onumarkamsobee
onumarkamsobee
bugün de ben yazayım biraz diyorum. aşağıdaki eğlence seslerini kendi müziklerimle bastırmamın eşliğinde. ben farkında olmadan bir şeyler oluyor. ben ise oturmuş sonuçlarını izliyorum. bu ne kadar da güzel olmayan bir şey, bilirsiniz. hal öyle olunca da hiçbir zevki kalmıyor. birilerini kırıyorum, birilerinden sinirimi çıkartıyorum, birileri ile ise gerçek gülüşlerimi paylaşıyorum. İnsanlar tarafından yanlış anlaşılıyorum. açıklamayı ise yapmamak için inat ediyorum resmen. bu da benim yapım. çok fazla umursuyoruz belki de insanları. en iyisi belki de onların neyi gördüklerini, buz dağının görünen kısmına önem vermelerini önemsememek. İzin vermemek bu durumun size zarar vermesine, sizi üzmesine, sizi sinir etmesine. ben bunu pek yapamıyorum.çünkü çoğu insan buz dağının görünmeyen taraflarını hesaba katmadan hareket ediyor. ayrıca kimse de kimin ne dediğine bakmıyor. bu zamanda "babana bile güvenmeyeceksin" prensibi geçerli. aslında bu prensibe ben de katılıyorum. her ne kadar herkese güvensem de katılıyorum. ama asıl mesele güvenmek değil, değil mi? asıl mesele bu güveni devam ettirebilmekte. bunu sağlamak için güvenin her iki ucuna da mı görev düşüyor, yoksa sadece karşı tarafa mı? İki tarafa da düşüyordur belki. bilmiyorum. sonuçta bir taraf bu güveni yıkmamak için uğraşacak, öbür taraf ise kendisine güven vermeye uğraşan tarafın eksiklerini aramayacak. böyle bakarsak, iki tarafa da bir şeyler düşüyor. şöyle düşününce ben pek fazla kendime düşeni yapamadım. yani eksik buldum hep gözüme batan. bu yüzden insanları hayatıma almamaya karar verdim. fakat aldıklarımı da yerlerinde oturtmadım. "İnsanların kabuklarına çekilmesi" diye bir şey var. bu tam olarak nasıl oluyor acaba? herkesten ve her şeyden mi uzaklaşıyor insan, yoksa bir kişi de olsa bir şey bırakıyor mu hayatında? bir kişiyle de olsa konuşabiliyor mu? neler saçmalıyorum peki ben yine? geceleri uyuyamamamı mı veya gördüğüm saçma rüyalarımı mı? bilmem. :) uyuyamıyorum evet, ama kötü de rüyalar görmüyorum. İlginç oluyor sadece. yönümü şaşırıyorum rüyalarımda. İki gecedir olduğu gibi. uyumadan gidiyorum çoğu yere. koskoca bir günü uyumadan geçirmek gibi bir huy edinmeye başladım. başkalarını düşündüğümü daha çok belli eder oldum. kendime daha çok dikkat etmez oldum. ne gerek var ki dikkat etmeye? bir puzzle yapmaya başladım. gitmiyor ama. sevdiğim bir dost için yapıyorum. o dosta da kırgınım. bunu da gidip ona söylemedim. neden söylemediğimi ise bilmiyorum. kendisi fark edebilecek potansiyele sahip biri. bence fark etmiştir bile. neyse biz kafamızı dağıtmak için yaptıklarımıza gelelim. puzzle yapmanın yanı sıra kendime gün içinde oturacak vakit bırakmayacak işler edindim. gidip kantine yardım ediyorum. yurda gelip kendimle ilgilenmek yerine ise, yatağın üzerine uzanıp saatlerce uyuyorum.. birer saat arayla uyanıp tekrar uyuyorum. şimdi sizden az biraz izin isteyip, beş dakikamı alacak bir işi halletmem gerekiyor. kusura bakmayınız. nerede kalmıştık? uyku.. İnsan neden uykuya sığınır? oradaki dünyayı daha mı çok sever? o dünyada canı yansa bile kendisine bir