poseydon
poseydon
her veda sessizce olurmuş biraz, bunu geç anladım. ve böyle olduğunu gördüm. kazanamadığımız her şeyi kaybetmiş sayılmayız belki ancak kazanmak durumundan çok uzağız. ne kadar arkamıza bakmasakta, bu; geçmişin orada olmadığı anlamına gelmez. her vazgeçiş biraz kendini aldatmakmış. her şeyde olduğu gibi bunu da sonradan gördüm. İkincil, üçüncül kavuşmalar zaten yitiriş gibi olmuşken nasıl her şeyden bu kadar emin olduğumuzu sanıyoruz . geç gelen her şey zamanını yitirmiş değil midir biraz? varlık ile yokluk arasındaki o pencereden hangi tarafa baktığımızın bir önemi var mıdır? ya da hangi tarafta olduğumuzun? gelen ile giden bile bir oluyor bazen. bütün kelimeler, olan ve olmayan bütün kelimeler bir araya gelemeyip ve ayrı da yapamayıp anlam karmaşasından çok uzakta kalmıyor mu bazen? biz o uzaklığın çok yakınındayız. biletimizi en ön sıradan almış ve her şeyi kaçırmaktayız. nereye gideceğimizi, hangi tarafa bakacağımızı şaşırmış, olmak ve olmamak arasında bocalarken birden fark etmek istemediğimiz o anda karanlık perdenin önünde bir başımıza olduğumuzu görüyoruz. olmamış biletimiz kayıplarda, tıpkı ruhumuz gibi. ve insan sürekli mutlu olamadığı gibi herhangi bir duyguya ya da hisse de bağımlı ve sadık kalamıyormuş, düşünce, düş ve hayallerinde olduğu gibi.her şeyin zamanla değiştiği gerçeği gibi insan da değişiyormuş diz çökmüş bir halde yitirilen insanlığın baş ucunda dururken nedense kendini gece gökyüzüne bakar halde değil de dört duvardan oluşan bir yapının beşinci duvarına bakar halde buluyor kendini. o duvar neresi, biz kimiz, zaman ne, insan kim?

Cevaplar

mavideniz
mavideniz
@poseydon :) dinleyenin yoksa her zaman:)