzeriz. hepimiz saklıyoruz acılarımızı yalnız kendimize. bazen şimdiyi bırakıp takılıp kalıyoruz geçmişte bazen de geleceğe bakmak yerine kendimizi hapsediyoruz geçen ve geride kalan zamanda. biz sadece bir kaç kişiyiz belki, belki biraz daha fazla ve hatta belki bir topluluk bile değiliz bütün bu yaptıklarımızın neticesinde. ama nedense çoğu zaman tek kalmak istiyoruz çünkü ancak o zaman çekinmiyoruz hiçbir şeyden ve kendimizden. ancak o zaman her şeyi dışa vurabiliyoruz. ve hatta öyle zamanlarda düşünce suçu bile işlemek serbest. evet, evet bazen düşünmek bile suç ve bazen hayal kurmakta öyle. ama kim bilecek ki bizim ne düşündüğümüzü ve neler düşündüğümüzü. hani olurya bazen o yanı başımızda duran rahat koltuğa oturmayız da rahat edemeyeceğimizi bile bile yere otururuz kemiklerimizi acıtacağını bilmemize rağmen, öyle bir şey işte. belki tam olarak bilemeyeceğiz neden böyle şeyler yaptığımızı ama olsun bilmemek mutluluk degil miydi, bütün küçük ve masum sevinmelerin baş ucunda duran. tuhaflık had safhada, bazen bir koltuğun üstünde, bir yoganın altında ve halının kıvrılmış kenarında bazen. ne zaman bir halıya takılsa gözlerim aklıma hep ilkokulda yeni kapladığımız kitapları halının altına koyduğumuz zamanlar gelir. keşke yalnız bunun için kullansaydık bir halının altını bütün kirli veya acıtan düşüncelerimizi hiç olmamış varsayarak ve asla kirletmeseydik o halının altını. neyse sanırım yeter bu kadar, yazdıkça rahatlamıyorum bunları garip bir hüzün geliyor yanıma, masanın üstüne, kitabımın, defterimin üstüne konuveriyor. hepinize huzurlu günler.

Yorumlar

Kendinolyeter
Kendinolyeter
1 yıl
aslında o halının altındakiler değil mi bizi biz yapan şeyler? düşüncelerimz kişiliğimzi şekillendir miyo mu sence? insanlar iyi veya kötü bi sürüşey düşünür doğru ama hangi düşünceyi dışa vurduğun önemli nasıl yaşadığın hareketlerine ne şekilde yön verdiğin önemli bence. işte ii ve kötü insan kavramı burda devreye girmiyo mu kim neyi yansıtıyosa dışa o olmuyo mu. valla buraya nerden geldim ben bile anlamadım sadece söylemek istedim
poseydon
poseydon
1 yıl
@kendinolyeter teşekkürler yorumun için. ve bir şeyler yazarak o geldiğin son noktaya nasıl geldiğinin ne önemi var bir şekilde geldin ve biraz da gelmek istedin farkında bile olmadan.
rahatsiz
rahatsiz
1 yıl
yıldız tilbe dinlerken sesli bir şekilde okudum poseydon, ağlattın. tek kelime edecek halim kalmadı
poseydon
poseydon
1 yıl
@rahatsiz belki söyleyecek halin olmayabilir ama o zaman sen de yaz. yazmak böyle zamanlarda ve çoğu zaman iyi gelir. bazen de gelmez . yine de denemekten vaz geçmesek sanki bir şeyler olacakmış gibi geliyor bana. hem neden olmasın ki.
lacivert
lacivert
1 yıl
tam da telefonumun notlar kısmına yaşayamadığım,sırf ilerde pişman olmamak için yaşamadığım şeylerle ilgili pişmanlığımı not etmiştim.sonrasında yazını okumak tuhaf oldu. 😢 gerçtekten böylesi daha kötü sanırım.şimdi yaşadığım için pişman olsam belki daha az acıtırdı.en azından tecrübem var diyebilirdim. en kötüsü de ne biliyor musun arkana baktığında geçirdiğin günler hiç de az değil ve sen onlarca yıla hiçbir şey sığdıramamışsın..😣😢 işte o an hissedilen pişmanlığın ötesi yok bence 😞