şey olmadığını bilir, değil mi? ama ya oluyorsa? sonuçta uyandıktan sonra etkisinden kurtulamıyoruz. bazı rüyalarımız oluyor ki ağlayarak uyanıyoruz. bize uykumuzda çığlık attırıyor. fark etmez mi? çocuk "fark etmez" dediğine göre vardır bir bildiği. uykunun dışında animelerdir beni benden alıp götüren. yabancı dizilerdir. bir yerden sonra insan standarda bağlıyor. günlerini aynı şekilde geçiriyor. mesela bir arkadaş ne yaptığımı soruyor her gün gün içinde. cevapları yazarken fark ediyorum da tek değişikliğim o günkü dersler. her gün farklı bir ders olduğundan kalkış ve okula gidiş saatlerim değişiyor sadece. çok ama çok nadir beklemediğim bir şey oluyor sadece. ama iyi geliyor anlatmak. uzun zamandır içimi dökmüyordum. bazı zamanlar geldi ki yazma ihtiyacım hat safhaya ulaştı. fakat yazamadım. elime defteri kalemi veyahut da bilgisayarı alamadım. yapamadım. bu yazının bile ilk iki cümlesini yazdıktan sonra bir durdum ve düşündüm. "ben ne yazacağım ki? ben neyden bahsedeceğim? herkesi ve her şeyi göründüğü gibi sananlara olan nefretimden mi? yoksa milleti kırışımdan mı?" diye düşünmedim değil bir iki dakika kadar. sonrasında ise her şey kendiliğinden dökülüyormuş. rahatladığımı hissetmiyorum. benim robot olduğumu söyleyen zatta katılmak istemezdim fakat katılacağım anlaşılan. her gün aynı şey. uykuya pek ihtiyaç duymayan, kendisini yorsa da temposunu bozmayan bir "insan" görünümlü varlık oldum çıktım sanırsam. oralardan ne gibi durduğumu önemserdim son günlere kadar. fakat artık tırnak ucu kadar umurumda değil. İnsanların ne düşündüğü bir gram da olsa aklımın ucuna yerleşmiyor. birilerine hal hatır sormak bile içimden gelmiyor. korkularım var ama bunlar da derslere dair. bir de dostlarımı kaybedeceğime dair. duygusuzlaşmadım. duygularımı yeni yeni keşfediyorum sanırım. acımasızlaşmadım. acımasızlık ardına sığınırken, kendimi biraz daha gün yüzüne çıkarıyor gibiyim. saklambaç oyununu bırakıyorum sanırım. bazı şeyler var. hala tam olarak anlatamıyorum. hala kırgınlıklarımı söyleyemiyorum. aşağıdan gelen kutlama sesleri var. evet şu an çok güzel bir şekilde konu değiştirdim. ama mesele aynı. İçimden gelmiyor! oraya inmek bile içimden gelmiyor. seslere bakacak olursak, bizim sınıftan birileri var. yarışmalar da var. belki balkondan izlerim. ama yok izleyeceğimi de sanmıyorum. neyse bu yazı çok uzadı. daha doğrusu beni bu ruh halinden çıkaracak kişi geldi. ben yine neşeli halime döndüm. :d kendinize iyi bakın gençlik. günaydınlar. :)

Cevaplar

ikizler
ikizler
neredesin kız sen kaç günlerdir :) belki de bu duygular bu kadar karmaşık değildir daha basittir. bunu belki de karmaşıklaştıran bizizdir ;)
onumarkamsobee
onumarkamsobee
okulda, yurtta, kantindeyim. samsun'a bile geldim @ikizler :) hatta sitede de bulunuyordum ama sinirlendiren şeyler olmadıkça giriş yapıp yorum yazmıyordum. yoksa anonim olarak okudum. :) büyük ihtimalle biziz. biz karmaşıklaştırmadıkça, aynı şeyleri bir çocuk gözüyle görsek, ne kadar da basit olduğunu görürüz. ama biz öyle mi görüyoruz? matematik sorularına yaptığımız muameleyi yapıyoruz. "bu kadar basit olamaz." muamelesi.
