ikizler
ikizler
ben duygularımı içimde nasıl yaşıyorsam öyle dışa vurmayı seviyorum.sevindiğim zaman kahkaha atmak,daha sevinçliysem tekbir getirmek,dans etmek,hızlı hareket etmek; eğer üzüntülüysem sessizlik toprağına gömülmek;eğer sıkıntılıysam nara atmak;sevdiğim bir kişi bana bir şey dediğinde veya konuştuğunda zevkten eriyip gitmem;eğer sevmediğim bir kişiyle konuşmak zorundaysam bunu ona belli etmek ve konuştuğuna pişman etmek ;bir kitabı okuduktan sonra en az 15 dakika etkisinden çıkamamak;bisiklette hızlandığım zaman kollarımı açmam her zaman yaptığım şeyler.enerji fazlalığından oluyor hep bunlar.o kadar sporda yoruyorum kendimi ama daha fazlasını istiyorum hep.bunlar hep duygularımı uç noktalarda yaşamayı sevmemden kaynaklanıyor.tabi bu durum çevremde biraz deli olarak tanınmama neden oluyor.ama bu pek umrumda değil.onların yaşayamadığı duygularını gördükçe üzülüyorum onlar için.enerjik arkadaşım da az maalesef.bir sevgilim olursa enerjik olması ilk şartım zaten.bu gün kitap okuyordum.biri kitabı falan sordu.konu ehliyete geldi.ben motorlu taşıtları sevmediğimi hatta nefret ettiğimi söylediğimde bu yüzden o parayı bisiklete yatırdığımı söyleyince ilk olarak garipsedi ve ilerde evlenince ailen olunca lazım olacak dedi.ben de onlarda bisiklet kullansın dedim.sevgilim veya eşimle üniversiteden bisiklete binip meydana gezmeye gitmeyi isterdim gerçekten.ama hayaller hayatlar resmen.arkadaş demişti kısmetini kapatırsın biraz ortama uy yani diğerleri kız için ne yapıyorsa sen de yap gibisinden diye.ama hem benim öyle bir amacım yok hem de ben kendim olmayacaksam gelecek olan kişinin benim için ne önemi var.hayat farklılıklarla güzel ve şu anda olan insanları tek kalıplaştırma çalışmaları beni çok korkutuyor.bu kadar yazdım da beni tımarhanelik bir deli sanmayın.sadece üstümde masum bir ikizler çatlaklığı mevcut :) neyse ya geceyi kemal tuğrul sümer'in bir sözüyle bitirelim."yarın güzel olur,olmazsa öbür gün güzel olur...)

Cevaplar