yazarfencelebi
yazarfencelebi
bir mayıs günü. hava her mayıs gibi sıcak ve hüzünlüydü. ellerimde bir şeyim yok dediğim zamanların tam ortası. o gün iste o gün hayatımın bir daha asla aynı olmayacaktı hiçbir şeyi. aynı gözlerle bakamayacaktım dünyaya. aldığım nefes bir daha eskisi kadar huzurlu hissettirmeyecekti beni. kısaca bir hayatimin son gününü yasiyordum diğer gunleriyle ayni şekilde hemde.
arkadaslarim dışarı çağırmıştı oturmak muhabbet etmek için, ilk başta istemesem de ısrarlara dayanamayıp çıktım yavaş ve düşünceli adimlarla çok gecmeden gittim yanlarına, sevdiğim insanlardı hepsi ama biri vardı aralarında sevmediğim, surekli onu getirirlerdi yanlarinda, çok iyi dert dinler derlerdi onun için, ama o sıklıkla giydiği beyaz elbisesi oturduğu her masada kirlenir kırışırdı, hele o küt küt saçları, dışardan bakana kız mı erkek mi bu diye sordurturdu. çok itici gelirdi herkese olan lakayit tavırlarıyla, taa ki o gün bir arkadaşım, dertli olduğumu anladığından olsa gerek o da seninle gelsin dertlesirsiniz deyip beni zorlayana dek. zaten önyargılıydım ona karşı, tanimadigim birine nasıl derdimi anlatabilirdim ki diye düşünmeden edemedim. arkadaslarimdan ayrılmış biraz sahilde başbaşa yurumustuk tek kelime etmeden. oda benim gibi yorulmustur diyerek bir banka oturduk. ikimizin sessizligini icimdeki dertlerin beynimi kemirme sesleri bozuyordu. artık dayanılmaz bir hal alınca, artık anlatmayacak misin der gibi baktı yüzüme. bir deli cesaretiyle mi yada belki de duvara sıkışmış kedi caresizligiyle mi bilmem başladım anlatmaya. anlattıkça anlattım. gozyaslarimi gorunce tuttu ellerimden. heyecanlanmistim. nasıl da sıcaktı elleri. parmaklarimin arasını hemen ısıtmıştı. verdiği teselliler içimi rahatlatmış. mutluluktan havalara uçuyor gibiydim. belki de 13 yasimdan beri ilk defa yalnız olmadığımı hissetmistim bu hayatta. ne zaman dedi ne zaman canın sıkılırsa yanındayım artik. sen anlat ben seni son nefesine kadar dinlerim. bir nefes de ben veririm sana. ne dert kalmıştı artık ne yalnızlık. içimde sadece onun huzuru... sildim gözyaşlarımı. ben de tuttum ellerimden, gözlerine baktım o alev alev gözlerine, içimi ısıtan başımı döndürmeye yeten o gozlerine. artık kalkalim deyince bir daha baktım baştan aşağı ona o bembeyaz elbisesi artık prenses gibi gorunuyordu gozlerime ama biraz dertlerim bulaşmış onlar karartmisti gibi onu. sen eve git ben burda kalicam biraz daha dedi. ısrar etsem de ikna edemedim. kalktim evime doğru mutlu bir şekilde gittim. ve o gün bambaşka bir hayata başlamıştım onunla, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacakti. ne zaman yalniz hissetsem bir derdim olsa anlatabilecegim biri vardı. bir kaç ay boyunca sık sık gorustum onunla arkadaşlarım yanımda yokken onu çağırır otururduk bir bankta saatlerce dertlesirdik. başımı döndüren o eşsiz sohbetleri artık benim için vazgeçilmez bir mutluluk olmustu. kimseye soylemek istemiyordum onunla olan bu bağımı çünkü onu tanımayan herkes ona karşı hep bi önyargıyla söze başlardı. oysa tanıyan onunla iki kelam etmiş kimse dostlugumuza karışmazdı.
zaman hizlica akıp giderken artık ona iyice baglandigimi farketmistim. ve zamanla muhabbetimiz eskisi kadar güzel ve samimi olmamaya başlamıştı. ona o kadar alismistim ki, ve abartmistim ki her gün yemege goturmek istiyordum onu ve yemekten sonra uzuuun bir sohbet ne güzel geliyordu onunla. sık sık cagirir olmuştum yemeğe de onu ve bazen param olmadığında utanirdim bulusamazdik. oda hic kirmazdi beni sağolsun. bulusamadigimiz her gün delicesine özler olmuştum onu. artık ona olan bu derece sevgim arkadaşlarımın dikkatini çekmiş, bu kadarı fazla, kendine zarar veriyorsun demeye başlamışlardı. ben dinlemedim tabi onlari, çünkü arkadaşlarım bile beni onun kadar anlamıyorlardı. kimseyi umursamadim. söylenen hiçbir söze kulak asmadim uzun bir süre ben gün geçtikçe ona daha çok baglandim. ve artık onu görmediğim her an eksikmisim gibi hissetmeye başladım. günler haftaları kovaladı bir sure boyle. sonra bir gün buluşmamızda artık bambaşka biri olarak geldi yanima. ne derdimi dinliyordu ne de beni umursuyordu. ama ben yine de bitmesin istiyordum bu aramızdaki bağlılık. hep yanımda olsun istiyordum. ve gün geçtikçe daha da zarar vermeye başladı bana şuan bile hala birakamiyorum onu. ne bileyim ister aşk deyin buna ister bağımlılık, zaten doktorlar da nikotin diyor zaten bu sevginin adına. ben ise bir sİgara külü kadar yalnızlık

Cevaplar

ucuncunesilsaglikci
ucuncunesilsaglikci
vallahi boyle bi son beklememistim yazina,sigarayi sevmem ama yazindan etkilendim dogrusu
Yabadabadu 🔥
Yabadabadu 🔥
benim anlamadığım neden arkadaşların, senin onun hakkındaki ön yargılarını bildikleri halde, derdine kendilerini ortak etmek yerine kızı ileri sürdüler. senin yanında o durumda arkadaşlarının olması gerekmiyormuydu?
anonim
anonim
haaaa sigaraymis yani vay ananas avradas laaa
anonim
anonim
agam ramazan geldi uzulme beyaa mubarek 11 aylarda gene bulusursunuz :d
yazarfencelebi
yazarfencelebi
sigara evet :) bazı nesneler insanlar gidibir hatta daha çok hayatinizda kalir insanlardan