oas
oas
merhaba minna.. bayramınız mübarek olsun. malum bu bayram, kurban bayramı. e haliyle kurbanlıkla uğraşıldı akşama kadar fakat kurbanlığın yanında bilumum olumsuz şeyler de geldi bizi buldu bugün. şu an size evimde, elbise dolabımın önüne oturmuş, kulaklığımı takmış olarak yazıyorum. şükür evime oturabildiğime. sitemizin "mutlu bayramlar :)" yazısını gördükten sonra yazmak istedim. :d kulağımda piiz var. youtube mix'ini dinliyorum grubun. sanırım pek dinlemediğim bir grup ama ismini duydum, pek de yabancı değilim seslerine. peki bugün ne oldu? hani size anlattığım büyük teyzem vardı benim. kocası hasta olan. kanser olan. İkinci kanserini atlatamadı ve bu sabah saat 05.20 sularında vefat etti. benim ise aklıma gelen tek şey anneannem oldu. ailemin beni "acımasız, merhametsiz, vicdansız" gibi sıfatlarla nitelendirmelerini de haklı çıkarmış oldum bugün. canım yanmadı. üzüldüğümü söylesem, yalan olacak. üzülmediğimi söylesem, yine yalan olur. çünkü tam olarak ne hissettiğimi bilmiyorum. geride kalan teyzemi ve daha iki yaşını dolduralı beş ay bile olmamış küçük kızını düşünüyorum. sonra diyorum ki: "geride kalanlar bir şekilde hayata tutunuyor, devam ediyor. bir şekilde olup gidiyorlar." bu düşünceden sonra nasıl üzülmeye devam etmemi bekleyebilirsiniz ki? ben kendimden beklemiyorum. duyunca şaşırdığım bir haber de değildi açıkçası. beklediğim bir şeydi. hepimiz bekliyorduk. hasta olduğunu bilen insanlar olarak tabi. gün geçtikçe geride kalacak bu ölüm. kızını düşünüyorum, çünkü ben babasızlığı biliyorum. her ne kadar yedi yaşımdan sonra bir babam olsa da asıl babanın yerini tutmuyor bu. gerçi bazıları vardır ki asıl babasını istemez. onları da yargılayamam. şahsen ben de asıl babam olmadığı için mutlu olan bir insanım. bu insanların yaşadıklarına bağlı olan bir şey. biz kimsenin içini bilemeyiz. dedim ya, gün geçtikçe rayına oturacak her şey. o küçük kız hatırlamayacak bile bunu. bilmeyecek. ama içinde bir yerlerde "keşke" diyecek. "keşke babamı hatırlayabilseydim" diyecek. benim ve birçok kişinin şu an sığındığı hatıralara o sığınamayacak. nasıl olsun ki? yengem bana vicdansızlığım yüzünden üzülmediğimi söylüyor. benim cevabım ise belli. ben bugüne kadar sadece anneannem ve dedemin ölümüne üzüldüm. onların acısını taşıyorum sadece içimde bunca yıl ve biliyorum taşımaya da devam edeceğim. ve biliyorum ki, (allah korusun) olursa annemin, teyziş'in ve bir tanecik dayımın acısını taşırım. tabi bunlara kardeşlerim de dahil. bazı kuzenlerim de tabi. hatta atlatamayabilirim bile o acıları. ben de böyle bir insanım. benim için bir değeri olmayan insanların ardından gözyaşı dökemem. gözyaşı dökmediğim gibi, üzülemem de. İster vicdansız olduğumu söylesinler, ister acımasız. gerçi benim acımasız, merhametsiz olduğuma inanmıyor insanlar. artık dışarıdan nasıl gözüküyorsam. :d ama evet, ben merhametsiz bir insanım. hala insan olduğumu düşünüyorum. her ne kadar merhametsiz olsam da içimde bir yerlerde ara ara meydana çıkıp, "ce eeee" yapan bir merhamet duygumun olduğunu biliyorum. saf olanlara karşı. henüz kirlenmemişlere. bunlar da bilirsiniz ki bebeklerdir. bebek ve belli bir olgunluğa erişmiş çocuklar daha doğrusu. bunlar dışındakilere neden merhamet göstereyim ki? ne gerek var? hak edecekler mi? sanmıyorum. İnsanoğlunun çiğ süt emdiği söylenir. gerek yok yani. neyse.. konu yine oraya buraya dağıldı, ucu yine bana geldi. her zaman olan bir şey tabi bu. ben bir gideyim de iki bölüm kore dizisi izleyeyim. gelmiş yeni bölümleri. bu arada ne de güzel yağmur yağdı ya. bana karadeniz'i hatırlattı.. özledim seni karadeniz. karşına oturup buz tutmayı özledim. farkında bile olmadan hırçın dalgalarına yürümeyi özledim. eksili derecelerde gezen sularına beni kabul etmeni özledim. yine kabul eder misin beni? yine yürüyebilir miyim sana? yine dondurur musun beni karadeniz? yine kendime getirir misin? karadeniz... beni yine sever misin?..

Cevaplar

profesyonelogrenci
profesyonelogrenci
geri kalanını yarın okuyacam 😂😂😂 bende bundan sonra yazilarima merhaba muhuttin diye başlayacam 😂😂