oas
oas
patates kızartması yapmaktan hoşlanmadığımı sizlerle paylaşmış mıydım? farkındaysanız yemesinden bahsetmiyorum, yapmasından hoşlaşmıyorum. yoksa bir güzel yerim yani. :) peki biz buraya nasıl geldik? efendim malumunuz ben bugün bir doktora gittim ama tabi sabah uyanabilmek için kendime baskı kurmam gerekmiş idi ki bu da beni gece uyutmadı. saçma sapan rüyalar görmem ile birlikte, bir de saat başı gözlerimi açtım. hayır bir de randevuya yetişeceğim diye o kadar uğraştım ki sonuç olarak benim bir şeyim yok imiş. daha doğrusu var ama yok. nasıl mı? efendim yoldan 10 kişi çevrilse, 7'sinin kalp kapağında esinti olurmuş. yani kaçak. bu normalmiş. sadece benim dikkatli olmam ve kafama estiğinde bir gidip kontrol ettirmem gerekiyormuş. bunu öğrenip geri geldim. yalnız ilk girdiğim kalp damarcı doktor amcayı çok sevdim ben ya. ekg'ci hanım kızımız ile de muhabbeti kurduk. :d ben böyleyim. İlla ki kuracağım muhabbet. yoksa canım sıkılıyor. surat beş karış bakmalarını izlemektense bir iki parça gülümseme alayım bari bunlardan. yanlış anlamayın, tipinde "ben mahkeme duvarıyım" yazanlara elleşmem. konuşmadan da beş dakika yatabilirim orada fakat gülümsemek çok mu zor insanlara karşı ? velhasıl oradan sonra eve gelene kadarki işlerimizden biri de bilet almaktı. evet samsun, hatta çarşamba, biletimi almış bulunmaktayım. 18 eylül 2016 pazar akşamı sana doğru yolculuğa çıkacağım. tabi ölmez de sağ kalırsam. :) "İşlerimizden" demişken, böyle söylememin sebebi yanımda teyzemin oluşundan kaynaklı :) İşte biz ondan sonra evli evine, köylü köyüne olayımıza döndük. İkimizde bekarız ama olsunduuuu... :d eve gelmişken, evimin yeri diye söylemiyorum ama bir güzel esiyor ki... hele bir de hava kapandı. daha bir güzel oldu. annemin araması ile bir sinir boşalımı da yapmış olabilirim havanın ruh haline uyarak. annem demişken de o da en büyük teyzemin kocası hastanede yatıyor, onun yanına gitti. ben gidemedim. hayır adamı kabullenemedim zaten ki ben kanserli birinin yanında, hele hastanede ise, duramıyorum sanırım. yanlış anlamayın. anneannemden kalma bir şey bu. o da kanserdi. onu da son kez hastanede akciğerine hortum bağlanmış olarak görmüştüm. anılarım izin vermiyor. yoksa hastalık ayırmaksızın hastaları ziyaret edebilirim. hele bir de bugün oturup çocukluk fotoğraflarımın olduğu albümlere şöyle bir bakınca hiç gidemedim annemle beraber. ölmesini bekliyorlar adamın. yalan yok. ne zaman öleceğini bekliyor herkes. umarım çok fazla çekmez veyahut da iyileşir. adama üzülmeyeceğim de ardında kalacak olan minik kıza üzüleceğim. ufacık daha... babasıyla doyasıya bir zaman geçiremeyecek, eğer babası vefat ederse. neyse. allah'ın takdir ettiği ömre bir şey demek bana düşmez. ne yazı oldu be. bilgisayar kapanmadan ben de gideyim. malum annem burada olmayınca, patates kızartmasını ben yapmak zorunda kaldım. bakın konu da burada bağlanmış oldu.. yine böyle kendimi diplere çektiğim fakat ileriye doğru atılan bir benin de var olduğu bir ben.. böyle de bir şey işte. sevdiklerinizle bol bol mutlu günleriniz olması dileğiyle. kıymetini bilin.. benim bilebildiğim pek söylenemez.. yani anneannem ve dedemle olan zamanımın. a tabi şu anda tam bilmiyorum sanırım. neyse ben kendimi rüzgarın güzel okşayışına bırakıyorum..

Cevaplar

3dwaffle
3dwaffle
kolay gelsin :) pattis kizartmasinida pek severim :)
abeysinin
abeysinin
3 5 10 konu oldu mu ne :d
4justice
4justice
ne güzel zaman geçirebildiysen anneanne ve dedenle ben onların sevgisi ne demek bilmiyorum 🙊 çok acıklı oldu ya aman neyse umarım güzel yapmışsındır patatesi @oas
anonim
anonim
ne deli dolusun sen öyle 😂😂😂 üzmeyelim kimseleri ölümlü dünya!