dakoh
dakoh
1 yıl
öhöm öhöm. yine gırtlağımı temizleyerek bir yazıya başlamak istiyorum. bu dakoh kim biliyor musunuz dedikoducular? yapayalnız, rüzgarda savrulmuş bir gelincik yaprağı. ben daha mevsimi gelmeden dalından kopmuş, toprakla buluşmadan binbir taşa çarpmış, ufacık bir erik tanesiyim sanırım. kendimi bildim bileli yalnızım. amaa öyle "uff çk ylnızm.s.s" tribi gibi değil; adamakıllı, alabildiğine yalnızım. yaşadıklarımı bir kitaba anca sığdırabilirim, o yüzden onlardan bahsetmeyeceğim. ama hayatın bana atabileceği kazıklardan hiç korkmayacak hale geldim yani. nasıl geldim siz onu bana sorun hele, yaralar, izler, lekeler, boşluklar... kimsenin duymadığı çığlıklarım kulaklarımda yankılanınca sağır oldum. gözlerim göklerin en uzağını araken bir yıldızın ışığında kör oldum. hani kimsenin sevmediği, tozlu yolların kenarlarında yetişen yabani papatyalar vardır ya, onların arasında baygın yatarken kokularıyla mest olmuştum, aldığım son koku oldu... son kör, sağır, duygusuz bir halde çıkmazlara düştüm, elimden tutan olmadı da arkamdan vuran oldu desem yeri. karanlıkta kaldım. tanıdığım herkes aynı otobüsteyken ve o otobüs güneşe giderken ben o güneşin battığı o ıssız yolda yapayalnızdım. o gece dolunayın ışığı aydınlatmadı yeryüzünü. ateş böcekleri etrafımda hareler oluşturmadı. sadece hiçlik vardı, bir de kaybolan duygularımın gittikleri zaman geride bıraktıkları buruk tatları. önce süründüm. emeklemeyi öğrenene kadar süründüm. emeklemeyi öğrendiğimde dikenlerle tanıştım. yürüyebildiğimdeyse dengemin olmadığını öğrendim. şafak sökmedi, yarın gelmedi, yıldızlar da sönmüştü sonra, bunca karalarda yol bulmanın, amacımın anlamını yitirmiştim ben de. karanlığa uzattım elimi, hiçlik beni isteyen tek şeydi. karanlığa sarıldım, o da beni hiç sevmedi ama mecburdu almaya, mecburdu misafiri yapmaya. renkleri özledim diye beni yargılayamazlardı, ya da üzerime kapkara cüppeleri yığamazlardı. ve şimdi de ufukta bir ışık var. bir mum? gaz lambası? ... dizlerimde dikenler, gönlümde boş odalarla ilerlemesi zor oluyor ama, mecburum dostlar. belki bir gün çocukluğumun kayıp anılarına kavuşurum, ama güzel olanlara.. sahi, neden zihnimizde hep üzgün anılar ikamet eder? caph'ın arkasında cevabı bulacağımı bilsem, bir dakika durmam giderim. ama ben her halükarda zaten gideceğim. geçmişimin eceline gün sayıyorum, ve bundan sonraki hayatımın ilk gününde yine mutsuzum, yine mutsuz... siz mutlu olun ama. karanlığın selamı var 🙋

Yorumlar

dakoh
dakoh
1 yıl
@oas diyorum ya oasım bir lamba görüyorum uzaklarda diye. sessiz yalnızlığımdan az da olsa uzaklaştıran ışıklarım var benim biri de sensin :) 😘