poseydon
poseydon
ulaşamadığım zamanlar göz ucuyla takip ederken beni, ben anılarını yitirmiş bir soluk, bir nefes, bir can, bir kalp atımı olarak seyir ederken öylece kendi vuku bulmuş dengesizliğimi ve hiç olan benliğimde biraz var olabilmek için elimden gelen her şeyi bir bir yaparken insanın insanlığa olan ihaneti gibi varlığım varlığıma bir kin besliyor ve böylesine büyük bir ihanetin birleştirici ve yok edici zerresi, parçası, bütünü olup çıkıyor.kızgınım, kendimden başka kimseye değil. her öfke parıltısında en çok kendimi kaybediyor ve hep kendimi kaybediyorum. ruhum varlığından, bedenim yokluğundan şikayetçi. ben, benden uzakta ve benim öfkem bana kırgın bütün kızgınlıklarımın ardında. çünkü her öfke ardında bir kırgınlık saklar. kırgınım, öylece yok oluşuma ve saçma sapan gidişlerime ve uzaklaşmalarıma, kendimden bile. İnsan, kendi kendini kendi varlığının her şeyine kadar yitirebilir mi, yitiriyormuş.geriye bakıyorum, baktıkça anıların hücumu ile karşı karşıya kalıyorum. kendimi öfkeme, kırgınlığıma ve kendime şikayet ediyorum. bu ispiyonlamaktan sayılır mı bilmem. zaten asıl olan kendisi bile değilken insanın, insan kendini kendinden başka kimlere, kime, neye anlatabilir ki artık birkaç boş sayfasından başka hiçbir şeyi kalmamış ve sarı kağıttan bir topluluk oluşturduğunu sandığı eski ve artık yıpranmış olan bir defterden başka. şunu da buraya bırakıyorum . şevval sam - kimseye etmem şikâyet

Cevaplar

snorlax
snorlax
İçten içe bilirken bunları bir de kabullenmeme hali vardır ki en zoru da o aşama sanırım. lakin ebedî değil elbette, eninde sonunda görüyor sebebini, sonuçlarını ve değişimini insan.
poseydon
poseydon
@snorlax görmek yalnızca bie eylemden ibaretken kabullenmeme durumu bir aldatmacadan başka ne olabilir ki?
snorlax
snorlax
@poseydon görüp, duyup, işittiğim şeylere inatla ' hayır aslında böyle değildir' deyip kendimi kandırdığım zamanlar olmuştur. İnsan inanmak isteyince oluyor bunlar. ama çok yoğun bir şekilde öyle olmadığını da beynim bangır bangır söylüyor bana. İnsanoğlu garip -kendi açımdan- mazoşizt olduğumu düşündüğüm zamanlar var.
poseydon
poseydon
@snorlax bunlar insanın inanmak istediğinden değil aldanmak istediğinden oluyor. İnsan sadece bu iki istek arasındaki anlamlı farklılığı anlamsızlaştırarak kendini tatmin yolunda ilerlemeyi seçiyor çoğunlukla.
snorlax
snorlax
birine ya da bir şeye inanmak ya da ona aldanmak arasındaki fark nedir? İnanmak istemem o 'şeyden' kopmak bana acı vereceği için ve sonunda daha iyi olabileceğini düşündüğüm için oluyor. aldanmak dediğimiz şey daha farklı bir şey değil midir? @poseydon . yani farkında olmadan içinde bulmaz mıyız kendimizi?
poseydon
poseydon
@snorlax tam da bu söylediklerin insanın kendini inanca olan isteğinden kaynaklı olduğunu sanıp aslında kendisini bir aldatmacanın içine sürüklemesinden kaynaklı. aldanmak istiyor insan çünkü inanç artık düşünceler ve durumlar arasında sıkışıp kalmış bir istektir. bir insanın bir sözüne inanabilirsin belki ancak bu sözün ardındaki çelişkiler sadece bir aldanmadan ibarettir.
snorlax
snorlax
şimdi anlatmak istediğin biraz daha oturdu @poseydon . eğer kafamda bir çelişki oluyorsa bu benim aslında aldanmaya hazır olduğumu gösterir. ama ben yeni oluşan sorunları da inanmaya bağlıyorum. oysaki en başından itibaren dediğin şekildeki bir durum içinde oluyorum.