poseydon
poseydon
gözlerimi kapattım ve bütün gürültüler yok oldu. insan sadece kulağıyla duymuyormuş demek ki. bir rüzgarın sesini duydum tenimde ve sıcaklığını ve kokusunu duydum. gözlerim hala kapalı, açsam gürültülerin içinde kayıp olacağım sanki. başımı gökyüzüne kaldırdım, derin bir nefes aldım, uzunca bir süre tuttum onu içimde. tam o sıra gökyüzünü duydum, gözlerim, gözlerim hala kapalı. akşam üstüydü ağaçların dalları arasından güneş son çırpınışlarında kapalı olan gözlerimi göz kapaklarımdan yokladı. gözlerimden elmacık kemiklerime indi ışınları yavaşça, o an sanki güneşi duydum kızıl bulutların gölgesinde ve mavi gökyüzünün altında, yeşil denizin hemen önünde. sanki gözlerimi açsam bütün bunlar hiç olmamış gibi olacaktı, ben de açmadım gözlerimi. ruhumu bir süre aynasız bıraktım, yansıtmadım ona hiçbir şey. hislerim duygularıma rehber olurken düşüncelerim bir köşede can çekişiyor ve ben pek aldırmıyordum onlara. zaten duymuyordum ki düşüncelerimi, onların gürültüsü de yok olmuş gözlerimi kapadığımda. demek onlar da bir gürültüden ibaretmiş. acaba hep böyle midirler ya da ben hep böyle miyimdir? bunu gözlerimi açtığımda düşündüm, gözlerimi açtığımda tüm gürültüler geri gelmişti ve onları yok etmek için gelen gece ve karanlığın sessizliği tüm gürültüleri sömürüp kaybederken çevremden, benden, diğer insanlardan ve hayatımızdan, deniz hala yeşildi, biraz koyu bir yeşildi sadece. sahildeki kumlar hala sarıydı ve parlıyordu ayın ve yıldızların ışığı ile. sokak lambalarının ışığı ile parlamıyorlardı, sanki doğal olmayan şeylerle muhatap olmadıklarını gösterircesine. şimdi biraz daha gürültülerden kurtulma vakti. hadi siz de kurtulun gürültülerinizden, kapatın gözlerinizi ve rüzgarı duyun, gökyüzünü, yıldızları, bulutları, rüzgarda salınan ağaçları ve birbirleri ile ahenk içinde olan dallarını ve yapraklarını, yaprakları üstündeki uğur böceklerini, yüzünüze gölge eden saçlarınızı birde gürültüler olmadan duyun. iyi geceler.

Cevaplar