poseydon
poseydon
bazı zamanlarda bazı kelimeler bize ait olmaz. belki de kimseye ait olmaz. İnsan ne yaparsa yapsın kendi kelimeleriyle konuşamaz. duyduğu okuduğu ve belki çok alçakça olacak ama ruhunun ve düşüncelerinin kelimeleri ile yetinmek zorunda kalır. sanırım anonim olan bütün sözler böyle zamanlarda çıkmıştır ortaya. kelimeler bile ait değilken yeterince bize biz gerçekten yeterince ait miyiz kendimize, hayatımıza ve bu kahrolası saçma ve nedense çok acıtan bu durumlara ve duygulara. düşününki bir şeyler yazıyor veya bu yönde çabalıyorsunuz ancak yazdığınız ve yazmaya çalıştığınız her şey aslında size ait olmayan hiçbir şey. karanlık bir yerde oturmuş yüzünüze vuran ekranın beyaz ışığında rahatsız olmuş ve gökyüzüne bakmak istemişsiniz ancak o gökyüzü çok uzak ve lanet olsun ki çok yakın. şimdi şöyle bir soru gelebilir aklınıza, aklımıza; uzak olan biz miyiz gökyüzüne yoksa onu kendimizden uzaklaştıran bu denli alçak olan düşünce ve hislerimiz mi? sorduğumuz birçok soru bile sonundaki soru işaretini hak etmiyor olabilir ancak ne yapalım bazen biz bile sonundaki o soru işareti ile anlıyoruz o cümlenin aslında cevap verilmesi gereken bir cümle olduğunu. gerçi cevap da vermiyoruz ya pek sorulan sorulara. belki katlanamıyoruz belki cevabını bilmiyoruz. her iki durumda da ne fark eder ki. ne diyorduk sahi ne diyorduk. yine yaman bir çelişki içinde olduğumuz bu vakitler ne diyorduk. gözlerimizin daldığı o sisli karanlıktan gözlerimizi alabilsek belki bu hipnotize olmuş halimizden bir anlığına çıkabilir ve ne dediğimizi, ne dediğinizi anlayıp algıladıktan sonra belki cevap verirdik ancak ne mümkün. bazı şeyler bazı şartlar altında mümkün olduğu gibi hangi şartlar yerine getirilirse getirilsin asla olmayacak şeyler var. ve bunlar bazı kelimesiyle nitelendirilebilecek kadar azınlıkta da değil. bunlar çoğu ile başlayıp genellikle sözcüğü ile devam eden şeyler. ve ne güzeldir ki bazı şeyler ' "şey" sözcüğü gibi bağıntısız' olmakta ısrarcıdırlar. bu cümleyi edip cansever in bir şiirinden alıntı yaptım. ve bu güzellik öyle iyi olan bir güzellik değildir içimizi acıtan ve kendini bu denli belli eden ve hislerimizi bir lav parçasına dönüştürürken bu ateş parçasında ruhumuzu eriten ender bir güzellik. güzel olan her şey iyi midir yoksa iyi olan her şey midir güzel olan, ne fark eder ki. ne kadar iyi olsak ne kadar iyi olduğumuzu dile getirseler de hiçbir şeyden oluşan her şey ne kadar iyi olabilir? ve bu iyi olma durumu ölçülebilir mi? sanırım bazı şeyler safsatadan öteye gidemeyeceği gibi bazı şeyler de safsatadan beriye gelemez. ve nedense insanlar hakkında düşündüğümüz ve insanların bizim hakkımızda düşündüğü her şey nedense iki tarafa da ulaşamıyor ve bazen öyle oluyor ki insanın kendi düşüncesinin kendisine ulaşamadığı zamanlar oluyor, tıpkı insanın kendi duygularının ve hislerinin kendisine ulaşamaması gibi.

Cevaplar

bitmishaziran
bitmishaziran
ya ne güzel yazmışsın tebrik ederim okurken bitsin istemedim👍
poseydon
poseydon
@bitmishaziran eyvallah. ne yazık ki, her şeyin bir sonu var.
asosyalci
asosyalci
kelimelerin bize ait olmadığı zamanı nasıl anlarız ? anlasak bile anlamamazdan gelmek daha dogru olmaz mı ? belkide biz kelimeye aitizdir o da bunun farkında değildir. kim bilir belkide böyledir.cevabini bilmediğin sorulara cevap vermek daha kolaydir aslında, susarsın ve bakarsın. cevabını bildiğin halde bilmemezlikten gelme terletir insanı. ruhun ve bedenin tartışır arada kalırsın, bunalırsın . İyi olmanın ölçütü yine insanın kendisidir ama buda yetmez. çünkü iyiliğin olduğu yerde kötülükte vardır dolayısıyla kötülüğün ölçütünü belirlemeden iyiliğide ölçemeyiz
poseydon
poseydon
kimsenin kimseye ve hiçbir şeyin her şeye ait olmadığı bir zamanda biz bile kendimize ait değilken ait olabilir mi sahiden kelimeler bize? insan hiçbir şeyin ölçütü değildir ki iyiliğin veya kötülüğün ölçütü olsun sadece bu gibi yanılsamalarla kendini avutan bir varlıktır ve bazen o varlık bile değildir. @asosyalci