hiperkrat
hiperkrat
kelimeler diyorum, kelimeler. ne çok anlamlara geliyorlar. bizim kırgınlıkla yazdıklarımız kızgınlık, hasretle yazdıklarımız kasvet sanılabiliyor. ahmet hamdi der ki: biz evvela kelimeleri öğreniriz, sonra yaşadıkça teker teker manalarını. bu yüzdendir, bir kelimeyi sabahlara kadar düşünsek bile yaşamadan anlamını idrak edemememiz. 'sevmek' bu tuhaf kelimelerden biri. tuhaflığı şurada ki; sevmek fiili, içinde hem başlamayı hem bitirmeyi barındırıyor. bizim meselemiz hiç hesapta yokken başladı; birdenbire, merhabasız.../.. tüm gizemi hızındaydı belki. belki de hiç bitmeyecek bir başlangıçtı. ama çoğu zaman başaramasak da 'doğru zamanı beklemek' denen bir husus var.
sen denizde bir gemi, ben limanda İsmail abi. ufka dalmış beklerken seni, dökülüyor dudaklarımdan bir teselli; o gemi birgün gelecek..

Cevaplar

dimitri
dimitri
çok güzel :)