poseydon
poseydon
ben, sokak lambalarının arkasını döndüğü karanlığım. koskoca bir karanlık. pencerenin önünde şehrin ışıklarına ve karanlığına bakıyorum, izliyorum ve dalıyorum uzaklara bazen de yakınlara. hatta o kadar yakına dalıyorum ki bazen gözlerimi ovup yeniden bakmak zorunda kalıyorum. benim olan ve olmayan her şeye ve benim olamayan her şeye. bazen diyorum ki bir hikaye yazayım, yazamıyorum. kalemim yerinden oynamıyor. suç kalemde değil. defterde veya düşüncelerimde değil. suç bende de değil. suç benim. şehrin üzerine çöken rengarenk ışıklara bakarken, ışıkların çoğul ancak karanlığın tek olduğunu görüyorum. biraz irkiliyorum, biraz usuyorum karanlikta ve karanliktaki teklikte. ve sanirim her şeyi göremiyorum. görsem korkardım zaten büyük ihtimal. ben karanlıkta gölgesini arayan biriyim. benden biraz uzakta olan insanlık ve ışıklara sadece bakıyor ama bu sahteliğe aldanmıyorum. aldanacak ne kadar sahtelik varsa hepsine kandım da bu sahteligi bunyem, ruhum kaldırmıyor. aklımdan geçen her şeyi yazmadığım bir gece ve ben gökyüzünün kızıllığının içeri vurduğu pencerenin önünde bir koltukta oturuyorum. bir şerit biçiminde dizilmiş ışıklara ve bir bütün olan karanlığa bakıyorum. yıldızlar çok uzakta ve yoklar bu gece. onlardan biraz daha yakın olan ay da yok. bana en yakın olan ben bile yok iken hiçbirine sitem etmiyorum. sadece bakıyorum kaybolmak istercesine ve gölgemi aramayı bırakmadığım gibi ruhumu buluyorum biraz derinlerde. boğulmak üzere olduğunu görüyorum. çekip çıkarmak istiyorum boğulduğu yerden gücüm yetmiyor. yanına gidiyorum, en yanına gidiyorum ki birlikte çıkamıyorsak birlikte boğulalım diye. birden bir bütün oluyoruz. suyun üzerinde kızıl gökyüzünün yardımıyla bir kıpırtı dikkatimi çekiyor. el salliyorum, beninle ayni anda elini sallıyor. ona uzanmaya çalışıyorum, benimle ayni anda uzanmaya çalışıyor. duruyorum ve inceliyorum biraz, o da inceliyor. gördüm ki ikimizin başladığı yer aynı. sanırım birazdan ruh ile olan az bütünlüğümüzü onunla tamamlayacağız. ruhum, ben ve gölgem. tamam olduk derken bir eksik var; iç sesim. uzun zamandır nerede olduğunu, ne yaptığını bilmediğim bir başka kayıp. hem boğuluyor hem de bekliyorduk. evet artik ben değil, biz olduk ama biraz eksik. bekledik gelmedi. biz de daha falza beklemedik ve çırpınmayı bıraktık. sonuç felaket değil, iyi değil. kurtulamadık ancak boğulmadıkta. sadece bekliyoruz. çünkü başka bir şey yapamıyoruz. eksiksiz yaşamanız temennisi ile güzel geceler.

Cevaplar

herasenpai
herasenpai
@poseydon ay'a sırtını dönen güneş, ben senin karanlık yüzünüm. korumak uğruna, uçmamı sağlayan tüylerimden vazgeçen, kafeste kapalı o kuş benim. derin bir nefes alır gibi yeniden başla hayata. her seferinde yine, yeniden.
bi yerde okumuştum ya da dinlemiştim emin değilim ama sanki duruma biraz uygun gibi
poseydon
poseydon
@herasenpai öncelikle.teşekkür ediyorum. İçinde bulunduğum durum elbet geçecek ancak daha zamanı var gibi. sanırım.biraz bu durumda yaşamam gerekiyor hepsi bu .
pikapikacu
pikapikacu
her şeyi zamana bırak @poseydon inanıyorum her şey brklemediğin biranda düzelcek