Rıza Kaan Tangöze
Rıza Kaan Tangöze
böyle yaşanmaz bence sadece bi tavsiye yapma
onumarkamsobee
onumarkamsobee
@degisikbiradam nasıl yaşanmaz tam olarak? ya da nasıl yaşanılıyor ?
paudensairiniz
paudensairiniz
@onumarkamsobee o nasıl yazı be :) resmen yokluğunun acısını cıkarmıssın :) şimdi çarşambadasın sana hak veriyorum ya çok sıkıcı oluyor bazen. senin uykusuzluğun benim uykularım :) günler çabuk geçsin diye sürekli uyuyorum memleketinde. senin bu anlattıklarının denizli versiyonu da ben oluyorum. yani sanırım. neyse bahar geldi neşelen biraz sokağa karış. selametle :)
paudensairiniz
paudensairiniz
@onumarkamsobee o nasıl yazı be :) resmen yokluğunun acısını cıkarmıssın :) şimdi çarşambadasın sana hak veriyorum ya çok sıkıcı oluyor bazen. senin uykusuzluğun benim uykularım :) günler çabuk geçsin diye sürekli uyuyorum memleketinde. senin bu anlattılarının denizli versiyonu da ben oluyorum. yani sanırım. neyse bahar geldi neşelen biraz sokağa karış. selametle :)
onumarkamsobee
onumarkamsobee
@paudensairiniz ben seviyorum çarşamba'yı. yani sevdim. sıkıntımın sebebi bu ilçe değil. ben kendim karmaşıklaştırmışımdır belki de :) ya uzun zamandır yazmıyordum böyle uzun yazı. baktım da wordde iki sayfacık. hatta bir buçuk tutmuş :) hadi bir çık sende. denizli'de yeni yeni yerler açılmış diye duydum :))
paudensairiniz
paudensairiniz
@onumarkamsobee senin memleketin isminin kahveli olmasi icin meclise tasari gider demedi deme :-) her taraf ismi kahve ile baslayan kafelerle doldu :-) ki kahveyi de hic sevmem. camlik olsun bana yeter valla gerisi hikaye :-)
onumarkamsobee
onumarkamsobee
@paudensairiniz ilginç ilginç yerler var evet :) çamlıkta koşu bir başka oluyor. dibinizde var bir tane zaten. bir de sümer mahallesinde var bir tane ama üniversitenin oradaki daha iyi :) sen üniversitenin oradaki çamlıkta dolaş :)
paudensairiniz
paudensairiniz
@onumarkamsobee ben universitenin ordaki camliga gitmeye bile useniyorum ki oralara siddin sene gidemem :-)
onumarkamsobee
onumarkamsobee
bu kadar da üşengeç olunmaz ki ama @paudensairiniz :d az çıkar insan. üniversite tarafında da bir girişi var oranın. bize koşu antremanı yaptırırlardı :)
Rıza Kaan Tangöze
Rıza Kaan Tangöze
@onumarkamsobe bilemiyorum artık bende bi şekilde olmuyo her türlü
onumarkamsobee
onumarkamsobee
ben yaşıyorum @degisikbiradam . hem de musmutlu yaşıyorum. bu konuda da çok ciddiyim. önüme bakabiliyorum.
Rıza Kaan Tangöze
Rıza Kaan Tangöze
@onumarkamsobe e o zaman mutluluklar dilerim hocam
onumarkamsobee
onumarkamsobee
e ben de allah razı olsun derim @degisikbiradam