poseydon
poseydon
her yer sessiz. sokak hatta karanlık bile sessiz. ben oturmuş kitabımı okuyorum. ne zaman böyle bir sessizlik anı yakalasam ve fırsatım varsa hemen kitaba sarılırım. sanki böyle anlar bunun için var. kitap okurken güldüğüm kadar gülmemişimdir hiçbir zaman. hüzün ve üzüntü anlarında ve ağlama anlarını ayrı tutuyorum. az önce ufak bir mola verdim, daldım yine düşüncelere. bazen düşünüyorum, acaba bu daldığım düşünceler bana mı ait diye. sonra hummalı bir tartışma başlıyor kafamda. ben bu tartışmaya seyirci olarak katılıyorum ve sıkılıyorum hemen, sonucu beklemeden ve merak etmeden terk ediyorum tartışma yerini. ardından neden terk ettiğimi hiç düşünmüyorum orayı. hemen bir deniz kenarına gidiyorum, oturduğum yerde. sağolsun düşüncelerim (hala bana ait olup olmadığını bilmiyorum.) buna izin veriyorlar. ayaklarımı kumlara gömüyorum. her yer karanlık, deniz mavi. tam hayallerimde ki gibi. düşüncelerim, hayallerimi nereden biliyor olabilir ki. ay, denizin üstünde ve dolunay halinde. onun hemen solunda küçük kara bir bulut, sağında ise parlak bir yıldız. çevrede kimse yok. bir hoparlörden bir şarkı çalıyor. ayak uçlarıma kadar gelen, bazen de gelmeye çalışan ve ayni zamanda sağ tarafımda kalan kayalıklara çarpan dalga seslerinin arasından bu şarkıya kulak kesiliyorum. başlarda tam olarak duyamıyorum. sonra bir şey oluyor ve sanki birisi bu çabamı görüyormuşçasına sesini artırıyor şarkının. lil wayne- mirror şarkısı çalıyormuş. bir yandan bu şarkıyı uzun zamandır dinlemediğim düşünceleri geçerken aklımdan, bir taraftan da şarkıyı açan insanı zevkinden dolayı takdir ediyorum. yüzümde tebessümle karışık bir gülümseme. ayaklarımı çıkarıyorum kumların içinden ve yorulduğumu hissediyorum. sanırım biraz daha böylece duracağım burada, biraz daha düşüneceğim, buna düşüncelerim kendi karar verecek, konusuna yani. her şey iyice çözüme ulaştığında ya da daha fazla karıştığında, karanlık içindeki ve üzerinde ay ın yanılsaması olan mavi denize doğru yürümeye başlayacağım. nereye kadar yürürüm bilmiyorum ya da geri döner miyim, onu da bilmiyorum. bu bilinmezlik böyle güzel. her yönden sakin bir gece geçirmeniz dileği ile. düşüncelerin, duyguların, hislerin, dertlerin... hepsinin sakin olduğu bir gece, üstümüze gelmediği ve bizi rahat bıraktığı bir gece.

Cevaplar