nickbulamayananonim
nickbulamayananonim
insan bazen bir insanı, gecmise dair bir anıyı ya da dört bir yanı hatıralarla çevrili ona "ev" olmuş sözde sadece beton yığınını, bir kokuyu, bir sesi, belki de hiç gerçekleşmeyen hayallerini, hiç var olmamış gelmeyecek birini, küçükken çok sevdiği ama sonra kaybolan oyuncağını ve daha nice şeyleri özler. başka bir şehirde ogrencisindir ya da askerde mehmetçik. şehir şehir ülke ülke gezen bir gezgin belki de. ister daha okula yeni başlamış ol, ister yaşını başını almış bir aile babası/anne. kim olduğunu ayırt etmeden bulur seni özlem. çünkü insan çevresindekilere ister farkında olarak ister de farkında olmayarak bir anlam, bir değer yükler. ışte o andan itibaren o "şey, kişi" dünyanda bir varlık bulur ve zamanla senden pekçok şey alır götürür. tam da o anda senin icin özlemek başlar. bir şekilde çıkmıştır hayatından veya ulasamayacağin bir yerdedir. belki de bir telefon uzağında... varlığı bir yokluk olmuştur. peki ya hiç hayatında olmamış biri...hiç var olamamış, kurgulanmış anıların,hayallerin... ısmail abinin hiç gelmeyecek o gemiyi beklemesi gibi sende beklersin özlemle. kimdir nedir bilmezsin. ama o varlığını inşa etmiştir bir kere. yer etmiştir benliginde. o senin gelecekteki anilarindir.
bir gün ozlediklerimize ve "gelecek anilarimiza" kavuşmak dileğiyle arkadaşlar.

Cevaplar